Koronavirüs günlerinde diyabet ve hipertansiyon hastalarında göz sağlığı

Op. Dr. Alpay Mutluay, koronavirüs sebebiyle hayatını kaybedenler değerlendirildiğinde risk faktörü olarak birinci sırada yüzde 73'le hipertansiyon, ikinci sırada ile yüzde 31 ile diyabet hastalarının yer aldığını söyledi.

27 Nisan 2020 Pazartesi, 15:51
Abone Ol google-news

Türkiye'de erişkin nüfusta hipertansiyon sıklığının yüzde 28, diyabet sıklığının ise yüzde 14 olduğunu belirten Mutluay, 65 yaş ve üzeri nüfusta hipertansiyonun 3 kat, diyabetin ise 2 kat daha sık görüldüğünü aktardı.

 DİYABET VE GÖZ SAĞLIĞI

Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi doktorlarından Op.Dr. Alpay Mutluay, diyabetin hastalarda bazı göz bozukluklarına zemin hazırladığını aktardı. En önemli göz bozukluğunun diyabete bağlı retinopati olduğu söyleyen Mutluay "Damar çeperinden sızıntı veya kanlanma bozuklukları bu duruma yol açmaktadır. Önce gözün ağ tabakasında(retina) noktasal veya daha büyük kanamalar, damarlardan sızıntılar görülüyor. Daha sonra ilerleyen evrede kanama eğilimli yeni kılcal damarlar gelişiyor.Göz içindeki yumurta akı kıvamında olan jel tabakaya(vitre) doğru kanamalar olabiliyor" dedi.

Op. Dr. Mutluay, diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 25'inde diyabetik retinopati olduğunu ve diyabetik retinopatinin tüm dünyada 20-65 yaşarasında görünen önlenebilir körlüğün en sık sebebi olduğunu söyledi.

Diyabetik retinopati görülme sıklığı diyabetin insüline bağlı olup olmamasına ve hastalığın süresine göre farklılık gösterebildiğini vurgulayan Mutluay, şu ifadeleri kullandı:

* 30 yaş altı Tip 1 (insüline bağımlı) diyabet hastalarında 10 yılda yüzde 73,20, yılda yüzde 97 diyabetik retinopati gelişmektedir. 30 yaş üzerinde Tip 1 diyabetlilerde 4 yılda retinopati gelişme oranı yüzde 47 iken, Tip 2'lerde bu oran yüzde 34 olarak bulunuyor.

* Diyabetik retinopatinin her evresinde görülebilen ve özellikle başlangıç retinopatilerde görmeyi azaltan en önemli neden diyabetik makula ödemidir (sarı nokta ödemi). Makula ödemi tedavisinde göz içine uygulanan tekrarlayan iğne tedavileri ile iyi sonuçlar alınmaktadır.

* Kontrol altına alınamayan ileri evre diyabetik retinopatide kalıcı göz içi kanmaları, görme tabakasının yerinden ayrılması (retina dekolmanı), gözün renkli tabakasında yeni damar oluşması ve buna bağlı göz içi basıncında artış saptanabilir.

* Diyabetik retinopatili hastalarda herhangi bir şikayet olmayabileceği gibi sarı nokta etkilenmişse görme azalması şikayeti olabiliyor. Her diyabetik hastanın şikayeti olmasa bile yılda bir kez  göz muayenesi olması öneriliyor. Hastalık ne kadar erken evrede yakalanırsa o kadar kolay tedavi edilebiliyor.

* Diyabetik retinopati değerlendirmesi göz dibi muayenesi, floreseinanjiografi ve optik kohorens tomografi tetkikleri kullanılarak yapılıyor.