Kılıçdaroğlu, 2B projesini tanıttı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Projemiz, devlet ile vatandaşlar arasındaki temel uyuşmazlık alanlarında barışı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle projemize '2B Barış Projesi' adını verdik'' dedi.

16 Nisan 2011 Cumartesi, 10:55
Abone Ol google-news

Sultanbeyli'de bir düğün salonunda basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, partisinin 2B Barış Projesi'ni açıkladı. 2B sorununun, milyonlarca yurttaşın sorunu olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şu ana kadar devam eden bu sorunun çözümü için CHP'nin bir proje geliştirdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, 2B arazisi denilen orman niteliğini kaybetmiş yerlerdeki yerleşimler, tarım köylüsünün durumu, orman köylüsünün durumunun bütün ayrıntılarıyla projede değerlendirildiğine dikkati çekerek, mülkiyeti tartışmalı bu arazilerin sadece konut arazisi değil, üzerinde tarla, bağ, bahçe, zeytinliği olan arazilerin de bulunduğunu anlattı.
Sadece orman köylerinde 7 milyon yurttaşın bu sorunla karşı karşıya olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, 9 yıldır çözülmeyen bu sorunun çözümü için hazırladıkları projeyi, 2B sorununu en yoğun yaşayan Sultanbeyli'de açıklamayı uygun gördüklerini bildirdi.
 

''Devletle yurttaş barışacak"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Buna biz, 2B Barış Projesi diyoruz. Yani devletle yurttaş barışacak, orman köylüsüyle barışacak. Köylü yurttaşımızın yıllardan beri kullandığı 2B arazisiyle ilgili devletle arasındaki uyuşmazlık çözülecek ve biz barışı sağlayacağız. Hem mülkiyet sorununu çözeceğiz, orman köylüsünü destekleyeceğiz, çevre duyarlılığımızı da koruyacağız. 2B arazisinde binası olanlara, tarımsal faaliyetlerde bulunanlara ve orman köylülerine kullandıkları arazinin tapusunu vereceğiz. Bedelli mi, bedelsiz mi bu da tartışma konusu?

Konut yapılarında emlak vergisi değeri üzerinden, aynı büyükşehir veya belediye sınırları içinde başka bir konutu varsa rayiç bedel üzerinden devredilecek. Esnafın işyeri olarak kullandığı binalar da emlak vergisi değeri üzerinden, diğerleri de rayiç bedel üzerinden devredilecektir. Tarım hayvancılık amaçlı olarak kullanılan arazilerde tarım hayvancılık faaliyetinde bulunanlara emlak vergisi değeri üzerinden, orman köylülerinin yerleşim veya tarım hayvancılık amaçlı kullandıkları araziler aynı amaçlı kullanmaları koşuluyla kullanıcılarına bedelsiz olarak teslim edilecektir. Üzerinde yapı bulunmayan tarımsal amaçlı kullanılmayan araziler de ağaçlandırılarak ormanlaştırılacaktır.''
 

Gelirlerin yüzde 40'ı orman ıslahında

Kemal Kılıçdaroğlu, bu satıştan elde edilecek gelirin yüzde 40'ının, orman alanlarının ıslahı ve ihyası, yani orman alanlarının oluşturulmasıyla ilgili, yüzde 30'unun orman köylülerinin kalkınması ve Türkiye'de hayvancılığın ve yeni kurulacak olan hayvancılık ve et ürünleri kurumunun desteklenmesi için kullanılacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, geri kalan yüzde 30'luk kısmının devlet üniversitelerinin geliştirilmesi ve desteklenmesinde kullanılacağını vurguladı.

Böylece yıllardır kapanmayan bir sorunun CHP'nin bu projesiyle kapanmış olacağını belirten Kılıçdaroğlu, Barış Projesi'nin, yoksul orman köylüsüne, bu alanların kullanıcılarına hem barış ve huzur getireceğini hem de üretimi artırarak istihdamı sağlayacağını, aynı zamanda yeni orman alanlarıyla çevreye ve doğaya hizmet vereceğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ''CHP olarak 2B alanlarında çevre ve orman kaygısını gözeten, devlet ile vatandaşlar arasındaki sorunları tümüyle sona erdirecek, bu çerçevede yapılaşmış alanlar ile tarımsal alanlardaki mülkiyet sorununu çözecek, orman köylülerini destekleyecek bir proje uygulayacağız. Projemiz, devlet ile vatandaşlar arasındaki temel uyuşmazlık alanlarında barışı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle projemize 2B Barış Projesi adını verdik'' diye konuştu.
 

Sorular

Konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Kılıçdaroğlu, ''CHP böyle bir önemli bir projeyi açıklarken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Çılgın Projeyi' açıklaması bekleniyor. İki projeyi kıyaslar mısınız'' şeklindeki soru üzerine şöyle konuştu:

''Bizim görevimiz, hedefimiz, amacımız, çılgın projeler peşinde koşmak değil. Biz vatandaşın yıllardır çözülmeyen sorunlarını çözmek istiyoruz. 2B çözülmedi. 1980'lerden bu yana çözülmedi. Biz çözüyoruz Barış Projesi ile... Yoksulluk çözülmedi, biz çözüyoruz Aile Sigortası projesi ile... Taşeron işçilerin durumu çözülmedi, biz çözüyoruz taşeron işçi projesi ile... Gençlerin askerlik sorunu çözülmedi, biz çözüyoruz Askerlik Projesi ile... Bizim projelerimiz, yıllardır sürüncemede kalan sorunları çözmeye yöneliktir.''

Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, ''Ordu'daki görüntülerde AKP milletvekilinin rüşvet aldığı iddia ediliyor. Milletvekili de hayır için aldığını söylüyor. Bu konuyu da değerlendirir misiniz'' sorusu üzerine de ''Daha önce AKP, yolsuzluklarla mücadele için iktidar olacağını söylemişti ama artık kendisi yolsuzlukların bir parçasıdır. Bu konuda Sayın Başbakan'ın hiç konuşmaması... Efendim bu paralar hayır için paralarmış. Hayır için alınan paralar ne zamandan beri kapalı kapılar ardında alınmaya başladı. Bizim bir kararlılığımız var; kul hakkı yiyenleri affetmeyeceğiz. Sultanbeyli'de yaşayan vatandaşlar, kardeşlerim bunu unutmasınlar'' dedi.

2B sorununun defalarca gündeme getirildiğini, ancak CHP'nin ürettiği tarz ve anlayışta proje üreten başka bir siyasi parti olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, vatandaşın dertlerini çözmekte kararlı olduklarını, bunun halka verdikleri temel söz olduğunu vurguladı.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, ''2B Projesi, AK Parti projesi. Bu projeye en baştan beri karşı çıkan parti de CHP'ydi. Üstelik komisyonlardan geçip Meclise geldiğinde 'Ormanlar talan edilecek şeklinde karşı çıkıyordunuz. Hatta bunu seçim rüşveti olarak değerlendiriyordunuz.

Bu proje de bire bir AK Parti projesi.. Ne değişti de 2B, seçim rüşveti ve orman talanı olmaktan çıktı'' sorusu üzerine, ''Çok güzel bir soru? Böyle bir soruyu bekliyorduk. Bizim proje ile AK Parti projesi arasında ne fark var? Bunları sizin bilginize, özellikle de Kanal 7'nin bilgisine sunmak için Akif Hamza Çebi anlatacak'' dedi.

Kılıçdaroğlu, kendi projelerinin diğer projelerden neden farklı olduğunu herkesin çok iyi dinlemesini istediğini vurguladı. Burada sözü alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamza Çebi de AK Parti'nin bugüne kadar TBMM'ye bu konuda bir tasarı getirmediğini ifade ederek, ancak bu konuda basına yansıyan bilgilere dayanarak iki proje arasında değerlendirme yapabildiğini söyledi. Birincisinin; 2B üzerindeki yapıyı konut olarak kullananlarla işyeri olarak kullananlara emlak vergisi değeri üzerinden, diğerlerinin ise rayiç bedel üzerinden satışını öngördüklerini belirten Çebi, birinci farkın burada olduğunu, sosyal devlet anlayışının gereği olarak kişilerin satın alma gücünü dikkate almadan ortaya konulan projenin proje olamayacağını ifade etti.

Akif Hamza Çebi, ikincisinin; 2B arazisi üzerinde tarım ve hayvancılık faaliyetinde bulunanlara rayiç bedel değil, emlak vergisi değeri üzerinden satış öngördüklerini ifade ederek, bu şekilde amaçlarının tarım ve hayvancılığı teşvik etmek olduğunu söyledi.
Üçüncüsünün; orman köylülerinden hiçbir şekilde bedel alınmasını öngörmediklerini, bunun Türkiye'de bir ilk olduğunu anlatan Çebi, dördüncüsünün de devletin daha önce 2B arazisini 2B olduğunu bilmeden sattığı daha sonra da geri aldığı vatandaşa o arazinin bedelsiz olarak iadesini öngördüklerini bildirdi.

Çebi, dededen kalan ve 2B olduğu anlaşılan arazilerin de küçük bir bedel, emlak vergi değerinin yarısı üzerinden bir bedeli öngördüklerini dile getirerek, satıştan elde gelirin, yüzde 40'ının, yeni ormanların oluşturulması ve ormanların ıslahı, yüzde 30'unun, orman köylüleri için, yüzde 30'unun devlet üniversitelerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi için harcanacağını anımsattı. Akif Hamza Çebi, ''CHP'nin projesi ile diğer 2B söylemleri arasında tam 6 temel fark var'' dedi.
 

''İşbirliği yok, hedefimiz tek başına iktida"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ''AKP'nin bir milletvekilinin bir tespiti oldu; CHP ve MHP'nin gizli bir ittifak içinde olduğunu iddia etti. Buna bir cevabınız olacak mı'' sorusunu, ''CHP'nin hiçbir siyasal partiyle işbirliği yapması söz konusu değil. Zaman zaman bu konuda gazetelerde haberler çıkıyor. Bizim bir hedefimiz var; 13 Haziran'da tek başına iktidar olmak, hedefimiz bu'' diye yanıtladı.

''Dün Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde bir caddeye Nazım Hikmet'in adının verilmesi önerildi ama AKP'liler karşı çıktı. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir'' sorusu üzerine de geçmişte bu ülkenin kültürüne katkıda bulunmuş, yazarı çizeri, romancısı ressamı herkesi kucakladıklarını, kimseyi ayırmadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Nazım Hikmet de, Necip Fazıl Kısakürek de bizim. Hiçbir şekilde kimseyi ayırmıyoruz. Hepsinin bu ülkenin kültürüne ciddi katkıları var. Biz sanatçıların isimlerinin anılması, cadde ve sokaklara verilmesinden de onur duyarız'' dedi.
 

''Recep beyi yasaklıyorlarsa biz de 'Bay Recep' deriz"

Kılıçdaroğlu, ''Sizin seçim meydanlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için kullandığınız 'Recep Bey' ifadesinin patenti alındı. Bu patenti alan firmanın da iktidara yakın bir firma olduğu iddia edildi. Bunu nasıl değerlendireceksiniz? CHP olarak bunu yargıya taşıyacağınızı açıklamıştınız'' şeklindeki soru üzerine de ''Bu soruya belki espriyle yanıt vermek lazım. Recep Beyi yasaklıyorlarsa biz de 'Bay Recep' deriz. Ayrıca bir insan kendi adından niye utanır ki? Ben 'Recep Bey' dediğim zaman niye utanıyor, niye sıkılıyor, niye kızarıyor? Kullandığımız ifade, saygın bir ifade'' diye konuştu.

''2B Projesi kapsamında ne kadarlık bir gelir elde etmeyi hedefliyorsunuz'' sorusu üzerine de Kemal Kılıçdaroğlu, 2B Projesi'nin, Barış Projesi olduğunu yineleyerek, vatandaşı soymak veya hak edilenden fazla bedelle karşı karşıya bırakmak gibi doğru olmayan şeyler yapılmayacağını, ayrıca bu projeyi, gelir odaklı proje olarak görmediklerini ifade ederek, elde edilen gelirin de ormanların, hayvancılığın, tarımın ve üniversitelerin gelişmesi için kullanılacağını söyledi.

Bir gazetecinin orman alanındaki villalar ile ilgili sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Orman alanında kim villa yapıyorsa sorumlusu İstanbul'u yönetenlerdir. İstanbul'un yönetimini CHP'nin aldığı tarihten itibaren, orman alanını yağmalayanlara ve orman alanında yasa dışı villa yapılmasına izin verilmeyecek'' diye konuştu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, muhtarlık seçimi yöntemini genel seçimlere de taşımak ve vatandaşların kendi milletvekilini belirlemesini istediklerini, bununla ilgili parti programına hüküm koyduklarını söyledi.

Milletvekillerinin aylığının sosyal güvenlik primini devletin ödediğini, seçimle gelen muhtarın aylığının primini devletin ödemediğini anlatan Kılıçdaroğlu, muhtarlara sözleri bulunduğunu, iktidara geldiklerinde onların aylığının primini İçişleri Bakanlığının bütçesinden ödeneceğini belirtti.
 

Akif Hamza Çebi

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamza Çebi, basın toplantısında, Anayasa'ya göre 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan arazilerin 2B arazileri olarak anıldığını anlattı.

Türkiye'de 68 ilde yaklaşık 413 bin hektar 2B arazisi bulunduğunu, bu arazinin 208 bin hektarının kadastro ve güncelleme çalışmasının yapıldığını, 205 bin hektarlık kısmının ise kadastro ve güncelleme çalışmasının devam ettiğini anlatan Çebi, halen orman köylerinde 7 milyon insanın yaşadığını ve onların vatandaşların en yoksulları olduğunu söyledi.

Çebi, 2B arazilerinin mülkiyetinin Hazine'ye, üzerindeki yapıların mülkiyetinin ise özel şahıslara ait olduğunu anımsatarak, mülkiyetteki bu ikili yapıdan kaynaklanan problemin söz konusu yerleşim alanlarının modern kentlere, tarımsal faaliyet alanlarının da modern işletmelere dönüşmesine ve vatandaşların kişisel tasarruf ve muhtemel yatırımlarına engel olduğunu bildirdi.
 

Konvoyda kaza

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programında görevli bir polis eskortu ile seyir halinde çarptığı araçta maddi hasar meydana geldi. Kılıçdaroğlu, Fatih'te bulunan Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 Nolu Şube Başkanlığını ziyaret etti. Burada kendisini karşılayan işçilere yönelik kısa bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, Büyükçekmece Belediyesinin yaptırdığı bazı tesislerin açılış, bazı tesislerin de temel atma törenlerine katılmak üzere konvoy eşliğinde sendikadan ayrıldı.

Seyir halinde bulunan konvoya eşlik eden polis eskortu, sivil plakalı bir araca çarptı. Kaza sonucu polis eskort aracı ile sivil plakalı araçta hasar meydana geldi.

 

"Hepimiz çalışacağız, hepimiz gücümüzü ortak hale getireceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekilliği listelerine giremeyenlerin üzülmemesini isteyerek, ''Bu ülkeye hizmet etmenin yolu sadece milletvekilliğinden geçmez. Hepimiz çalışacağız, hepimiz gücümüzü ortak hale getireceğiz. Bölünmeyeceğiz, parçalanmayacağız'' dedi.

Büyükçekmece Belediyesince yaptırılan bazı tesislerin açılış ve temel atma törenine katılan Kılıçdaroğlu, Mimarsinan'daki Atatürk Parkı'nda düzenlenen tören alanına gelişi sırasında otobüsün içerisinden vatandaşları selamladı.

Planlanandan yaklaşık iki saat geç başlayan törende konuşan Kılıçdaroğlu, gecikmeden dolayı vatandaşlardan özür diledi.

Buraya gelmeden önce işlerinden atılan işçilerle bir araya geldiğini aktaran Kılıçdaroğlu, onların dertlerini dinlediklerini söyledi.

Alın teri ve emeğin kendileri için kutsal olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Aşı, işi belki bir şekilde buluruz da önemli olan özgürlük. Bir insanın yaşarken özgür olması lazım. Özgürlük hava gibi bir şeydir, hissetmezsiniz ama havayı teneffüs edersiniz. Eğer hava kirlenirse o zaman hava almakta zorlanırsınız. O zaman havanın değerini daha iyi anlamış oluruz. Biz sizin partiniz olarak, CHP olarak, temel bir hedefe kitlendik. İş, aş bulacağız, bu memlekete özgürlüğü getireceğiz. Bunlar size sözümüzdür bizim'' şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu telefon dinlemelerine de işaret ederek, şunları kaydetti:
''Telefonlarınız dinleniyormuş, dinlemezlerse namerttirler. Sabahtan akşama kadar telefonlarımızı dinleseler ne olur? Ne konuşuyoruz zaten biz? Biz onlar gibi cebimizi düşünmüyoruz ki... Onlar gibi bir belediye başkanının makamında oturup, 'Şu poşetten deste deste paraları çıkar' demiyoruz ki. Bizim bir derdimiz var, 'Bu güzel coğrafyada bir çocuk bile yatağa aç girmesin' diyoruz. Bizim derdimiz bu, onların derdi başka. Bunun için aramızda büyük farklar var.''

Türkiye'de yoksulluğun hangi koşullarda olduğunu bildiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Yoksulluğun aileleri nasıl perişan ettiğini biliyoruz. İşsizliğin boşanma davalarının temel noktalarından biri haline geldiğini biliyoruz'' diye konuştu.

''Yoksulluğu yeneceğiz'' diyen Kılıçdaroğlu, partisinin ''Aile Sigortası'' projesinden bahsetti.

Projenin kaynağını nereden bulacakları konusunda eleştirildiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Onların çaldıkları değil, daha azı bize yetiyor. Onlara çaldırtmayacağız, çalanlardan hesabını soracağız ama bu ülkede yoksul bir aile dahi bırakmayacağız'' şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, askerlik konusuna da değinerek, şunları kaydetti:
''Dedik ki; 'Askerliği önce 9 aya, sonra aşamalı 6 aya indireceğiz. Hemen itiraz, 'Vay efendim bu memleketi kim koruyacak?' Allah aşkına, senin çocuğun gidip 3,5 ay askerlik yaptığında aklına gelmedi de garibanın çocuğu askere gidince mi senin aklına millet ülkeyi nasıl savunacak diye geliyor? Hiç meraklanmayın, biz onların hepsinin hesabını yaptık. Biz onlar gibi kafadan atmayız. Hayali projelerle bizim işimiz yok. Biz tuttuğumuzu koparacağız. Hesabını yapacağız. Unutmayın ben zaten bir hesap uzmanıyım.''

Partililerin, ''Gün gelecek AKP halka hesap verecek'' şeklinde slogan atmaları üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Hiç merak etmeyin, biz o hesabı soracağız'' dedi.

Kılıçdaroğlu, yeni CHP'nin, ülkenin sorunlarına kilitlenen bir parti olduğunu vurgulayarak, ''Yeni CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nin çınarlarından tomurcuk olarak doğan bir partidir. Yeni CHP, gücünü Kuvayı Milliye'den alan bir CHP'dir'' şeklinde konuştu.

Milletvekilli listelerini açıkladıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yeni, genç bir kadro. Gönül isterdi ki başvuranların hepsini alalım. 4 binin üzerinde başvuru var. Ancak alabileceğimiz 550 kişi. 550 kişiden bunlar en seçilenler, en beğenilenler değil. Hepsi seçkin, hepsi yurtsever, hepsi CHP'li, hepsi bu ülke için çaba harcamak istiyor. Ancak parlamentodaki sayı sınırlı. Bu nedenle milletvekilliği listelerine giremeyen arkadaşlarım üzülmesin. Bu ülkeye hizmet etmenin yolu sadece milletvekilliğinden geçmez. Hepimiz çalışacağız, hepimiz gücümüzü ortak hale getireceğiz. Bölünmeyeceğiz, parçalanmayacağız. Güçlü konuma geleceğiz ve çabamızı sürdüreceğiz.''

Kılıçdaroğlu, demokrasi konusunda hangi noktaya gelindiğinin bilindiğini ifade ederek, ''Baskıyı biliyorsunuz. İnsanların sabahın köründe gözaltına alınıp tutuklandığını, hapislere atıldığını biliyorsunuz. Bunları kıracağız. Bu karanlık sayfaları Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinden söküp atacağız ve kesinlikle bu ülkede çağdaş uygarlığı sağlayacağız'' diye konuştu.

Türkiye'nin geleceğe güvenle bakan toplumu hak ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunun için ortak mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.

"Bedel ödemekten korkmayacağız"

Törenin gerçekleştirildiği parkın, Atatürk'ün gelip son kez yemek yediği park olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, ''Onun ruhu şad olsun, O, ciddi bir mücadele verdi. O, bizim ulusal kahramanımız'' dedi.

Kılıçdaroğlu, hiçbir baskının kendilerini yıldıramayacağını belirterek, ''Bedel ödemek varsa, bu kardeşiniz başta olmak üzere bedel ödemekten korkmayacağız, çekinmeyeceğiz. Eğer bu ülkede karanlıklar aydınlığa çıkacaksa bu bedeli de ödemeye hazırız'' ifadesini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin tarihinde ilk kez 38 kadının seçilebilecek sıralardan aday gösterildiğini, bunların yeni dönemde milletvekili olarak parlamentoya gireceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu'nun konuşması zaman zaman ''Başbakan Kemal'' sloganlarıyla kesildi.

Törene, Sabahat Akkiraz, Süleyman Çelebi ve Oktay Ekşi'nin de aralarında bulunduğu CHP milletvekili adayları ile vatandaşlar katıldı.

Tören öncesinde Sabahat Akkiraz konser verdi.