İstanbul’da patladı, kırsal saatli bomba

18 yaş altında doğum yapan kız çocuklarının sayısı 2002’den beri kademeli olarak arttı. CHP’li vekil köylerdeki vahim duruma dikkat çekti

23 Ocak 2018 Salı, 23:19
Abone Ol google-news

İstanbul’daki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşları 18’in altında 115 çocuğun hamilelik sebebiyle hastanede tedavi edildiğinin ortaya çıkmasının ardından “çocuk gelinler ve çocuk anneler” yarası yine kanamaya başladı. Dünya çapında 15 yaşın altında 2 milyon kız çocuğu ve 15- 19 yaş arası 16 milyon kız çocuğu her yıl doğum yapıyor. Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre her birey 18 yaşına kadar çocuk olarak kabul ediliyor ve devlet çocukları korumakla görevli. Buna karşın yapılan doğumlar arasında çocukların sayısı bir hayli fazla. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2016 yılında 18 yaş altı doğum yapan kız çocuklarının sayısı 16 bin 630. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün “Türkiye nüfus ve sağlık araştırması” ise 15-19 yaş grubunun evlilik oranının yüzde 9,6 olduğunu, bu yaş grubunun yüzde 5,9’unun doğum yaptığını ortaya koyuyor. Erken yaşta evliliklerin artması ile birlikte erken yaş gebelikleri de artıyor. Uzmanlar, çocuk yaşta anneliğin bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek “Bakanlık çocuk gebeler sorununu sağlık sorunu olarak görmelidir. Sağlık kurumlarında 18 yaşın altında gebelikle karşılaşıldığında, bu gebeliğin cinsel bir saldırı sonucu olabileceği akılda tutulmalı, yetkili mercilere gerekli bildirimler yapılmalıdır. Her durumda eksiksiz sağlık hizmeti sunulmalıdır. Aksi halde sağlık kurumları yerine evde, sağlık personeli dışında yapılan doğumlar artabilir, bu da anne-bebek ölümlerinin artması anlamına gelir” dediler.

Bildirim gerek

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Sekreteri Dr. Pınar İçel, Sağlık Bakanlığı’nın “15 yaşını tamamlamamış olanların (rıza olsun veya olmasın) tamamının ve 15 yaşını tamamlamış olanların ise (16-18 yaş) cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir emarenin varlığı mevcut ise adli mercilere bildirimi sağlanması” gerektiği yönünde talimatının olduğunu anımsatan İçel, özetle şunları söyledi: “Gelişmiş ülkelerde erken yaşta gebeliklerin nedeni cinsel birlikteliğin erken başlaması ve güvenli cinsellik konusunda yeterli bilginin olmaması iken bizde ise çocuğa yönelik suçların artmış olması, ülkemize sığınmış mülteci çocuklar için hiçbir koruyucu önlem alınmaması nedeniyle bu çocukların istismarın hedefi haline gelmesi yanında kız çocuklarının erken yaşlarda eğitimden koparılması, evlendirilmesi, bununla birlikte de cinsel istismara uğramasıdır.”

BİR AY ÖNCE MECLİS GÜNDEMİN DEYMİŞ

İstanbul’da 115 hamile çocukla ilgili kayıtların polise bildirilmemesiyle ilgili skandal tartışılmaya devam ederken, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in olay patlak vermeden yaklaşık bir ay önce Türkiye’nin kanayan yarası olan “çocuk anne” sorununu 11 Aralık’ta Meclis gündemine taşıdığı belirlendi. Gürer’in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’na yönelttiği 2 ayrı soru önergesi verdiği ortaya çıktı. Konuyla ilgili açıklama yapan Gürer, çocuk gelinler ve çocuk anneler sorununun İstanbul’da patlak verdiğini ancak, bu sorunun kırsaldaki boyutlarının daha vahim olduğunu söyledi. Köy ve kasabalarda çeşitli nedenlerle eğitimlerine devam edemeyen kız çocuklarının küçük yaşlarda evlendirilmeye zorlandığını kaydeden Gürer, “Bu vahim tablo, Türkiye’nin kanayan bir yarasıdır. Köy ve kasabalarda ilkokulu bitiren kız çocukları, bulundukları yerleşim birimlerinde devam edecekleri eğitim kurumu olmadığından, aileleri tarafından dini nikâh yapılarak evlendirilmeye zorlanıyor” diye konuştu. Gürer, sorunun çözümünde hükümete ciddi görevler düştüğünü kaydetti.

HEM ANNEYİ HEM BEBEĞİ TEHDİT EDİYOR

Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD) Başkan Yardımcısı avukat Ümit Erdem, fiziksel, küçük yaşta gebeliklerin hem annenin, hem bebeğin hayatını önemli ölçüde tehdit ettiğini söyledi. Erdem, adölesan gebeliklerde, gebelik ve doğum komplikasyonları diğer gebeliklerden yüzde 60 daha fazla görüldüğünü kaydetti. Erdem, “Ergen dostu politikalar ve sağlık hizmetleri geliştirilmesine gereksinim vardır. Ergen dostu sağlık hizmetleri bulunabilir, ulaşılabilir, yaklaşılabilir, kabul edilebilir, uygun ve ödenebilir olmalıdır. Adölesan gebenin gebelik, doğum ve doğum sonu dönem ile ilgili bilgilendirilmeye, danışmanlığa, yardıma ve desteklenmeye ihtiyacı vardır. Gebelik, özellikle adölesan çağda yaşandığı takdirde kişiyi fiziksel ve ruhsal yönden oldukça olumsuz yönde etkilemektedir” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre 18 yaş altı gebe sayısı:

-2007’de 1173
-2008’de 2 bin 815

-2009’da 6 bin 903

-2010’da 12 bin 802
-2011’de 24 bin 884
-2012’de 22 bin 681
-2013’te 17 bin 878 olmak üzere toplam 89 bin 136.