Kandilli'den deprem açıklaması

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Doğan Kalafat, Van'ın Edremit ilçesinde meydana gelen depremin büyük deprem sonucu bölgedeki gerilme ile oluştuğunu söyleyerek bundan sonraki süreçte de bölgede bu tür depremlerin olası olduğunu belirtti.

10 Kasım 2011 Perşembe, 11:26
Abone Ol google-news

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Doğan Kalafat, Van'ın Edremit ilçesinde meydana gelen depremin büyük bir deprem sonucu, bölgedeki gerilme yani deprem aktivitesinin değişmesi sonucunda oluşmuş bir deprem olarak nitelendirilebileceğini belirterek, ''Bundan sonraki süreçte de, burada bir takım parçalar var çoğu kırıldı, enerjilerini boşalttı ama bu bölgede yine bu tür depremlerin olma olasılıkları var'' dedi.

Rasathanede düzenlenen basın toplantısında konuşan Kalafat, dün akşam saat 21.23'te Van'da yerel büyüklüğü 5.6 olan orta büyüklükte bir deprem meydana geldiğini hatırlatarak, depremin dış merkezinin Van ili Edremit ilçesi yakınları olduğunu ve Van'a 12 kilometre, Edremit ilçesine de 3 kilometre uzaklıkta olduğunu kaydetti.

Depremin orta büyüklükte olduğu halde Van merkeze yakın olduğu için hasarlı binalarda hasarın artmasına ve yıkımlara yol açtığını kaydeden Kalafat, ''Deprem sonrası aktivitenin dağıldığı bölge kabaca ana depremin etkilediği fay düzleminin belirtmektedir. Ancak bu düzlemin etrafında yer alan ilişkili fayların gerilme transferi nedeni ile tetiklenebilmesi ve büyüklüğü 5 ve üzeri depremler üretmesi mümkün olup, Edremit-Van depremi bu çerçevede değerlendirilmektedir'' dedi.

Kalafat, yörede yaşayan halkın yapısal hasarlı binalara girmemesi ve bir şüphe durumunda kriz masası yetkililerine müracaat etmesi gerektiğini vurguladı.

Ana depremin etkisiyle olmuş bir deprem

Bir gazetecinin ''Bölgede 4'e yakın ve üzerinde kaç deprem var'' sorusuna Kalafat, 4 tane 4'ün üzerinde deprem kaydedildiğini ve toplamda 54 adet artçı deprem meydana geldiğini söyledi.

Kalafat, büyük bir deprem sonrasında özellikle bu alanın tamamındaki bütün fayların etkilenmiş durumda olduğunu ve bu fayların birbirleriyle mekanik olarak derinlerde ilişkisi bulunduğunu belirterek, ''Dolayısıyla bir büyük deprem sonrasında genelde ağırlıklı olarak bölgedeki bütün küçük parçalar, küçük faylar etkilenir ve birbirlerini tetikleyerek zaman zaman bu büyüklükte depremlerin olmasına neden olurlar. Bu depremi bu şekilde değerlendiriyoruz'' diye konuştu.

Bir başka gazetecinin ''Bu artçı bir deprem mi yoksa başka bir deprem mi?'' şeklinde sorduğu soruya da Kalafat, şunları söyledi:

''Bu deprem aslında genel olarak baktığımızda 23 Ekim depreminden sonra meydana gelmiş bir deprem ama kendi içerisinde tabi o şekilde değerlendirilebilir. Bunun da artçıları oldu çünkü depremden sonra. Ama bu deprem genelde oradaki deprem oluş düzeninin ve deprem aktivitesinin değişmesi sonucunda meydana geldi. Bundan sonraki süreçte de, burada bir takım parçalar var çoğu kırıldı, enerjilerini boşalttı ama bu bölgede yine bu tür depremlerin olma olasılıkları var.''

Kalafat, bölgedeki hasarlı binalar hakkında sorulan soruya da, başından beri özellikle ana depremden sonraki ilk 3 haftanın çok önemli olduğunu söylediklerini belirterek, ''Eğer ana depremde yapılarda kısmende olsa hasar olmuşsa kesinlikle hasarlı binalara vatandaşlarımızın girmemesini ve hasarlı binaların yanlarında ikamet etmemelerini, bulunmamalarını öneriyoruz. Ancak yörede biz olmadığımız için vatandaşlarımız bunu bireysel olarak afet kriz merkezlerindeki yetkililerden de binaların durumu ile ilgili teknik bilgi alabilirler. Binalara soruşturma yapmadan ve güvenmeden girmemelerini öneriyorum'' diye konuştu.

''Bölgede risk taşıyan başka faylar var mı?'' diye sorulan soruya da Kalafat, haritalanmamış ya da uydu fotoğraflarında görünmeyen bazı faylar olduğunu kaydederek, ''Yüzeyde görülmeyen bir hat olmayabiliyor. Bu son olan depremde bunun gibi bir deprem. Gömülü bir fay. Dolayısıyla yüzeyde hiç bir izi olmadığı için, son yüzyılda da çalışmadığı için bu fayla ilişkili her hangi bir haritalanma yapılmamış. Genel olarak değerlendirirsek evet bu bölgede 7 büyüklüğündeki depremden sonra orta büyüklükteki depremlerin olması olasılığı tabii ki vardır. Bunu kabul etmek lazım'' şeklinde konuştu.
 

İstanbul'daki depremle birebir ilişkisi yok

Kalafat, bir gazetecinin ''Bu bölgeden İstanbul'a uzanan fay hatları var mıdır, tetiklenen fay var mıdır?'' şeklinde yönelttiği soruya, ''Bunlar tamamen farklı ve bağımsız ve o yöreye has fay zonları. Dolayısıyla bu depremin İstanbul'daki depremlerle veya Kuzey Anadolu fayındaki depremlerle birebir ilişkisi yok. Bu tamamen Arap plakasının kuzeye doğru bizi itmesiyle, kuzey güney yönlü sıkışma sonucunda oluşmuş sıkışma türü yapılar'' dedi.

Doğan Kalafat, bu depremin de Erciş'te meydana gelen deprem gibi 3 hafta yoğun ama ondan sonraki 6 ay içinde insanların hissedeceği şekilde hem sıklıkları hem de büyüklükleri azalarak devam edeceğini söyledi.

Burada vurgulanması gerekenin büyük bir deprem sonucu önemli bir alanın kırıldığı, dolayısıyla bu çevrede olan bütün aktif olan küçük parçaların ve fayların tetiklenmesi olduğunu kaydeden Kalafat, ''Bu deprem büyük deprem sonucu oluşmuş bölgedeki gerilme yani deprem aktivitesinin değişmesi sonucunda oluşmuş bir deprem olarak nitelendirilebilir'' diye konuştu.