'O para silah alımı için kullanılmayacak'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bedelli askerlikle ilgili yasa teklifine buradan elde edilecek gelirle öğrenci yurdu yapılması ile ilgili bir koşul koyduklarını belirterek, ''O para, silah alımı için kullanılmayacak'' dedi.

17 Mart 2011 Perşembe, 08:25
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'dan İstanbul'a gelişinde, Atatürk Havalimanı'nda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, ''Başbakan Erdoğan, nükleer santral konusunda ısrarını sürdürüyor. Bu konuda kamuoyunda tepki oluşuyor. Ne söylemek istersiniz?'' sorusu üzerine, Kılıçdaroğlu, ''Sayın Başbakan, savcılıktan sonra nükleer uzmanlığına da soyundu'' ifadesini kullandı.
Kemal Kılıçdaroğlu, nükleer enerji konusunda Türkiye'deki uzmanların ve yetkin çevrelerin dinlenmesi ve dünyadaki gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini ifade ederek, ''Bakın Çin, nükleer santralle ilgili bütün çalışmalarını durdurdu. Dolayısıyla bizim de bu konuya sağduyulu bakmamız lazım. Daha dikkatli olmamız lazım. Felaketleri görüyorsunuz. O felaketlerden ders çıkarmamız lazım''
diye konuştu.

''Nükleer santrale karşı mısınız?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Nükleer santrale karşı değiliz. Nükleer teknolojiyi bilmeliyiz, nükleer teknolojiden yararlanmalıyız ama bunun koşulu, AKP'nin dayattığı koşullar gibi olmamalı. Nükleer santral yapıyoruz, ama ihalesiz. Hangi gerekçeyle ihalesiz? Bunları bilmeden bunları sorgulamadan gerçekleri bulamayız. Kim daha ucuza? Kim daha güvenli? Kaçıncı kuşak bu nükleer santraller? Bütün bunların bilinmesi ve tartışılması gerekirdi. Türkiye'de tartışılmadı, gidildi Rusya'da bir anlaşma imzalandı. O anlaşma parlamentodan geçirildi, yasa maddesi haline dönüştürüldü. Ve ondan sonra bize dayatılıyor, 'Biz bu nükleer santrali yapacağız' diye. Nedir bunun güvenliği? Daha örneği yok bu yapılacak nükleer santralin. Dolayısıyla bu konuda yetkin çevrelerin, akademisyenlerin, uzmanların oturup tartışması lazım. Dünya bu konuda nereye gidiyor? Hangi gelişmeler var? Bütün bunlar tartışılmalı, kamuoyu tatmin edilmeli, gerekirse yapılmalı. Bizim bu konuda çok sayıda endişelerimiz var.''

 

'İkna edici olamazsınız'

Kılıçdaroğlu, ''Bedelli askerlik konusunda hükümet çevrelerinden yoğun eleştiriler yapılıyor. Sayın Bekir Bozdağ da sizin için, 'bedelsiz atıyor' demiş. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?'' sorusu üzerine, Türkiye'de yüz binlerce kişinin askere gitmek için sıra beklediğini anımsattı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: ''Bunlar, iş kurmak, çalışmak, üretmek yükümlülüklerini bir an önce tamamlamak istiyorlar. Biz ne yaptık? 'maddi durumu iyi olanlar bedelli, olmayanlar bedelsiz kısa dönem askerliklerini yapıp bitirsinler' dedik. Böylece bu yığılmayı da bitirmiş olalım. Bu talebimize tepki gösteriliyor. Niye tepki gösteriyorlar? Bana bir akılcı tepki söyleyebilirler mi? 'Şu gerekçeyle karşı çıkıyoruz' diye. Hayır, neymiş efendim 'CHP bunu teklif etti. Teklif ettiğine göre bu yanlıştır.' Bu görüşle eğer siz halkın karşısına çıkarsanız, ikna edici olamazsınız. Bakın biz teklifimizi verdik, siz de gelin parlamento gündemine alalım, tartışalım. Geniş halk kitlelerini, gençleri dinleyelim. Bakalım ne diyorlar? Önce diyorlardı ki 'bedelli', biz yoksul çocuklarına bedelsiz yapacağız. Buyursunlar gelsinler.''

Kılıçdaroğlu, ''Sayın İlhan Cihaner'in adaylığına yeşil ışık yakacak mısınız?'' sorusu üzerine de ''Hiç kimseye adaylık için verilmiş sözümüz yok. Daha henüz partimize herhangi bir başvuru da yok. Çünkü süreç de başlamadı'' yanıtını verdi. ''Sayın Balbay için de mi aynı şey geçerli?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ''Ben az önce aynı şeyi söyledim'' ifadesini kullandı. Kemal Kılıçdaroğlu, ''Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Savcılığından ifade için davet geldi mi?'' sorusunu da ''Hayır, herhangi bir davet gelmedi'' diye yanıtladı.

 

'Aile Sigortası' projesi konusunda eleştiriliyoruz'

CHP İstanbul İl Başkanlığı ve DİSK tarafından ortaklaşa düzenlenen ''Sosyal Demokrasinin Sosyali Nedir?'' konulu konferansa katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salona girişte ''Başbakan Kemal'' sloganlarıyla karşılandı. Kılıçdaroğlu, konferansta yaptığı konuşmada, sosyal devlet, sosyal alan, SSK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi kurumların temel hedefinin mutlu bir toplum yaratmak olduğunu söyledi. ''Aile Sigortası'' projesi konusunda eleştirildiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''(Aileye eğer düzenli geliri yoksa, para yoksa her ay sosyal devletin gereği olarak en az 600 TL para vereceğiz ve bu parayı kadının banka hesabına yatıracağız, kadını toplumda güçlendireceğiz) dedik. Bir kıyamet koptu, (Siz bunun kaynağını nereden bulacaksınız, siz hayalcisiniz) diye. Avrupa'da uygulanıyor hayalci değil de biz yapacağımız zaman mı hayalci oluyoruz? Asıl itiraz edenlerin utanması gereken bir şey var. 1971 yılında Türkiye, aile sigortasını getirmeye söz vermiş, parlamentodan yasa geçirmiş, Uluslararası Çalışma Örgütünün 102 sayılı sözleşmesini onaylamış. Bu 40 yıllık bir hayaldir. 40 yıllık hayali biz dile getirdik diye isyan ediyorlar. Bu hayali gerçekleştireceğiz.''

Kılıçdaroğlu, ''Aile Sigortası'' ile aynı zamanda reel sektörü de güçlendireceklerini, ekonominin kırılganlığını azaltacaklarını vurgulayarak, ''Biz ne yaptığımızı biliyoruz, çünkü biz ülkemizi, insanımızı seviyoruz. İnsanımızın onurlu olduğuna inanıyoruz, insanımızın yoksulluğunun sömürülmesine karşıyız. Biz bunu düşünüyoruz, beyler başka bir şey düşünüyorlar. Bunun için aramızda ciddi bir fark var. Sosyal demokrasi derken, sosyal devlet derken biz bunu düşünüyoruz. Onların demokrasi ile de ilgisi yok, sosyal devletle de ilgisi yok. Onların tek ilgi alanı var, ceplerimizi nasıl doldurabiliriz, milletin gözünü nasıl karartabiliriz, onları nasıl aldatabiliriz'' şeklinde konuştu.

Bedelli askerlik teklifi

Askerlik süresine de değinen Kılıçdaroğlu, bu süreyi önce 9, sonra da 6 aya indireceklerini söylediklerini hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Milli Savunma Bakanlığının bütçesi saydam olacak. Herkes nasıl hesabını veriyorsa ordudan da hesabı sorulacak, denetlenecek. Yine dedik ki profesyonel ordu olsun, öyle milyonlarca kişiyi niye silah altına alalım? Daha etkin, daha güçlü bir ordu olsun. Binlerce insan sıra bekliyor ne zaman askere gideceğim diye. Ne dedik, bekleyenler kısa dönem askerliklerini yapsın bitirelim. Varlıklı olanlar bedel ödesin, varlıksız olanlardan herhangi bir ücret alınmasın. 'Vay efendim siz bunu nasıl söylersiniz?' dediler. Biz bunu söyleriz. Niye söyleriz? Araştırırız, bakarız, doğruluğunu ölçeriz, tartarız ve ondan sonra da söyleriz. Birileri gibi söylemeyiz. Binlerce kişi askerlik için sıra bekliyorsa bu yığılmanın bir önce eritilmesi lazım. Bir koşul daha koyduk verdiğimiz kanun teklifinde. Bedelli askerlik yapanlardan alınacak ücretlerle öğrenci yurdu yapılacak, başka bir yere harcanmayacak. Önemli bir değişime imza atıyoruz. O para, silah alımı için kullanılmayacak. Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin çözemediği yurt sorununu çözeceğiz. Onlar bedelli ya da bedelsiz askerliğe değil, biz öğrenci yurdu yapacağız ya kafayı ona takmışlar. Eyvah çocuklar yine karanlık odaklara teslim olamayacak, şu CHP'nin düşündüğüne bak.''

Kılıçdaroğlu, demokrasilerde basının özgür olduğunu vurgulayarak, basının özgür olmadığı yerde halkın haber alma hakkının olamayacağını ve doğru haber alamayacağını kaydetti.
''Bireyi birey yapan onun özgürlüğüdür, onun düşünmesidir'' diyen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti. ''Birey düşünemeyecekse birileri onun yerine düşünecekse sosyal devlet yoktur, hukuk devleti de yoktur. Bireyin özgürlüğü, onun hukukun üstünlüğüne inanması ve onu korumasıyla başlar. Eğer siz gazetecilerin evlerini sabahın 5-6'sında basıp niye tutuklandıklarını bilmeden alıp hapishaneye tıkarsanız bunlar olmaz. Benim özgür olmam yetmez, bireyin özgürlüğü yetmez. Toplumun özgürlüğü ile bireyin özgürlüğü anlam taşır. Medya da özgür olacak, medya üzerinde de baskı olmayacak.''

Şu anda 68 gazetecinin cezaevinde bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Yarın kaça çıkacağını kimse bilmiyor. Bizim ülkemizde iktidar buna 'ileri demokrasi' diyor. Köşe yazarları kendisine otosansür uyguladı. Hükümeti eleştirdi diye bazı köşe yazarlarının işine son verildiği düzene AKP, 'ileri demokrasi' diyor. Bunlardan birisi de kalktı dedi ki 'Bizdeki medya özgürlüğü Amerika'dan çok daha ileride'. Bunu söyleyen kişiyi mizah dergilerine havale ettim. En iyi yanıtı onlar verir.''