"Obama hayalkırıklığı yaratabilir"

İtalya'da yayımlanan La Stampa gazetesi, ABD'nin 44. Başkanı seçilen Barack Obama'ya yönelik coşkunun yerini karışık görüşler aldığını iddia ettti. Massimo Gramellini yazdığı makalede "2 ay önce yeni Başkan, Büyücü Merlin ile Süpermen arası bir karışım olarak görülüyordu. Şimdi sözlerini tutamayabileceğini kendisi itiraf ediyor" derken, Reginald Dale halkın yüksek beklentisinin hayalkırıklığına yol açabileceğini belirtti.

19 Ocak 2009 Pazartesi, 08:37
Abone Ol google-news

ABD'nin 44. başkanı seçildiği sırada tüm dünyada büyük ilgiyle karşılanan Barack Obama'ya yönelik coşku, yerini karışık görüşlere bırakıyor.

Ağırlaşan küresel resesyon, Orta Doğu'daki yeni düşmanlıklar, Guantanamo'nun kapatılmasıyla ilgili engeller, İran, Kuzey Kore, Afganistan gibi birçok konuyla birlikte şimdi Obama'nın ne kadar değişime gidebileceği sorulmaya başlandı.

İtalya'da yayımlanan La Stampa gazetesinde Massimo Gramellini imzasıyla yer alan makalede, "Yalnızca 2 ay önce yeni Başkan, Büyücü Merlin ile Süpermen arası bir karışım olarak görülüyordu. Şimdiyse tüm sözlerini tutamayabileceğini kendisi itiraf ediyor. Kim bilebilir ki, belki de gelecek haftanın sonuna dek birileri azlini isteyebilir" yorumu yapıldı.

Fransa Obama destek ağı başkanı Samuel Solvit de "İdealizm zayıfladı" görüşünde. Solvit, herkeste az da olsa bir düş bulunduğunu, ancak şimdi halkın daha gerçekçi olduğunu belirtti.

İsrail'in son Gazze saldırıları da Obama'ya bakışı etkiledi. Obama, Gazze konusunda yalnızca endişeli olduğunu belirtmiş, yemin törenine dek sessiz kalmayı tercih etmişti.

Müslümanlar, Obama'nın İsrail'in Gazze saldırılarını hedef alan uluslararası eleştirilere neden katılmadığını bilmek istiyor. Geçen hafta Tahran'da Obama'nın posterleri de yakılırken, "Obama'ya ölüm" sloganı atılmıştı.

Mısırlı devlet memuru Adil Fevzi, "Obama görevi devralıncaya kadar Gazze'de belki yüzlerce, binlerce kişi ölecek. Harekete geçmesi için de çok geç olacak" görüşünü dile getirdi.

Bunlarla birlikte küresel ekonomik çöküş de Obama'nın etrafını kuşatıyor. Dünyanın birçok yerinde liderler ve kamuoyu, Obama'nın piyasaları nasıl düzeltebileceğini, güveni nasıl restore edebileceğini görmek üzere bekliyor.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Obama yönetiminin daha güçlü bir küresel ekonominin inşası için Çin ve Avrupa ile birlikte çalışmada başarılı olacağından emin olduklarını dile getiriyorlar. Brown, Obama'nın "Amerika'nın, dünyanın uzun dönemli refahına nasıl katkıda bulunabileceğine dair büyük bir vizyona sahip olduğu" görüşünde.

İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt de geçen hafta mecliste yaptığı konuşmada, Obama'nın karşı karşıya olduğu zorluklara dair empati kurarak, Barack Obama gibi kendisinden büyük beklentiler olan bir Amerikan başkanı olmanın zorluğuna dikkati çekti.

Washington'da bulunan Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nden Reginald Dale, her yerde halkın yüksek beklentisi olduğunu hatırlatarak, bunun Obama'nın hayalkırıklığı yaratmasına yol açabileceğini belirtti.

Dale, "ABD, tüm dünyanın sorunlarını çözemez. Yeterli parası, askeri gücü yok. Başkan da Kongre ve anayasa ile sınırlı. Kurucular, bir kişinin monark gibi hareket etmesini engellemek istedi" dedi.

Başlangıçta basit görünen Obama'nın gündemindeki her madde, karmaşık bir yapıya dönüşüyor. Guanatanamo'nun kapatılması örneğinde olduğu gibi... Obama, ilk idari kararının bu olacağını ima etmişti, ancak uzmanlar bu amaca ulaşmanın bir yıl alabileceğini belirtiyor.

Reginald Dale, ayrıca lojistik sorunlara dikkati çekerek, "Ya aniden Usame bin Ladin yakalanırsa. Onu nereye koyacağız" sorusunu ortaya attı ve bu konuda uzaktan konuşmanın kolay olduğunu savundu.

Obama, seçim kampanyasında Irak'taki muharip askerleri 16 ayda çekme, Afganistan'a odaklanma sözü de vermişti. Ancak, Başkan Obama'nın Savunma Bakanlığı, daha fazla asker için müttefiklerini ikna etmede zorlanabilir.

Meksika, şimdiden Obama'nın ekonomide getireceği değişime ya da göçmen reformuna ilişkin beklentilerini azaltmış durumda. Meksika Hazine Bakanı Agustin Carstens, "Günün sonunda gerçekçi olmamız gerek" diyor.

Tüm bunlara rağmen, "Obamanya" başta Avrupa kıtası olmak üzere halen birçok yerde geçerli.

Londra'nın kuzeyinde manavlık yapan 41 yaşındaki Dean Cole, hala büyük umutları olduğunu belirtiyor ve Obama'yı duyduğunda onun büyük bir misyonu olduğunu düşündüğünü aktarıyor.

Roma'da yaşayan 53 yaşındaki tezgahtar Maria Gabriella Lunato da Obama'yı Papa gibi değerlendiriyor ve ekliyor, "Yalnızca bir Amerikan başkanı değil, dünyaya adaleti dağıtan bir kişi olacak."

İsveçli 72 yaşındaki emekli Lise Lindeberg ise Obama'nın sırtına çok fazla şey yüklendiğini düşünüyor. Lindeberg, halkın Obama'yı bir çeşit mesih gibi, kurtarıcı olarak görmeyi istediğine dikkati çekiyor ve bunun mümkün olmadığını hatırlatıyor.