"Laiklik ilkesini anlamakta hep zorlandık"

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, ''Türkiye'de laiklik ilkesini anlamakta hep zorlandık. Bunun sebebi basit. Avrupa'nın yorumladığı laiklik ile Türkiye'de yorumlanan laiklik paralel gitmedi. Bugün gelinen noktada laiklik ilkesi ile ülkemizde prensip olarak sorunumuz yok. Bizim sorunumuz bu prensibin yorumlanmasından kaynaklanıyor'' dedi.

29 Aralık 2011 Perşembe, 15:25
Abone Ol google-news

Özel Bağcılar Ensar İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencilerinin ''Anayasa Taslağı Çalışması'' ile ilgili bilgilendirme toplantısında konuşan Kuzu, anayasanın konuşulduğu bir dönemde öğrencilerin bu konuyla ilgilenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kuzu, ''Gönlüm isterdi ki bugüne kadar biz büyükler, bu meseleleri çoktan çözmüş olsaydık da size de başka konuları bıraksaydık'' dedi.

Türkiye'nin demokrasi meselesi ve anayasa konusunu kolay çözemediğini belirten Kuzu, ''Türkiye yaklaşık 150 yıldır anayasa konusuyla oturup kalkıyor. Biz artık bu işe bir son verelim diyoruz. Bu son verme şu değil, 'Bir anayasa yaptık, bundan sonra 300-500 sene gitsin'. Bu doğru değil. Bu, değişen hayat şartlarıyla hukukun paralel gitmesi esasına aykırı olur. Bugünkü dünyanın geldiği nokta ne demokraside, insan haklarında, hukukun üstünlüğünde? Bunları anayasa planında yakalamamız lazım'' şeklinde konuştu.

Kuzu, anayasaların çok sık değişmesinin hoş olmadığını ama hiç değişmemesinin de doğru olmadığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Adil olmayan bir anayasa, hukukun genel prensiplerine uymayan bir anayasa kuru bir metin olur. Anayasaların hedefi, insanların mutlu olmasını sağlamaktır. Bütün metinler araçtır. O zaman biz en iyi kuralları bulmaya çalışacağız. En iyi kurallar aslında süzgeçten geçe geçe gelinen bugünkü noktada insanlar nelerle mutlu oluyorsa odur.''

Anayasanın değişmez maddelerine değinen Kuzu, şöyle devam etti:
''Türkiye'de laiklik ilkesini anlamakta biz hep zorlandık. Bunun sebebi basit. Avrupa'nın yorumladığı laiklik ile Türkiye'de yorumlanan laiklik paralel gitmedi. Halbuki bunlar oradan gelen kavramlar. Bunun hedefi insanların dinini, vicdanını rahat yaşamasını sağlamak. İbadetini rahat yapmasını sağlamak. Eğer siz bir ülkede bunların aksine yorumluyorsanız laikliği o zaman senin laiklik anlayışında bir sıkıntı var demektir. Doğru laiklik anlayışından dünyaya ve Türkiye'ye zarar gelmez. İnancı ve vicdanı hür insanlar, bu nesiller ancak böyle yetişebilir. Fransa'dan laiklik ilkesini almışız. Ancak Fransa esasen bu konuda iyi bir sınav verememiştir. Televizyonda 'Özgür Fransa'ya yakışmıyor Ermeni soykırımı' gibi yorumlar görüyorum. Aslında tam da yakışıyor. Fransa özgür falan değil. Bugün gelinen noktada laiklik ilkesi ile ülkemizde prensip olarak sorunumuz yok. Bizim sorunumuz bu prensibi yorumlanmasından kaynaklanıyor. Örneğin üniversiteye başörtüsüyle giren bir öğrenciye bunun laikliğin aykırı olduğu söylenirse Avrupa'daki uygulamanın tam tersine, o zaman ben buna karşı çıkarım. Karşı çıktığımız gibi. Yıllardır Türkiye bundan çok zarar gördü. Özgürlük anlamında laiklikten hiçbir şikayetimiz yok ama laiklik, din ve vicdan özgürlüğünün tepesine konulursa buna karşı çıkarız.''

Kuzu, ''Kuralları ne yazarsanız yazın, uygulamada bunları yapmazsanız anayasadan da herhangi bir fayda gelmez'' diyerek, ''Anayasası olmayan ülkelerde özgürlük yok mudur? Var. Örneğin İngiltere'nin hiçbir yazılı anayasası yok. Amerika'nın 7 maddelik anayasası var. 400 maddelik Hindistan anayasası var. Hindistan bunlardan daha ileride bir ülke mi? Metin tek başına işe yaramıyor'' dedi.

''Anayasa yamalı bohçaya döndü''

Anayasa süreciyle ilgili bilgi veren Kuzu, TBMM'de bir uzlaşma komisyonu kurulduğunu hatırlatarak, ''Hedefimiz hep beraber Türkiye'ye yeni sivil bir anayasa yapmak. Bugüne kadar hep askeri müdahale ve darbelerle anayasa yapılmış. Kötü anayasa yapmışlar ve bu anayasalar da Türkiye'nin sorunlarını çözmemiş. Bugüne kadar 17 kere anayasa değiştirildi. Henüz istenen hedefe yaklaşamadık. Bu manada bu anayasayı yeniden yazmamız gerekiyor. Biraz da yamalı bohçaya döndü anayasa'' diye konuştu.

Kuzu, anayasanın yapılış şeklinin önemli olduğunu vurgulayarak, toplumun her kesimine yazılar gönderdiklerini, ancak geri dönüşlerin istedikleri oranda olmadığını kaydetti.

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Kuzu, yeni anayasanın diğerlerinden farkının ne olacağının sorulması üzerine, yeni anayasanın kısa ve öz çerçeve çizen bir metin olması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Darbe döneminden kalan birtakım sıkıntıları, öfkeyle konulmuş hükümleri ayıklayan bir metin olmalıdır. Dünyadaki gelişmelere de ayak uyduran bir metin olmalı. Bugünkü anayasanın maddeleriyle ilgili sorunlar yok, sorun muhtevadan kaynaklanıyor. Yargı bağımsızlığını, yargı tarafsızlığını önemsiyoruz. Bu konuda son referandumda önemli yol aldık, yargı dengesinde, yargının normalleşmesinde. Bir de sivil-asker dengesi var. Demokrasinin tanımında sivil önde gider, asker sonra gelir. Bu kuralın uygulanması lazım. Bugüne kadar bunun tersi oldu. Anayasalara çok büyük anlamlar yüklenmemeli. 'Anayasayı çok iyi yazdık, Türkiye'deki bütün sorunlar bitti' şeklinde bakılmamalı. Böyle bir şey yok. Onları uygulayacak insanlar önemlidir.''

Anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemez hükümleri ile ilgili görüşleri sorulan Kuzu, ''Değişmez maddelerle ilgili herhangi bir sorunumuz yok. Değişmez maddelerin uygulanmasından, yorumundan kaynaklanan problemlerimiz var'' diye konuştu.

Kuzu, ''Bedelli askerlik ilgi görürse anayasaya bununla ilgili bir madde eklenir mi?'' şeklinde soru yöneltilmesi üzerine, bunun anayasanın konusu olmadığını ifade ederek, ''Paralı askerlik meselesi doğrudan anayasanın ilgilendiği bir alan değil. Bu kanun konusu'' dedi.

Öğrenciler, daha sonra Kuzu'ya hazırladıkları anayasa taslağının bir örneğini verdi.