''Muhalefet partileri zamana oynamaktan vazgeçmeli''

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, ''Muhalefet partileri yeni anayasa istiyorlarsa zamana oynamaktan vazgeçmeli. Eğer zamana oynanırsa, Anayasa Uzlaşma Komisyonu, 'Türkiye'ye bu dönemde yeni anayasa yaptırmama komisyonuna' dönüşmüş olur'' dedi.

07 Mayıs 2013 Salı, 16:10
Abone Ol google-news

Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarına ilişkin soru üzerine, komisyonun yaklaşık 1,5 yıldır çalışmalarını sürdürdüğünü ancak arzu edilen bir uzlaşmanın sağlanamadığını ifade etti. Şu ana kadar 174 maddenin müzakere edildiğini, bunlardan 40'ı üzerinde uzlaşma sağlandığını kaydeden Bozdağ, 134 madde üzerinde henüz bir uzlaşmanın söz konusu olamadığını dile getirdi.

Siyasi partilerin uzlaşma gösterebilmesi halinde TBMM'nin yeni anayasa yapma kuvvet ve kudretine sahip olduğuna işaret eden Bozdağ, ancak komisyonun, kendi belirlediği süre dolduktan sonra uzatma kararı almasına rağmen yine de çalışmaları yetiştiremediğini söyledi.

Ucu açık çalışmanın, ''yeni anayasayı hayata geçirmeme'' gibi bir irade ortaya koyduğunu belirten Bozdağ, şöyle devam etti: ''Ucu açık çalıştığınızda, bu, zamana oynamaktır ve ipe un sermektir. Ucu açık çalışmayla, adeta bitmeyen bir senfoni gibi sürekli çalışmaya devam ederiz ama netice ortaya koyamayız. Komisyonun, kendini süreyle kayıtlayan bir karar verip kendilerini de bu konuda uzlaşmaya zorlaması lazım. Süreyi ucu açık yapmak, işi zamana yaymak; 2014'ün seçim yılı olduğunu da göz önünde bulundurursak Türkiye'de yeni anayasayı hayata geçirmemek için zamana oynamaktan başka bir anlam taşımaz. Muhalefet partileri yeni anayasa istiyorlarsa zamana oynamaktan vazgeçmeli. Yeni anayasa için gereken özveriyi hep beraber göstermemiz lazım. Eğer zamana oynanırsa, Anayasa Uzlaşma Komisyonu, 'Türkiye'ye bu dönemde yeni anayasa yaptırmama komisyonuna' dönüşmüş olur. Bunu da kimse arzu etmez. Umarız, görüşmelerde yeni anayasayı hayata geçiren bir karar ortaya çıkar.'' Muhalefetin, ''AKP'nin başkanlık sistemindeki ısrarı nedeniyle çalışmaların sürdürülemediği'' yönündeki iddiasını da değerlendiren Bozdağ, bunun tamamıyla bir çarpıtma olduğunu söyledi.

Başkanlık sistemine ilişkin önerinin, üzerinde müzakere edilen 174 maddenin 24 maddesiyle ilgili olduğunu, CHP'ye göre ise 40 maddesiyle alakalı görüldüğünü anlatan Bozdağ, ''İster 40 ister 24 maddeyle alakalı kabul edin. Başkanlık sistemi ile alakalı olmayan maddelerde de uzlaşma sağlanmadı. Başkanlık sistemini ilgilendiren maddelerin dışındaki bütün maddelerde uzlaşma sağlansaydı, o zaman 'Başkanlık sistemi süreci tıkıyor' denilebilirdi ama böyle bir şey yok. Bu, kamuoyunu yanıltmaya dönük bir gayretten başka bir şey değil'' diye konuştu.

''Masum insanları öldürenlerden hiçbir dönem kahraman çıkmamıştır''

Almanya'daki Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) davasınına ilişkin soruları da yanıtlayan Bozdağ, temel arzularının, mahkemenin tarafsız yargılama yapması ve suçluları hak ettiği cezaya çarptırması olduğunu söyledi. Bozdağ, şöyle devam etti: ''Eğer tarafsız bir yargılama yapılır, suçlular hak ettikleri cezaya çarptırılırsa, Almanya başta olmak üzere Avrupa ve başka yerlerde yükselen ırkçılık ve ayrımcı hareketlere karşı adalet yoluyla verilmiş ciddi bir mesaj ortaya çıkar. Umarız ki mahkeme tarafsız bir yargılama ile faillere hak ettikleri cezayı verir. Böylece yargı da ırkçılık ve aşırılıkla mücadele konusunda verdiği kararla ciddi bir mesaj ortaya koyar. Mahkemenin vereceği karar eğer adalet duygularını tatmin eden bir karar olursa, bu cinayetlerin ortaya çıktığı günden bu yana Türk toplumunda ve Almanya'da yaşayan yabancı topluluklarda, Alman kurumlarına karşı zedelenen güven yeniden tesis edilir. Bu nedenle, dava sürecini oldukça anlamlı görüyoruz. Tarihi bir dava. Bu davayı bazıları 'Almanya'nın Ergenekon'u' olarak nitelendiriyor. Biz de bu olayın sadece yargılanan 5 kişi ile ilgili olmadığına, bunların başka boyutlarının bulunduğuna ilişkin kamuoyunda dolaşan pek çok bilgiye sahibiz. Böylesi önemli davada federal savcılığın soruşturma için iddianame tanzim ederken bunun kamuya dönük ayakları üzerinde yeteri kadar durmamış olmasını büyük bir eksiklik olarak görüyoruz. Çünkü, kamu görevlilerinden bu konuda ihmalleri olanlar bulunduğuna ilişkin pek çok yazı yazıldı ve haber yapıldı. Buna rağmen iddianamede kamuya dönük herhangi soruşturma ya da yargılama talebi yok. Bu konuda bir gelişme olur mu onu da takip edeceğiz. Almanya Federal Meclisi'nde, bu cinayetleri araştıran bir komisyon var. Bu komisyonun raporu da son derece önemli. Bu rapora göre de mahkeme bir değerlendirmeyi elbette ki yapacaktır. Davayı yakından takip edeceğiz.''

Bozdağ, sanıkların mahkemedeki davranışları ile ilgili soruya, ''Ona dair bir değerlendirme yapmaya içim el vermiyor. İnsan olan, insana dair içinde en ufacık bir değer taşıyan birisinin bu cinayetlerden dolayı kendisinde bir meziyet görmesi, kabul edilebilir bir şey değildir. Dünyanın hiçbir yerinde, masum insanları öldürenlerden hiçbir dönem kahraman çıkmamıştır. Her zaman insanlar bu tür kişileri lanetlemiştir. Bugün Almanlar dahil kimse Hitler'i hayırla yad etmiyor'' yanıtını verdi.

Bekir Bozdağ
, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak'ın, partilerinde çalışan bir kişinin polis tarafından ajanlığa zorlandığı yönündeki iddiasına ilişkin soru üzerine, ''Onu işe alanlar, orada çalıştıranlar herhalde BDP'liler. Kendi işe aldıkları kişilerle ilgili değerlendirmeleri elbette kendileri yapacaklardır. Devleti ya da hükümeti suçlarken laftan öte belgelerle konuşmak lazım. Bugün hiçbir partide, hiçbir yerde böyle bir devlet görevlisinin bulunması söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin buna ihtiyacı da yoktur. Hukuk devletlerinde böyle bir şey olmaz. Sayın Kışanak, elinde belge varsa bunu kamuoyu ile paylaşmalı. Yoksa iftiraları iddia diye kamuoyuna taşımamalıdır'' diye konuştu.