"İstifalar maksatlı"

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Artunç, fakültede yaşanan istifaların arkasındaki asıl nedeni henüz çözemediğini, bazı yöneticilerin istifasının kendisi için sürpriz olduğunu belirtti.

28 Kasım 2009 Cumartesi, 15:45
Abone Ol google-news

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Artunç, yeni dekanın belirlenmesi sürecinde öğretim üyelerinin yaptığı seçimde en az oyu almasına rağmen, YÖK tarafından göreve atanması sonrası yaşanan istifalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Mavişehir'deki evinde, ailesi ve Dekan Yardımcısı Nurselen Toygar ile soruları yanıtlayan Artunç, istifaları ''talihsiz'' bulduğunu, yıllardır birlikte çalıştığı arkadaşlarının neye karşı olduklarını bilmeden hareket ettiğini savundu.

Göreve atanma sürecini değerlendiren Artunç, üniversitedeki 37 yıllık bilgi birikimi ve yöneticilik deneyimini değerlendirmek amacıyla aday olduğunu, ancak bu süreçte Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olarak göreve başlayan kızı Burcu Artunç'un Batman'ın Gercüş ilçesine atanması üzerine adaylığının devamında kararsız kaldığını ifade etti.

Adaylık sürecinde seçim yapılması konusunun yasal olmadığını, bunun bazı üniversitelerde uygulandığını kaydeden Artunç, adaylık başvurusu için gerekli belgeleri son günde yetiştirebilen biri olarak seçime hazırlanma imkanı da bulamadığını kaydetti.


YÖK'e bildirilen listede adayla aldığı oy sayıları yok

Seçimden çıkan sonucun, üniversitede desteği olmadığı gibi anlaşılmasından rahatsız olduğunu belirten Prof. Dr. Artunç, YÖK'e rektörlük tarafından sunulan listede adayların aldığı oy sayılarının belirtilmediğine dikkati çekti.

Prof. Dr. Artunç, şunları kaydetti:
''YÖK'ün ataması neticesinde fakültede oluşan tepki, hissi ve yasal olmayan bir tepki. YÖK beni layık görmüş ve atamıştır. Bunda tartışılacak hiçbir şey yoktur. Benim bilimsel geçmişimi, daha önce yaptığım çalışmaları tüm kesimler biliyor. Kişisel olarak insanlarla çatışan değilim, birlikte hareket ederek kurumu ileriye götürmek isteyen bir yapım var. Fakültemi çok seviyorum ve uluslararası standartlarını yükselteceğime inanıyorum.

İstifaları talihsiz buluyorum. Senelerce beraber çalıştığımız arkadaşlar neye karşı olduklarını bilmiyorlar. İstifalar YÖK'e karşıysa mücadelelerini YÖK üzerinden yapmalıydılar. Benimle ilgili olmadığı söylendiğine göre, ben herkesle çalışma taraftarıyım. Herkese barış çubuğu uzatıyorum. Çalışmak isteyenle çalışmak isterim.

Uyumlu bir kişiliğim var. Bunu herkes iyi biliyor. Bazı arkadaşlarımızın istifalarının baskı altında gerçekleştiği söyleniyor, bu beni üzüyor, böyle olmadığına inanmak istiyorum.''

Yönetici olarak bu tip reaksiyonlara hazır olunması gerektiğini kaydeden Artunç, şöyle devam etti:
''Duygulara mağlup olmamak lazım. Dimdik ayakta, görevimin başında fakültemin menfaati için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Bu göreve başlarken her şeyi göze aldık. Her türlü olumlu, olumsuz, iyi, kötü yaklaşıma hazırlıklıyız.

İstifaların arkasında ne olduğunu anlamak çok zor. Yönetici olarak belki de bunu ortaya çıkarmam gerekecek. Ama arkadaşların bu kadar şiddetle karşı çıkmalarının nedenini anlamaya çalışıyorum.

İstifaların bir kısmı benim için sürprizdi. Fakültede hiçbir değişiklik yok, şartlarda, zihniyette, yapıda bir değişiklik yok. O zaman niye? İstifalar yanlı ve maksatlı, ama bunun arkasındaki asıl nedeni henüz çözemedim.''


Siyasi etki iddiaları

Göreve seçilmesi sonrası bazı kesimlerin, bu süreçte siyasetçilerin etkisinin olduğunu iddia ettiğini kaydeden Artunç, bu ilk kez dile getirildiğinde buna kesin dille yanıt vermesine rağmen, her ortamda bu iddianın tekrarlandığını savundu.

Artunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bir kişiyi suçlayacak bir şey bulamazsanız kullanılabilecek en kolay yol, işin içine siyaseti sokmaktır. O insanı belli bir kalıbın içine sokup, bununla mücadele etmek durumunda bırakarak tüm gücünü orada harcamasını sağlamaya, iş yapamaz hale getirmeye çalışmak, amaç bu. Ben artık bunlara gülüp geçmeye başladım. Sürekli olarak aynı şeyi söylemenin anlamı yok.

Ama maalesef bunlarla beni yıpratmaya çalışıyorlar. Başka bir konu yok. Kişi öyle görmek istiyorsa yapacak bir şey kalmıyor. Ama bunu kınıyorum. Ömrümün hiçbir döneminde hiçbir siyasetçiyle veya siyasi hareketle bir ilgim olmadı. Eğer böyle bir yakınlığım ve gücüm olsa bunu dekanlık için değil, kızımın daha iyi bir bölgeye tayininin çıkması için harcardım.''

Böyle bir atmosferde istifa etmesinin söz konusu olamayacağını, insanın istifa etmek için göreve aday olamayacağını bildiren Artunç, verilen istifaların değerlendirildiği, istifa edenlerle tek tek görüşeceğini, kararlı olanlarla yolları ayıracaklarını belirtti.

Artunç, ''Bu bir nöbet yarışı, koltuklar gelip geçici. Yeni gelen arkadaşlar görevlerine devam ederek motivasyonu sağlayacaktır'' dedi.

Artunç, bundan sonraki dönemde çalışanlara daha fazla imkan sağlamak için kliniklerin daha uzun süre açık kalması, hastalara daha fazla hizmet verilmesi, hekimlerin baktığı hastalardan daha fazla pay almasını sağlayacak düzenlemeler yapacaklarını, fakülteyi içine kapanık görünümünden, halka daha yakın bir yapıya getirmeye çalışacaklarını, bu kapsamda şehir içinde bir klinik açma gibi düşünceleri bulunduğunu ifade etti.

Projeler ortaya koyuldukça istifa eden bir çok kişinin görüşünün değişeceğini tahmin ettiğini kaydeden Artunç, ''Aynı görüşün devam edeceğine ihtimal vermiyorum'' dedi.


''Özgeçmişleri inceleyin"

Dekan Yardımcısı Nurselen Toygar ise Artunç'un dekanlığa seçilmesinde neyin etkili olduğunu merak edenlerin fakültenin internet sitesine girerek, üç dekan adayının öz geçmişlerine ve son 5 yılda ne gibi çalışmalar yaptıklarını incelemesini istediklerini kaydetti.

Toygar, istifaların çalışmaları kilitleyeceğini, bundan hastaların da zarar göreceğini belirterek, ''İstifa dışında bir protesto yöntemi bulunmalıydı'' dedi.

Prof. Dr. Celal Artunç'un Ege Üniversitesi Fizik Bölümü Katıhal Fiziği ABD Başkanı olan eşi Prof. Dr. Nurcan Artunç da eşinin göreve seçilmesinde tecrübesi ve başarılarının değil, siyasetin etkili olduğu iddialarının kendilerini çok üzdüğünü ifade etti.