"Milleti yok saymaktan vazgeçmeliyiz''

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Mevlana'nın 736. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Şeb-i Arus programında ''Milli kimliği etnik kimliğe indirgeyip milleti yok saymaktan vazgeçmeliyiz'' dedi.

17 Aralık 2009 Perşembe, 20:18
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Mevlana'nın 736. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Şeb-i Arus programında, İran Edebiyatının önemli isimlerinden Molla Cami'nin Mevlana hakkında ''Peygamber değildir ancak kitabı vardır'' dediğini anımsattı.

Filozof Hegel'in Mevlana için ''Gelmiş geçmiş en büyük filozoflardan biridir'' dediğini anlatan Baykal, Alman şair Goethe'den ve Nazım Hikmet'in ''Ben de müridinim işte Mevlana'' dizeleriyle biten şiirinden örnekler verdi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Mevlana Dergahı'nı ilk kez 3 Ağustos 1920'de ziyaret ettiğini ve buradan çok etkilendiğini anlatan Baykal, ''Atatürk, daha sonra da pek çok kez bu dergahı ziyaret etmiş, 1923'te yaptığı ziyarette ise dergahta yemek yemiş, Mevlana'nın büyüklüğü üzerine hayranlık dolu sözler söylemiştir'' dedi.

Mevlana'nın İslamı hoşgörü temelinde yansıtan anlayışının bugünkü Anadolu insanının anlayışı olduğunu vurgulayan Baykal, şunları kaydetti:
''Mevlana büyük bir filozoftur, kainat ve insan arasında, hakiki ile zahiri arasında, varlık ile hiçlik arasında bütünselliği anlayan insandır. 'Sarığım, cübbem, başım on para etmez, ben kimse değilim ben yokluğum' demiştir. Mevlana görünenin ötesindeki yokluktur. Buraya 'fenafillah' ile ulaşılır, yoklukta bitmekle ulaşılır, parlamakla değil yanmakla ulaşılır. Mevlana ölmeden önce nasıl ölünür bize bunları öğretiyor. Mevlana Hümanizm anlayışına Avrupa'dan 200 yıl önce ulaşmıştır.''


''Mevlana 8 asır önce nasıl Türk olduğunu söylediyse..."

Mevlana'nın 72 milleti farklı inancıyla eşit bildiğini, sanatı, müziği, raksı ibadetin temeli yaptığını vurgulayan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Mevlana bu alanda çok büyük bir örnek oluşturmuştur, bu nedenle Mevlana hakkında farklı inançlarda olan kişilerin tümü aynı değerlendirmeleri yapma durumunda olmuştur. Bunun için Mevlana'nın daha iyi anlaşılması amacıyla çalışmalıyız. Tarihte Kerbela'nın yaşandığı, onca insanın öldüğü Irak'ın bulunduğu bölgede yaşıyoruz. Bu bölgede barışı ve huzuru koruyabilmenin 2 anlamı vardır.

Biri sevgi ve hoşgörü temelinde birleşmektir, bir diğeri siyasi anlayışımızın Türk Devleti anlayışı içinde olmasıdır. Milli kimliği etnik kimliğe indirgeyip milleti yok saymaktan vazgeçmeliyiz. 'Türkiye toprakları üzerinde yaşayan millete Türk Milleti denir' diyebilmeliyiz, etnik kimliğin ne olursa olsun bütünün eşit parçası olduğunu söylemeliyiz. Bir milletin içinden yeni bir millet çıkarılmasını teşvik etmemeliyiz. Bakınız Mevlana ne diyor; 'düşman gibi görünüyorsam da değilim, Farsça söylüyorum ancak aslım Türk'tür.' Mevlana 8 asır önce nasıl Türk olduğunu söylediyse, bugün biz de Türk Milleti kimliğimize sahip çıkacağız.''


''Anadolu islamiyeti.."

Baykal, ''Hacı Bektaşi Veli '72 Millet birdir' derken nasıl olur biz bir olan milletin parçalanmasına izin verebiliriz'' dedi.

Mevlana'nın yaşadığı asra ve Konya'ya sığmadığını, düşüncesinin tüm dünyaya yayıldığını, evrenselleştiğini dile getiren Baykal, şöyle konuştu:
''Anadolu İslamiyeti, insan, akıl ve hoşgörü üzerine gelişmiştir. Türkiye, İslamiyetin en akılcı yaşandığı yerdir. Bunun için Türkiye, İslamiyet ile laikliği, özgür kadın anlayışı gibi değerleri bağdaştırabilmiştir. Bizim İslam anlayışımız Bin Ladinleri yetiştiren değil Mevlanaları, Hacı Bektaşı Velileri yetiştiren İslam anlayışı olmuştur. Bunun kıymetini iyi bilmeliyiz, ne mutlu kültürümüzde Mevlana gibi büyük bir isim var. Mevlana'yı anlatma konusundaki eksiklerimizi tamamlamalıyız, öğretilerini temel dayanakları olarak anlatmayı başarmalıyız. İslamiyeti Mevlana'nın objektifinden takdim etmenin yolunu bulmalıyız.''