'Öcalan'a ev hapsi dışında çözüm yolu yok'

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Öcalan için, "İmralı'da tutulan bir şahıs değildir, Türkiye'nin özgürlüğe, barışa dair geleceğidir" dedi. Hükümetin Öcalan için ev hapsini kısa sürede uygulamaya koymasını isteyen Demirtaş, "Bunun ışındaki hiçbir yol çözüm yolu değildir" dedi.

11 Ekim 2011 Salı, 12:22
Abone Ol google-news

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Sel felaketinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek sözlerine başlayan Demirtaş Meclis TV'nin yayınlarına getirilen sınırlamayı eleştirdi. TRT'ye yüklenen Demirtaş şunları söyledi: "Kamu yayıncılığı yapması gereken bu kuruluş, hükümetin emir komutasında halkın sesini kısıyor. AKP istediği gibi TRT'yi yönlendiriyor. Gidin TRT Genel Müdürlüğüne girin. AKP Genel Merkezine mi girdiniz, TRT Genel Müdürlüğüne mi ayırt edemezsiniz. Meclis TV'den ne istiyorsun. AKP için değişen bir şey yok, zaten bütün TV'ler AKP grubunu canlı veriyor. Bu zihniyet açık bir sansür zihniyetidir. Bu bizim düşüncelerimizin halka yanmaması aleve dalaveredir."
 

'TRT'yi kapatın'

TRT'ye katkı payı kesilirken BDP'li, CHP'li diye kimsenin ayrılmadığını söyleyen Demirtaş, "AKP yayın organıysan çıkıp açıkla. Gereğini yap istifa et. Bu iş düzelecek başka yolu yok. Bu kurumu kendi yayın organın haline getirmişsen bu yayının bağımsızlığından bahsedilemez. Böyleyse TRT kapatılsın" dedi.
 

'İmralı'da tutsak alınan Öcalan değil Türkiye'nin geleceğidir'

Demirtaş konuşmasında, BDP'nin de desteklediği Gemlik yürüyüşüne karşı polisin müdahalesini eleştirdi. Yapılan müdahalenin 80 yıllık inkar politikasının tekrarından ibaret olduğunu savunan Demirtaş şunları söyledi: "9 Ekim'de sayın Öcalan'a karşı başlayan ve 15 Şubatta sona eren uluslararası komplo ile bu sorun bitmiştir yalanıdır. Gemlik yürüyüşü ile bu yalanı teşhir etmek istedik. İmralı'da tutsak alınan Öcalan değildir, Türkiye'nin geleceğidir. Bu komplo sorunları çözmeye yönelik bir komplo değildir. Sorunu çözümsüzlüğe mahkum etme komplosudur. İmralı'da tutuklanan şahıs, bir şahıs değil çözüm iradesidir. Bir kez daha tecritle rehin alma politikalarıyla oyun oynanmak isteniyor."

Kürt halkının Gemlik'e giderek bu oyunlara dikkat çekmek istediğini savunan Demirtaş, "Ama yüce kutsal devlet bunu engelliyor. Birileri de buna seviniyor provakasyon engellendi diye. Engellediğiniz barış girişimidir. Bunu anladığınız gün barış gelir" dedi.

'Evren anayasası iki gün rafa kalktı'

Gemlik'te yaşananların devletin uygulamalarının tekrarı olduğunu anlatan Demirtaş, 90'lı yıllara dönüldüğünü ileri sürerek şöyle devam etti: "Bir hükümet beğenmediği Kenan Evren anayasasını bile 8-9 Ekim günü rafa kaldırmıştır. Kürtler iki gün anayasasız yaşadı. Seyahat özgürlüğü yok, basın özgürlüğü yok. Hiçbir dayanağı olmadan rafa kaldırıldı. Ne diyor hükümet 90'lı yıllara dönüş olmayacak. 90'lı yıllar budur işte yasanın anayasanın yürürlükte olmadığı yıllardır."

Grup salonunda slogan atıldı

Demirtaş, "Çok kötü bir faşizan tutum uygulanmıştır. İki gün boyunca kimliklerine bakılarak Kürtler seyahat edememiştir, buna hukukun üstünlüğü denmiştir. Kürtlerin ve muhalefetin sesini kesebilirsiniz, hepimizin cezaevine atabilirsiniz sansür uygulayabilirsiniz" diye konuşmaya devam ederken salonda bulunan bir partili, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganı attı. Parti görevlileri slogan atan kişiye müdahale ederek dışarı çıkardı.

'Kuyruğun atı salladığı nerede görülmüş?'

Demirtaş, AKP hükümetine "Bize yapılanları Tansu Çiler'e Kenan Evren'e sorun, siz daha fazlasını yapamazsınız" diye seslenerek şöyle devam etti: "Gidip Kenan Evren'i Tansu Çiller'i dinleyin, anılarını anlatsınlar. Bize ne yaptıklarını anlatsınlar size. Başarılı olup olmadıklarını anlatsınlar. Bakın size tavsiyede bulunacaklar mı, siz de aynısını yapın diyecekler mi? Biri eyalet sistemi öneriyor. Diğeri yaptıklarından pişman nerede olduğu belli değil, tarihin çöplüğünde. Ama bunlar aynı zihniyeti devam ettirerek aynı anlayışı dayatmaya çalışıyorlar. 90'lı yıllarda bunu söylüyorlardı 'ben devletim' derdi ensenize sıkardı, 'ben devletim' derdi köylerinizi yakardı. Bugün de öyle 'ben devletim' diyor karşımıza çıkıyor. Bre cahil, kuyruğun atı salladığı nerede görülmüş. Tarih böyle bir şey yazmış mı? Sen devletsen görevin halka hizmet etmek halka köle olmak. Başka bir devlet anlayışını tanımıyoruz. Zorba devleti tanımıyoruz. Böylesi bir devlet anlayışının meşruiyeti bizim nazarımızda yoktur. Sen bu halka karşı 80 yıldır böyle davrandın. Ben devletim diye hakaret etmeye çalıştın. Ezmeye çalıştın. Bu halk senin gibi devleti tanımıyor, 'çekil önümden' diyor. Senin gibi zorba bir devlet anlayışını Kürt halkı tanımıyor."
 

'Bir adet İçişleri Bakanı'

Demirtaş, Gemlik yürüyüşü sırasında BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak'ın üzerine öldürme kastıyla araç sürüldüğünü iddia ederek İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e yüklendi. Demirtaş, "Bir adet İçişleri Bakanı var ki. Allah'dan iki adet yok. Ülkede iç savaş çıkardı. Böyle bir anlayış bir zihniyet bize demokrasi getirecek. Milletvekiline bu anlayışı gösterenin halka neler yapacağını söz hayal edin" dedi.
 

'Öcalan'a ev hapsi dışında çözüm yok'

Öcalan için, "İmralı'da tutulan bir şahıs değildir Türkiye'nin özgürlüğe barışa dair geleceğidir" diyen Demirtaş, ev hapsinin kısa vadede hükümetin uygulamaya koyması gerektiğini söyledi. Demirtaş, "Biz bu öneriyi söylerken bize saldırdınız hakaret ettiniz ama aynı zamanda gidip görüştünüz. İyi yaptınız, kim bilir kaç insanın canı kurtuldu. Şimdi yaptığımız bu akılcı öneriyi dikkate alın. Bunu Türkiye tartışmak zorunda. Bildiğiniz inandığımız akılcı gerçekçi yolu gösteriyor. Bunun dışındaki hiçbir yol çözüm yolu değildir" dedi.
 

Bahçeli'ye Kandil yanıtı

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Kandil'e bayrak dik" sözlerine gönderme yapan Demirtaş, "Şuraya buraya bayrak dikmekle, dikmeye çalışmakla sadece kan dökersiniz, sadece sorunu büyütürsünüz. Akılcı önerileri sunanları linç etmeye kalkarsanız ortada konuşacağınız kimse kalmaz. Açıkça tartışalım ev hapsinin neyi yanlış?" diye sordu. 29 isyanın bastırıldığını, son isyanın liderinin Öcalan olduğunu söyleyen Demirtaş, "Sorunu çözmek için bu isyanın lideriyle oturup anlaşacaksınız ve bunu bitireceksiniz" dedi.
Öcalan ile görüşmelere "koster bozuk, rüzgar var" sözleriyle ciddiyetsiz yaklaşıldığını ileri süren Demirtaş, "Hergün insanlar ölüyor. Açık şekilde söylüyoruz. Başka yolu yok. Bilen varsa söylesin. 30 yıllık tekrarları bize çözüm diye dayatmayın. Çözümü olan varsa söylesin, yoksa bizim önerimizi gelsinler tartışalım" dedi.

'Kürtleri yanına alan kazanır'

Suriye'de yaşanan gelişmeleri değerlendiren Demirtaş, Şamaal Temo'nun öldürülmesini kınadı. "Suriye'deki gelişmeler artık yeni bir dönemin işaretidir. Esad rejiminin yapamayacağı çılgınlık yoktur" diyen Demirtaş, Ortadoğu'da Türkiye, İran, İsrail'den sonra devlet olmamasına rağmen Kürtlerin siyasi bir irade ve denge olduğunu belirterek şunları söyledi: "Devlet olmamasına rağmen Ortadoğu'da bir Kürt halkı gerçekliği vardır. Bunun doğru hesaplanmalı. Kürt halkı Ortadoğu'da siyasi bir güç ve dengedir. Kürt halkını yanına almayı başaranlar kazanacak geriye kalanlar kaybedecektir. Türk dış politikası bu konuda yanılıyor. Kürtleri karşısında alarak asla ama asla bölgeye barış gelmez. İç ve dış politikayı dizayn edenlere sesleniyorum. Yaptığınız iş akılsızbir iştir. Kürt sorununu acilen çözmek zorundayız."

'Bir adet Bakanın sözlerini Bakanlık duvarına asacağız'

Demirtaş, KCK operasyonları kapsamında gözaltına alınıp tutuklananlarla ilgili İçişleri Bakanı Şahin'in verdiği sayıları da eleştirdi. İçişleri Bakanının 485 kişinin KCK operasyonları tutuklandığı sözlerini hatırlatan Demirtaş şöyle devam etti: "Bir adet İçişleri Bakanı 'gerekirse o kadar insan tutuklanabilir' diyor. Bence bu veciz sözün büyük harflerle İçişleri Bakanlığı'nın kapısına asılması gerekiyor. Herkes bilsin ki, bu ülkeye böyle bir İçişleri Bakanı geldi ve geçti. Bunun unutulmaması gerekir. Unutulmaması gereken bir İçişleri Bakanımız olsun istiyoruz. Kendini hakim yargı yerine koyan bir İçişleri Bakanının unutulması haksızlıktır. Bunu hak ediyor. Türkiye böyle bir zat-ı muhteşemi tarihe yazmalıdır ki bir daha başımıza böyle bir adet bakan gelmesin. Hukuka saygısı varsa zerre kadar onuru varsa istifa etsin ama biz onun o sözünü oraya asacağız. Gidip emlak işleriyle uğraşsın. Kaç adet daire satar bilmiyoruz ama insan işleriyle uğraşmasın."
 

'Cezaevine girmeye hazırız'

KCK operasyonlarının AKP eliyle yürütüldüğünü ileri süren Demirtaş, bütün parti toplantılarının dinlendiğini, kayıtlar daha parti arşivine girmeden AKP'ye gittiğini oradan da savcıların önüne konulduğunu ileri sürdü. Demirtaş, "Tezgah bu. Buna KCK operasyonları diyorlar. Bir söz var ya, 'Bir ülkede yasalar köleliği dayatıyorsa onurlu bir insan için en iyi yer cezaevidir" denir. Biz hazırız. Sadece blok milletvekilleri 114 yıl hapis yapmış ve bugün siyaset sahnesindedirler. Biz böyle bir anlayışız hapis gördük zülm gördük ve bugün siyasette ısrarcıyız. Ama biz böyle devam edeceğiz diyorsanız o sizin bileceğiniz iştir. Biz daha da büyüyeceğiz, biz direndikçe büyüyeceğiz, sizin cellatlarınız zindanlarınız küçülecek" dedi.

KCK operasyonu kapsamında tutuklanan Şırnak Belediye başkanını aynı gün görevden el çektirilmesiyle ilgili yazısının gönderildiğini savunan Demirtaş, "Belediyeyi alamadılar böyle yapıyorlar. Belediyeleri alabilirsiniz ama orası size zindan olur, orada haps olursunuz, dışarı çıkamazsınız. Orayı size zindana çeviririz" dedi.