"Masadan bir şey çıkacağını sanmıyorum"

KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs sorununda görüşme masasından ''bir şey çıkacağını sanmadığını'' belirterek, ''Ama görüşmeye devam etmek durumundayız.

07 Ocak 2010 Perşembe, 15:37
Abone Ol google-news

Ege Üniversitesi (EÜ) Uluslararası İlişkiler Topluluğu tarafından EÜ Kültür ve Sanat Evinde düzenlenen ''Kıbrıs'ın Geleceği'' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Özgürgün, yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusunda Türk kamuoyunun, genç kuşağın desteğine ihtiyaçları olduğunu, Kıbrıs sorununun sadece Kıbrıslı Türklerin sorunu olmadığını söyledi.

Bu soruna Türkiye'nin 1950'lerde geç müdahil olduğunu, şu anda ABD, İngiltere, Yunanistan, Fransa ve Almanya gibi birçok ülkenin Kıbrıs'ta ''cirit attığını'' belirten Özgürgün, ''Kıbrıs bir Türk-Yunan meselesidir. Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların meselesi değildir'' dedi.

Kıbrıs'taki tarihsel süreçten bahseden Özgürgün, adaya barışı Türk Silahlı Kuvvetlerinin getirdiğini, Anavatan Türkiye ile Kıbrıs konusunda her zaman işbirliği içinde çalıştıklarını belirterek, ''Kıbrıs konusu Türkiye'siz halledilemez'' diye konuştu.

Güney Kıbrıs Rum kesiminde kilisenin çok etkin olduğunu, toprakların hemen hemen yarısının kiliseye ait olduğunu, özellikle işsiz gençlerin kilise tarafından yönlendirilerek çeşitli olaylar çıkarıldığını kaydeden Özgürgün, Rum kesiminin adada bir uzlaşmaya varmaktan kaçtığını ifade etti.

''Oyalıyorlar"

Kıbrıs'ta önemli beş parametre bulunduğunu, bunların toprak, mülkiyet, garantiler, yönetimle paylaşım ve iki kesimlilik olduğunu, KKTC ve Güney Kıbrıs Rum kesimi liderlerinin bu konuları konuşamadığını bildiren Özgürgün, şöyle dedi:
''Toprak konusunu konuşamıyorlar. Mülkiyet konusuna dokunamıyoruz. Bu, bireylerin konusudur. Birçok mal karışmış durumda. Birçok kişi bilmez. Larnaka Uluslararası Havaalanı şu anda bir Türk'ün toprağı. Gayri yasal, Türk'ün toprağı üzerine kurulmuş. Bunun dışında bir tek yönetimle, ekonomik konularla ilgili konuşulabiliyor. Konuştukları, esas meselenin özü değil. Meselenin özü olan hiçbir konuyu konuşamadılar. Beş temel konuya giremiyorlar. Giremedikleri için oyalıyorlar açıkçası bu.''
 


''Yeni temsilcilikler açılacak"

KKTC'nin kendisini tanıtma yönünde çabalarının sürdüğünü ifade eden Özgürgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
''1983'te KKTC kurulduğunda temsilcilik sayısı çok azdı. Şu anda 18 temsilciliğimiz var. Avrupa'da 5 ülkede, Körfez ülkelerinde var. Bahreyn'de Ocak ayı ortasında açıyoruz. Strasbourg'da girişimimiz var. Onda da umutluyuz. İsveç büyükelçisiyle görüştüm. İsveç'in de bize önerisi var. Bir temsilcilik açmamızı kabul ettiler. KKTC'nin bu anlamda çalışması devam ediyor. Türkiye'nin buna büyük katkıları var. Türkiye, büyükelçilikleri bulunduğu yerde bu çalışmaları yapıyor. Oralarda bizim ayrı temsilcilikler kurmamız bu anlamda kolay oluyor.

Geçen yıl Roma'ya temsilcilik açtıktan sonra 9 bin seyahat acentesine mektup gönderdiler. Temsilcilik açmamızın ardından İtalya'dan KKTC'ye turist gelmeye başladı. Rumlar da bunu durdurmak için mektup gönderdiler. 'Bunlar işgal altındaki topraktır, yasal değildir, Türkler'in gasp ettiği Rum topraklarıdır, gelmeyin' diyorlar. Rumların karşı tutumuna rağmen çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Mücadelenin devam etmesi lazım.''

Konferansın ardından EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü, Özgürgün'e plaket ve çiçek verdi.