'Neden durdurulmadı' diye sordu

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Kayseri'deki terör saldırısıyla ilgili olarak, "Kaç kilometreden geliyor bomba yüklü araç? Karakola kadar geliyorlar. Ya haberiniz var, niye daha önce önleyemiyorsunuz?" diye sordu.

26 Mayıs 2012 Cumartesi, 15:05
Abone Ol google-news

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Ahmet Şekip Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen Osmaniye il kongresinde yaptığı konuşmada, salonda, Türkiye'nin kaderi ve geleceği için beraber olduklarını söyledi.

Osmaniye'nin sorunlarını bildiklerini ve kentten milletvekili çıkaramadıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''81 ilimizi birbirinden ayırmıyoruz. Burada şu an vekilimiz yok ama partinin en genç vekilini Osmaniye için görevlendirdim. Kendisi buradaki vekillerden daha iyi çalışıyor'' diye konuştu.

CHP'nin yürüttü çalışmaların herkes tarafından görüldüğünü dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''CHP'yi herkes görüyor. Bir de beceriksiz yönetimi görüyorsunuz. Adalet ve Kalkınma Partisi... Bunların neresinde adalet var. 34 vatandaşımızı savaş uçağını gönderip, bomlatıp öldürürsün. Dönersin millete dersin ki, 'Ya öldüler ama benim haberim yok. Sonradan haberim oldu'. Olmaz. O zaman senin başbakanlığın bu ülkede tartışılır. Kusura bakma. Haberin yok sınır ötesine gönderiyorsun. Amerika'nın haberi var, senin haberin yok. Kusura bakma ülkeyi Amerika mı yönetiyor, sen mi yönetiyorsun?''

Gerçek ve kalıcı demokrasi ile herkesin düşüncesini özgürce dile getirdiği demokrasiyi getirebilecek tek parti olduğunu, onun da CHP olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Demokrasi herkesin düşüncelerini özgürce dile getirdiği rejimin adıdır. Demokrasi halkın oy verip, milletvekili yaptığı insanların parlamentoda görev yaptığı rejimin adıdır. Eğer siz vatandaşın oy verip seçtiği, yargının da 'Önünde hiçbir engel yoktur' dediği kişileri hapse atarsanız, kusura bakmayın burada demokrasi tartışılır, orada demokrasi yoktur. O demokrasiye demokrasi denmez. Demokrasi, kimsenin inancına, kimsenin kimliğine, rengine bakmadan, insanı yücelten rejimin adıdır. Demokrasi bir kültür rejimidir, bir kültürdür. Biz gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Güçler ayrılığı ilkesini getireceğiz. Yargıyı bağımsız kılacağız. Anayasadan YÖK'ü kaldıracağız. Üniversiteleri özerkleştireceğiz. Demokrasi ve insanlık böyle gelir. Demokrasinin gelişmediği yerlerde, hukuk gelişmez. Hukukun gelişmediği yerde ise insan haklarına saygı olmaz.''


Kayseri'deki terörist saldırı

Kılıçdaroğlu, dün Kayseri'deki terör saldırısını da hatırlatarak, şöyle konuştu:
''Bakınız, dün bir terör saldırısı oldu. Kaç kilometreden geliyor bomba yüklü araç? Karakola kadar geliyorlar. Ya haberiniz var, niye daha önce önleyemiyorsunuz? Bu soruyu şimdi biz sormayacak mıyız? Bunu sorduğumuz zaman beyefendiler rahatsız oluyorlar. Biz, bir kişinin dahi burnunun kanamasını istemeyiz. Sıfır terörle devraldılar. Şimdi bakın neredeyse her gün şehitlerimiz geliyor. Yazık günah değil mi bu ülkeye? Bu ülkede barışı sağlayacak olan, demokrasiyi getirecek olan, hukukun üstünlüğünü egemen kılacak olan parti CHP'dir.''

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Önümüzdeki günlerde bir grup arkadaşımız TBMM Başkanı'na gidecekler ve 'terör nasıl sonlandırılır' onun dilekçesini verecekler. Recep Tayyip Erdoğan alsın o dilekçeyi okusun. Terörü CHP nasıl bitirecek? Bize 'Bunlar hep eleştirir, onların hiç projesi yok' derlerdi. Ben söylüyorum, bu ülkeyi nitelikli bir demokrasiye kavuşturmak, bu ülkeyi sağlıklı yönetmek, herkesin derdine derman olmak, CHP'nin temel görevidir. Her alanda bizim projemiz var. Biz bu ülkede ne sorun varsa, o sorunun nasıl çözüleceğini ilan eden tek partiyiz. Ama bu ülkede sorun çözülmez de, sorun nasıl yaratılır diye sorarsanız, onun da muhatabı var, onun da tek partisi var. O partinin adı da Adalet ve Kalkınma Partisi.''


Suriye eleştirisi

Kılıçdaroğlu, Suriye'deki gelişmelerle ilgili izlenen politikaları da eleştirerek, ''Bunlar Suriye'ye gittiler, beraber caddelerde gezdiler, vizeleri kaldırdılar. Onlar bize geldi, biz onlara gittik. Durumdan esnaf da memnundu. Kimsenin bir derdi yoktu. Ama bir sabah kalktık, Suriye'yi bir numaralı düşman ilan etmişler. Niçin? Batının egemen güçleri öyle söyledi diye'' diye konuştu.

Malatya'ya kurulan füze kalkanını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Malatya'ya bir tane istasyon kurdular. Karşı çıkan kimdi? CHP. Ne diyorlardı, 'NATO'nun.' En son NATO toplantısında ortaya çıktı ki, bu NATO'nun değil. Dışişleri Bakanı hakkında önümüzdeki dönemde gensoru önereceğiz. Bir ülkeyi dış politikada bu kadar büyük açmazlarla karşı karşıya getiren ilk Dışişleri Bakanı''dır'' diye konuştu.

 

Kılıçdaroğlu Hatay'da

Osmaniye'de partisinin il kongresine katıldıktan sonra Hatay'ın Dörtyol ilçesine geçen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yol güzergahında, bir süre önce yaşamını yitirdiği öğrenilen Neşe Çil için kurulmuş taziye çadırını ziyaret ederek, başsağlığı diledi.

Dörtyol'daki bir çay bahçesinde yurttaşlarla sohbet eden Kılıçdaroğlu, daha sonra İskenderun Belediyesi Sebze-Meyve Hali'nin açılışını gerçekleştirdi.

İskenderun Belediyesi tarafından yaptırılan yeni itfaiye binası ile çeşitli tesislerin açılış ve temel atma törenine katılan Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en uzun sınır komşusunun Suriye olduğunu, iki ülke arasında düşmanlığın, çatışmanın olmaması gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, bütün komşu ülkelerle barış içinde yaşanması gerektiğini, Mustafa Kemal Atatürk'ün ''zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir'' dediğini anımsatarak, ''Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde, Osmanlı'nın tarihinde, ondan önceki tarihlerde, hiçbir padişah, hiçbir sultan, hiçbir cumhurbaşkanı, hiçbir başbakan Ortadoğu'ya, Arap dünyasına, Batı'nın sözleriyle seslenmemiştir. Kendi özgür irademizle seslenmişizdir. O nedenle kentimizde barış istiyoruz mutlu insanlar olsun diye, ülkemizde barış istiyoruz mutlu insanlar olsun diye, dünyada barış istiyoruz dünyada huzur olsun diye'' dedi.

Atanmayan öğretmenlerin isteklerine de değinen Kılıçdaroğlu, ''Atanması yapılmayan öğretmenler bizim de yüreğimizi yakıyor. Kanayan bir yara gibi toplumsal yapımızı bozuyor. Huzursuzluk kaynağı. Eğer biz öğretmenle öğrenciyi buluşturamazsak o kutlu Türkiye'yi kuramayız. Atanmayan öğretmenler kavramını kabul etmiyoruz. Mezun olan bütün öğretmenlerimizin atanması gerekiyor'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, geçmişte CHP'ye yönelik ''sadece eleştirir, hiç öneri getirmez'' şeklinde yaklaşımlar olduğunu hatırlatarak, yeni CHP'nin her alanda her soruna çözüm üreten bir parti haline geldiğini belirtti.

Bir toplumda herkesi mutlu etmenin mümkün olmayacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Siz bu ülkede işçiyi, çiftçiyi, emekliyi, memuru, öğrenciyi, öğretmeni mutlu kılan halkça bir paylaşımı sağlarsanız, önce üretimi destekler, sonra halkça paylaşımı desteklerseniz buradan toplumun geniş kesimi mutlu olur. Ama bir kesim memnun olmaz. Şimdi memnun olanlar CHP'nin getireceği düzende memnun olmazlar. Onlar rantiyecidir, faizle geçinenlerdir, emek harcamayan, havadan para kazananlardır. Mustafa Kemal'in devrimlerini aynen sürdüreceğiz, çağdaş uygarlığa kadar. Hiç şüpheniz olmasın. Önce üreteceğiz, alın teri dökeceğiz. Sonra halkça bölüşeceğiz'' dedi.

''Terör konusunda 4 siyasi parti niye bir araya gelmiyor''

30 yıldır ülkedeki terör sorununun çözülemediğini, çünkü hep bürokrat kafasıyla bu soruna bakıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Askeri yolladık olmadı, polisi gönderdik, özel güvenliği gönderdik olmadı'' dedi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Binlerce insanımız hayatını kaybetti. Bu derdi çözmeyen, bunun sorumluluğu kime aittir diye sorsanız bunun tek bir cevabı var? Bunun temel sorumluluğu siyaset kurumuna aittir. Siyaset kurumu işin kolayına kaçıyor. 'Analar ağlamasın' diyor. Kardeşim elbette analar ağlamasın. Önümüzde hafta milletvekillerimiz TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek'e 'terör olayı nasıl sonlanır' diye bir rapor, dilekçe verecekler. Nasıl 4 siyasi parti anayasada bir araya geliyorsa, uzlaşıyorsa, terör konusunda da 4 siyasi parti niye bir araya gelmiyor, niye oturmuyor, niye konuşmuyor? Bizim isteğimiz bu analar ağlamasın. Ben söz veriyorum. Sözümün arkasında duracağım. Anaların ağlamaması için bizim projemiz var. Bizim projemizi beğenmiyorsanız siz onu getirin biz ona destek verelim.
Biz Sivas'ın ötesine de geçiyoruz. Her tarafa gidiyoruz. Şimdi birileri Sivas'ın ötesine gidemiyor. Günah bende değil. Kendi ürettikleri politikalarda. Bizim amacımız şu; herkesin huzur ve barış içinde yaşadığı bir Türkiye. Dünyaya kafa tutan bir Türkiye. Türkiye'yi güçlü kılmanın yolu üretmekten, çalışmaktan geçer.''


Uludere olayı

Kılıçdaroğlu, Uludere ile ilgili bir yabancı gazetenin ''istihbaratın Amerikan kaynaklardan geldiği'' yönünde yazı yazdığını belirterek, şunları kaydetti:
''İkinci soruyu biz sorduk; Emri kim verdi? Sayın Başbakan diyor ki; 'bombaladıktan sonra benim haberim oldu'. Olmaz. Neden olmaz? Sınır ötesi operasyon, yani TSK'nın bir başka ülkenin topraklarına girmesi TBMM'nin yetkisindedir. O yetkiyi TBMM bir tezkereyle hükümete verdi. Çünkü dedi ki; 'Benim terörü önlemem lazım, bana yetki verin'. TBMM yetkiyi verdi. Eğer bir hükümette bir Başbakan sınır ötesi olur, 'benim haberim yoktu' derse kimse kusura bakmasın o koltuk tartışmaya açılır. Kimse kusura bakmasın. Biz kendi ülkemizi insanımızı seviyoruz. İnsanımıza saygı duyuyoruz. Bütün ülkelerle dost ve barış içinde yaşamak istiyoruz. Ama hukukun üstünlüğü çerçevesinde yaşamak isteriz. Hukukun olmadığı yerde demokrasi olmaz, insan hakları olmaz, kadın erkek eşitliği olmaz. Hukukun olmadığı yerde insanlar fikirlerini özgürce dile getiremezler.''