Neo-nazi cinayetleri Meclis gündeminde

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Almanya'daki neo-nazi saldırıları ile ilgili olarak ''Bu ırkçı saldırıları devletin içerisinde koruyan birtakım birimler mi var?'' diye sordukları Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un ''Bizzat ben bu işin takipçisiyim, bu konuda bana güvenin'' dediğini anlattı.

07 Aralık 2011 Çarşamba, 16:11
Abone Ol google-news

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye-Almanya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı, AKP Samsun Milletvekili Çağatay Kılıç ile gerçekleştirdikleri Almanya ziyaretinin perde arkasını AA muhabirine anlattı.

Komisyon Başkanı Üstün, Almanya Cumhurbaşkanı, İçişleri ve Dışişleri bakanlarına, ''15 yaşındaki çocuğun bile bu cinayetleri işleyebileceği aklınıza geldi de bunların neo-nazi saldırısı olabileceğini neden düşünmediniz? Cinayetler birer gün arayla aynı silahla işlenmiş. Bu kadar organize bir iş olduğunu amatör birisi bile tespit edebilecekken, bunu niye tespit edemediniz? Acaba gerçekten bu canileri, ırkçıları polisin, devletin içerisinde koruyan birtakım birimler mi var?'' diye sorduklarını söyledi.

Alman yetkililerin ''Bunları araştırıyoruz'' dediklerini belirten Üstün, şöyle konuştu:
''Biz, kendimizden örnek verdik. Alman Cumhurbaşkanı, İçişleri ve Dışişleri Bakanlarına, 'Alman devletini sizden daha fazla sevdiğini iddia eden birileri çıkabilir. Türkiye bu konuda acı tecrübelerden geçti; Türkiye'de de ülkesini ve devletini siyasetçilerden, başbakandan, bakanlardan, milletvekillerinden çok daha fazla sevdiğini söyleyen tipler vardı, biz bunları yargılıyoruz. Sizin de bu yargılama süreçlerinden geçmeniz lazım' dedik.
'Irkçı neo-nazilerden hem Almanları hem de Türkleri kurtaralım. Türkler, bu cinayetlerden sonra güven duygularını yitirmişler; Alman polisine, yargısına, politikacısına güvenmiyor. Sizin o insanlara güven duygusu vermeniz, sahip çıkmanız lazım' dedik.''

''Hukuki masrafları Türkiye karşılayacak''

Üstün, ölenlerin ailelerine, bütün hukuki masraflarını Türkiye'nin karşılayacağını, çocuklarına, okullarını bitirene kadar eğitim bursu vereceklerini söylediklerini bildirdi.

''Görüşmelerdeki hava nasıldı, bu işi çözmek istiyor gibi bir havaları var mıydı?'' sorusuna Üstün, ''Hepsi gerçekten son derece mahcuptu ve söylediklerinde samimiydi. 'Nereden başımıza böyle bir şey geldi, biz de bunlardan çok çekiyoruz' havası vardı'' yanıtını verdi.

Ayhan Sefer Üstün, Alman yetkililere, ''Bunlar devlet yetkilileri tarafından korunmuş, üzerlerine gidilmemiş, bunların ortadan kaldırılması için artık, bu bir vesile olsun'' dediklerini belirterek, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un, ''Bizzat ben bu işin takipçisiyim, bu konuda bana güvenin. Bu ailelerin travmalarını, çektikleri acıları yüreğimde hissediyorum ve anlayabiliyorum, ben bu işin arkasındayım'' dediğini kaydetti.

Almanya İçişleri Bakanının, ''450 kişilik bir ekibin cinayetleri aydınlatmaya çalıştığını'' söylediğini ifade eden Üstün, ''Bakan ayrıca, 'Neo-naziler binayı yakmak istemişler, ancak camlar patlamadığı için yangın çabuk sönmüş ve bu nedenle de belge ve bilgilerin çoğuna ulaştık, bu da bizim avantaj. Bu belge ve bilgilerden çetenin arkasındakilerinin de bulunacağını ümit ediyoruz, Biz tetikçiyi aramıyoruz, tetikçinin arkasındakileri arıyoruz' dedi'' diye konutu.

Üstün, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun, ''Sayın Başbakan, ben ve TBMM bu konuda taraftır, bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz'' dediğini de söyledi.

''1929 krizinden sonra Hitler ve Mussolini çıkmıştı''

Bu olayla birlikte başka bir tehlikeye dikkat çekmek istediğini ifade eden Üstün, ''1929'da büyük bir dünya ve Avrupa krizi yaşandı, ondan sonra Hitler ve Mussolini ortaya çıktı. Şimdide dünya ve Avrupa benzer bir kriz yaşıyor. Ekonomik krizler sonunda, birtakım ırkçı faaliyetler ve yaklaşımlar daha da artıyor. Bu durumda da fatura, o ülkeye dışarıdan gelmiş insanlara kesiliyor. Böyle bir tehlike de Almanya ve Avusturya ile diğer Avrupa ülkelerini bekliyor. Bu işi sıkı tutarsak bunu da engellemiş oluruz'' dedi.

''Milletvekilleri Almanya'daki duruşmaları takip edecek''

Yarınki komisyon toplantısında, Almanya'da meydana gelen ırkçı neo-nazi cinayetlerinin gündem maddelerinden birisi olacağını belirten Üstün, toplantıda, Almanya'ya gidip incelemelerde bulunmak üzere çalışma kararı alacaklarını söyledi.

Üstün, çalışma kararı almaları halinde, Almanya'da ırkçı saldırılarda ölen Türklerin aileleri, sivil toplum örgütleri ve devlet yetkilileri ile görüşeceklerini kaydederek, sanıkların yargılanacakları mahkemeleri de izleyeceklerini ifade etti. Üstün, ''Komisyon üyesi milletvekilleri yargılama süreçlerini takip edecek. Çalışma ve incelemelerimiz sonunda hazırlayacağımız raporu uluslararası camia ile paylaşacağız'' dedi.

''Almanya'da ve Avrupa'da yükselen ırkçı saldırılara ve İslamafobiye karşı bir rapor hazırlamak istiyoruz'' diyen Üstün, ölen Türklerin ailelerinin çok büyük travmalar yaşadığını kaydetti. Başkan Üstün, ''Çünkü aileler, olaylardan sonra, kendi babasını, oğlunu ve kocasını öldürdüğü suçlamasına muhatap olmuşlar, uzun yargılama süreçlerinden geçmişler. Yargılama aşamasında işyerlerini kapatmak zorunda kalmışlar, vergi veren o aileler sosyal yardıma muhtaç duruma gelmişler'' dedi.

''Polis, babaya 'oğlunu sen mi öldürdün?' diye sormuş''

Üstün, bunların tazminat davasına konu olabilecek konular olduğunu belirterek, Alman hükümetinin, o kişileri koruyamadığı için hizmet kusuru açısından böyle bir sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini bildirdi.

Öldürülen Türklerin eşlerine, ''Kocanı sen mi öldürdün? Başka bir kadınla ilişkisi mi vardı? Kocan eroin kaçakçısı mıydı?'' gibi akla hayale gelmeyecek sorular sorulduğunu, hatta 11 yaşındaki bir kız çocuğunun, ''Babanı sen mi öldürdün?'' diye sorgulandığını ifade eden Üstün, ''Bir baba silah sesi duyunca dükkana koşmuş, kanlar içerisinde yerde yatan oğlunu kucağına almış. Bu arada polis, çocuğu babasının elleri arasında görünce, 'Sen mi öldürdün diye?' günlerce sorgulamış'' diye konuştu.