Ölümü bekliyorlar

Hasta mahkumlar için harekete geçen yok

17 Ocak 2014 Cuma, 11:49
Abone Ol google-news

İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı 2013 yılı verilerine göre cezaevlerinde 163’ü ağır olmak üzere 544 hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı hasta mahkumlara yönelik çözüm önerilerine karşı hareke geçmiyor. Verilere göre, “Çok ciddi tedavi görmeleri gerektiği için tahliye edilmesi beklenen hasta mahpuslar” bölümünde yer alan 108 mahkum için çözüm bekleniyor. Mahkumların içerisinde, konuşmakta zorlananlar, hafıza kaybı yaşayanlar, beyninde tümör tespit edilen mahkumlar ve kanser olanlar var.

Türkiye’deki cezaevlerinde hak ihlallerinin tavan yaptığı bir dönemde, hasta mahkumlara gösterilen yaklaşım içler acısı durumda. Hem İHD’nin hem de CHP Cezaevi Komisyonu’nun bu yönde hazırladığı raporlara karşın, Adalet Bakanlığı cezaevlerinde mahkumların koşullarını iyileştirecek sorunları gidermiyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devreye girerek ağır hasta mahkumları Anayasa’nın 104. maddesine göre “sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ve kaldırmak” yetkisine dayanarak mahkumların tahliye edilmesini sağlaması isteniyor.

Acı çeken çok tahliye yok

İHD’nin son yaptığı açıklama ve CHP Cezaevi Komisyonu’nun “Hasta Mahpuslar Raporu”na göre cezaevinde tahliye edilmeyi bekleyen hasta mahkumların hikayeleri şöyle:

E. A.: Sol kolu dirseğine yakın yerden, sağ kolu da bilekten kesilmiş durumdadır. Elinin ve kolunun kesilmesine yol açan patlamadan önce de başından vurulmuştur. Konuşmakta zorlanıyor ve unutkanlık yaşıyor.

A. H. Y.: İstanbul’da 9 Ağustos 2012 tarihinde yaşanan soygun sırasında 6 kurşunla yaralandı ve felç kaldı. Adli Tıp Kurumu’nun, Y.’nin “sakatlık nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, bir başkasının desteği ile bakıma muhtaç olduğu” yönündeki 23 Ocak 2013 tarihli raporu mahkemeye gönderildi. Bu raporun gönderildiği tarihten sonra iki duruşmada da raporu dikkate alınmadı.

R. Ö.: 1993’te müebbet hapisle cezalandırılan, beyninde tümör tespit edilen R.Ö., yatalak oldu ve vücudunun sol tarafını kullanamaz hale geldi. Adli Tıp Kurumu’nca hastalığı nedeniyle “cezaevinde yaşamını sürdüremeyeceği” yönünde karar verilince, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nca “şahsın bizzat kendisinin toplum güvenliği açısından bir tehlike teşkil etmediğini ancak; serbest bırakılması halinde propaganda aracı olarak kullanılabileceği ve huzursuzluk yaratabileceği” gerekçesiyle tahliye talebi reddedildi.

S. T.: 16 yıldır cezaevinde tutulan S. T. hafızasını kaybetti, yürüyememekte ve tek başına hiçbir ihtiyacını karşılıyamıyor. Adli Tıp Kurumu’nunolumlu raporu sonrasında Savcılık tarafından sorulan görüş üzerine Siirt Terörle Mücadele Şubesi “Toplum güvenliği için tehlikelidir” dedi. S.T.’nin serbest bırakılma talebi reddedildi.

S. A.: 50 yaşında olan S.A müebbet hapis cezası çekmektedir. 1995-2005 yılları arasında hapishanede kaldıktan sonra tahliye edilen S.A 2011 yılında cezasının onanması üzerine yeniden hapsedilmiştir. Normal koşullar altında 2032 yılına kadar hapishanede kalması beklenen S.A., epilepsi hastası ve kafasında platin vardır. 2000 yılında hapishanelere yönelik gerçekleştirilen operasyonda kafasına demir çubukla vurularak kafatasının parçalandığını belirten S.A yalnız kalmaması gerektiğine dair doktor raporu olduğunu belirtti.