'Nükleer santral ihalesi karara bağlanmalı'

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, nükleer santral ihalesine dönük sürecin devam ettiğini belirtirken ''Ağustos ayında önemli bir kısmını bitirmiş olmamız lazım, son bir ay içinde bunu karara bağlamak lazım'' dedi.

10 Ağustos 2009 Pazartesi, 09:19
Abone Ol google-news

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nda (TPAO) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında Nükleer santral ihalesine ilişkin sürecin sorulması üzerine ihale sürecinin devam ettiğini, ülkenin menfaat ve çıkarları doğrultusunda değerlendirmeler yapıldığını ifade ederek, en son Rusya ile yapılan görüşmelerde de Türkiye'nin fiyat beklentisi olduğunun belirtildiğini söyledi.

''Bu konuda makul bir noktada birleşirse bu iş olur'' diyen Yıldız, fiyatta makul bir noktada birleşilmesi ve bunun sıhhatli bir yapıda olması durumunda yüzde 15, yüzde 20 ya da yüzde 25 gibi bir oranda kamu hissesi konusunun da gündeme gelebileceğini kaydetti. Burada önemli olanın nükleer santralle ilgili teknolojiyi ve santrali makul fiyatlarla ülkeye kazandırmak olduğunu vurgulayan Yıldız, TEDAŞ'ın 15 yıllık alım garantisinin söz konusu olmakla birlikte bunun 60 yıllık bir yapı olduğunu söyledi.

Yıldız, nükleer santralin Türkiye'ye 60 yıl faaliyet gösterecek bir yapı olması noktasından bakıldığında bu konunun sık elenip sık dokunması ve enine boyuna tartışılmasının anlayışla karşılanması gerektiğini ifade etti.

İhalenin ne zaman sonuçlanacağına ilişkin bir soru üzerine de Yıldız, ağustos ayında bunun önemli bir kısmını bitirmiş olmak gerektiğini belirterek, ''Son bir ay içinde de bunu karara bağlamak lazım'' diye konuştu.

Rusya'dan Batı hattından alınan gaz için kontratın ne zamana kadar uzatılacağının sorulması üzerine, bu konuda henüz bir netleşme olmadığını ancak, Türkiye'nin kendi kaynaklarıyla ya da diğer ülkelerle yapacağı anlaşmalar dikkate alınarak, bunun 15 yıldan başlayıp 25 yıla kadar sürebileceğini söyledi.

Batı hattından alınan gazın bir başka ülkede değerlendirilmesini teminen re-export talepleri de olduğunu bildiren Yıldız, ''bu olumlu da cevap bulabilir ya da bulmayabilir'' dedi. Söz konusu hatta miktarın yine 6 milyar metreküp civarında devam edeceğini ifade eden Yıldız, görüşmelerde fiyatın ucuzlatılması konusunda taleplerini de yinelediklerini kaydetti.

 

'Nahçıvan'da iyi niyet protokolü imzalandı'

Yıldız , AB'nin arz güvenliği konusu, Nabucco ve Türkiye'nin enerji konusunda entegrasyonu ile birlikte bölgede, Rusya, Irak, Suriye, Azerbaycan gibi ülkelerde son dönemde bir hareketlenme görüldüğünü bildirdi.

Türkiye'nin Rusya ile gerçekleştirdiği görüşmeler ve anlaşmaların ardından kendisinin de Nahçıvan'a gittiğini anlatan Yıldız, Nahçıvan'da da bir iyi niyet protokülü imzaladıklarını söyledi. Nahçıvan'da yapılan toplantılarda, Iğdır'dan 500 milyon metreküp civarında doğalgaz verilmesi konusunda bir mutabakat zaptı imzaladıklarını anlatan Yıldız, bu işe ticaret olarak bakmadıklarını, iki ülke arasındaki ilişkilerin, kardeşliğin pekiştirmesi olarak baktıklarını ifade etti.

Önümüzdeki hafta sonu da Suriye'ye doğalgaz ve elektrik enterkonnektif sistemle alakalı bir anlaşma imzalamaya gideceklerini anlatan Yıldız, ''dolayısıyla bölgemizde bulanan enerji diplomasisiyle alakalı gelişmelerin önemli bir kısmını tamamlamış bulunacağız'' dedi.

Küresel krizin etkisiyle talep edilen miktar ve fiyatlardaki düşüşler nedeniyle petrol ve doğalgaz ithalatında bir düşüş olduğuna dikkat çeken Yıldız, bunun 2009 yılının ilk 6 ayına göre petrolde yüzde 57, doğal gazda yüzde 32'lik bir azalmaya tekabül ettiğini kaydetti.
Rusya ile son olarak enerjiden dış ticarete, gümrüklerden tarıma kadar bir çok protokol imzalandığını hatırlatan Yıldız, böylelikle Rusya ile daha önceki işbirliklerinin bir anlamda kurumsallaştığını söyledi.

Nabucco ve Güney Akım

Yıldız, ''Türkiye'nin bütün bu son bir ayda yaptığı anlaşmalardan kesinlikle güçlü çıktığı tartışılmazdır'' dedi. Son dönemde Güney Akım ve Nabucco projelerinin birbirlerine alternatif projeler olarak tartışıldığını hatırlatan Yıldız, gerek Güney Akım gerekse Nabucco'ya Avrupa'nın artan doğal gaz ihtiyacı ve ithalata bağımlılık artışı dikkate alındığında orta ve uzun vadeli projeler olarak bakmak gerektiğini söyledi.

Her iki projenin de birbirini teyit ettiğini ve Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik konumunu güçlendirdiğini vurgulayan Yıldız, arz güvenliği noktasında AB ülkeleri ile Türkiye'nin çıkarlarının örtüştüğünü kaydetti. Yıldız, ''Bu doğrultuda AB ülkelerinin mutlaka Türkiye ile alakalı kritikleri, yorumları tekrardan gözden geçireceği kanaatindeyim. AB ister enerji başlığını açmış olsun ister açmamış olsun, Türkiye son bir aydaki gelişmelerle beraber enerjide özellikle Avrupa Birliğinin tam merkezindedir. Enerji sektörümüz, ulusal siyasetimiz açısından bir katalizör görevi yapacaktır'' diye konuştu.

Azerilerle doğalgaz görüşmeleri

Azerbaycan'dan 8 milyar metreküp doğalgaz alımı konusunda miktarda bir değişiklik olup olmadığının sorulması üzerine Yıldız, 4 milyar metreküp kamu yoluyla, 4 milyar metrüküp de kendilerinin pazarlaması yoluyla 8 milyar mektreküp üzerinde şimdiye kadar görüşmelerinin bulunduğunu, bu miktarda henüz bir değişiklik olmadığını söyledi. Bu anlaşmaya bir bütün, bir paket olarak bakmak gerektiğini ifade eden Yıldız, paketin içinde miktar, fiyat ve transit geçiş ücretleri konularının bulunduğunu kaydetti.

Azerbaycan ile Şahdeniz 1 ve Şahdeniz 2 projelerine ilişkin de görüşmelerde de belli bir noktaya gelindiğini, her iki tarafın da görüşmelere pozitif yaklaştığını anlatan Yıldız, şöyle devam etti: ''Şahdeniz 1 projesiyle alakalı fiyat regülasyonu ve kontratın devamı ile alakalı çok büyük bir problem çıkmayacağını düşünüyorum. Şahdeniz 2'de de fiyat ve miktarla alakalı anlaşılmayacak bir durum yok, piyasa belli, fiyat konusunda bir sıkıntı doğmayacağını düşünüyorum, görüşmeler devam ediyor''.

Suriye ziyareti

Suriye'ye yapılacak ziyaret kapsamında da Türkiye'nin Suriye ile de hem doğalgaz hem elektrik konusunda görüşmeler yapacağını anlatan Yıldız, Suriye'nin elektrik ihtiyacı bulunduğunu, bu kapsamda ilk etapta 250 megavat, daha sonra miktarı farklı olmak üzere Türkiye'nin bu ülkeye elektrik vereceğini kaydetti.

Doğalgaz konusunda da Mısır'dan başlayarak Türkiye'ye uzanan Arap doğalgaz hattına ilişkin bir anlaşma imzalanacağını bu kapsamda 18 ayda tamamlanması planlanan boru hattında Türkiye'nin kendi bölgesinde boru hattını tamamlayacağını bildirdi. Bu arada TPAO'nun Irak'ta ikinci faz ihalelere davet edildiğini hatırlatan Yıldız, bu konuda tarihin ay sonunda yapılacak toplantı ile açıklanacağını belirtti.

Al  ya da öde yükümlülükleri

Küresel krizin de etkisiyle doğalgaz ithalatının azaldığının bunun al ya da öde yükümlülüklerini nasıl etkilediğinin sorulması üzerine, Yıldız, Türkiye'nin ilk 6 ayda aldığı gazın geçen seneye göre azaldığını, al ya öde yükümlülüğü altında ödenmesi gereken bir miktar çıkabileceğini söyledi.

Bununla alakalı Rusya ve İran'la yapılan görüşmeler olduğunu belirten Yıldız, ''biz bunun ertelenmesini isteyebiliriz miktar açısından değil, nakit açısından. Bunu istemek hakkımızdır olumlu ya da olumsuz sonuç alabiliriz ama istemek hakkımız'' dedi.
 

Nükleer santral ihalesi

Bir soru üzerine de nükleer santral ihalesinde makul bir fiyatta buluşulmasının önemli olduğunu vurgulayan Yıldız, ancak sadece fiyata odaklanılmaması gerektiğini söyledi. Nükleer santralle alakalı ihale şartlarının değişmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığına işaret eden Yıldız, kamu hissesi konusunun da kanunda yer aldığını, yani hukuki açıdan bir sorun bulunmadığını bildirdi.
 

Türkiye'nin enerjide Rusya'ya bağımlılığı

Türkiye'nin son yaptığı anlaşmalarla Rusya'ya enerjide bağımlığının arttığının hatırlatılması üzerine de Yıldız, ister kamu, ister özel sektör kanalıyla olsun öncelikle Türkiye'nin çıkarlarını ve kazanımlarını düşündüklerini belirtti ve şöyle devam etti: ''Rusya'ya bağımlıyız dersek bundan önce sorulması gereken soru şu, petrolde ya da doğal gazda bağımlılığın azaltılması konusunda ne tür teklifler var, bu teklifler nasıl değerlendiriliyor. Bize bir ülkeden teklif geldi de (biz bu teklifleri değerlendirmeyiz) diye mi düşünüyoruz yoksa bunları son derece realistik ve rasyonel şekilde Türkiye'nin büyüme hızına karşılık gelebilecek yapıyla karşılamaya mı çalışıyoruz. Ben her yumurtanın aynı sepette olmasını istemem. Türkiye'nin çok önemli bir enerji politikası ve stratejisi vardır ancak Türkiye'nin aynı zamanda birebir karşılaştığı gerçekleri de vardır. Türkiye bugün gazın 40'ta 39'ını dışarıdan temin etmektedir. O zaman bu gazı tedarik ederken ülke çeşitlendirmesine ve güzergah çeşitlendirmesine dikkat ediyoruz ve varsa teklifleri fizibıl olması şartıyla bütün teklifleri değerlendiriyoruz.''