'Kahramanlaştırılan katil Ağca'

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ''gazeteci-yazar Abdi İpekçi cinayeti ve iki ayrı gasp suçundan hapiste bulunan ve tahliye günü yaklaşan Mehmet Ali Ağca'yı, önemli ve kahraman olarak sunmanın, hem topluma karşı ciddi bir sorumsuzluk hem de İpekçi'ye yapılmış bir saygısızlık olduğunu'' bildirdi.

15 Ocak 2010 Cuma, 15:19
Abone Ol google-news

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin ulusal ve uluslararası basın-yayın organlarını genel yayın yönetmenlerine, Avrupa İşçi Konfederasyonları Birliği ve Uluslararası Sendikalar Konfederasyonuna birer mektup gönderdi.

''12 Eylül 1980 askeri darbesinin Türkiye'nin en büyük kara lekesi olduğu'' savunulan mektupta, ''bugün yaşanan hukuksuzlukların, eşitsizliklerin ve toplum sorunlarıyla ilgilenmekten uzaklaştırılmış kitlelerin oluşmasında bu baskıcı, otoriter, militarist 12 Eylül yönetiminin etkisi bulunduğu'' ifade edildi.

12 Eylül'e giden yolların birçok provokasyon ve karanlık eylemlerin örgütlenmesiyle planlandığı anlatılan mektupta, o dönemdeki siyasal cinayetlerin en önemlilerinden birinin de yazılarında barışı, düşünce özgürlüğünü, ülkenin bağımsızlığını savunan gazeteci Abdi İpekçi'nin 1 Şubat 1979'da Mehmet Ali Ağca tarafından katledilmesi olduğu ifade edildi.

''Mehmet Ali Ağca'nın, İpekçi suikastinden idamla yargılanırken 1979 yılında ülkenin en iyi korunan askeri cezaevlerinden biri olan Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırılarak yurtdışına gitmesinin sağlandığı'' kaydedilen mektupta, şu görüşlere yer verildi:

''Yurtdışında Vatikan'da Papa 2. John Paul'e suikast yaparken yakalanan, İtalya'da cezaevinde yattıktan sonra Türkiye'ye getirilen ve bugünlerde 'cezasını bitirerek' tahliye olması beklenen, bir 'kahraman' edasıyla televizyonlardan ve gazetelerden düşmeyen Mehmet Ali Ağca'dan bahsediyoruz. Bu kişi bir katildir ve siyasal suikast suçlusudur. İşlediği suç, bugün bile Türkiye'deki hukuksuzluğun kaynağı olan 12 Eylül askeri darbesini yaratan koşullardan biri olarak tezgahlanmıştır. Bütün karanlık ilişkilerini saklayan bu kişi önümüzdeki günlerde toplumun karşısına çıkacaktır.

DİSK olarak hayret ve endişe ile izlemekteyiz ki daha şimdiden röportaj hazırlıkları, hatıralarını alma, yayınlama ve reyting hesapları yapılmaktadır. Evet, eğer karanlık ilişkilerini anlatacak, arkasındaki güçleri deşifre edecekse bir sorun yoktur. Ancak bir siyasal suikastçıyı topluma 'önemli', 'kahraman' olarak sunmak, tarihi karartarak, gençlere 'örnek' göstermek, yine meslektaşınız Hrant Dink'i öldüren Ogün Samast'ları yaratmak hem topluma karşı ciddi bir sorumsuzluktur ve hem de gazeteci Abdi İpekçi'ye yapılmış bir saygısızlıktır.''

''Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiği, toplumsal kırılganlığın had safhada olduğu, gerek bireysel gerekse toplumsal, etnik/siyasal linç kültürünün yayıldığı'' savunulan mektupta, ''Bu süreçte bu tür 'kahramanlar' yaratmaya çalışmak yangına körükle gitmek anlamına gelmez mi? Bu endişelerimizi paylaşmayı, bütün bedellerini ödediğimiz demokrasi anlayışımızın ve Türkiye'nin aydınlık geleceğine olan inancımızın gereği görmekteyiz'' denildi.