Orta hasarlı binalara elektrik ve su yok

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, kentteki orta hasarlı binaların suyunu, elektriğini ve doğal gazını keseceklerini belirterek, binaların boşaltılmasının ardından yıkılmaları konusunda gerekli çalışmaları yapacaklarını söyledi.

16 Kasım 2011 Çarşamba, 15:19
Abone Ol google-news

Sakarya Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SESAM) ve Sakarya Büyükşehir Belediyesinin katkısıyla Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''Türkiye'de Deprem Olgusu: Gerçekler ve Yanılgılar'' konulu panelde konuşan Toçoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hasarlı binalarla ilgili gösterdiği kararlılığın yerel yöneticilere güç verdiğini söyledi.

1999'daki depremin ardından şehir merkezinde getirilen kat sınırlamasının tedbir alma yolunda önemli bir mesafe olduğunu düşündüğünü ifade eden Toçoğlu, ''Deprem 1999 yönetmeliğine göre binalarımızın yapılması, yeni yerleşim bölgesinde yeni bir şehir geliştirilmesi, şehir çanağında da kat sınırlamasının devam etmesinin tedbir açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün için sorun ne? Bugün için sorun özelikle 1999 depreminde orta hasarlı binalar sınıfına sokulup da bugüne kadar herhangi bir işlem yapılamayan binalardır. Sakarya'nın bugün en önemli, önde gelen sorunu budur'' dedi.

Deprem döneminde hasar tespiti yapılan ancak hasarsız denilen çok katlı binaların da orta hasarlı konutların ardından ikinci önemli sorunu teşkil ettiğine dikkati çeken Toçoğlu, hasarsız görünen ancak deprem riski taşıyan binalarla ilgili yeni bir kanun hazırlığı bulunduğunu hatırlattı.

Valiliklerin Afet Kanunu'na göre orta hasarlı binalar konusunda belediyelere uyarı yazısı gönderdiğini ifade eden Toçoğlu, şöyle konuştu:
''Afet Kanunu'na göre aslında orta hasarlı gösterilip de onarılmayan binaların bir yıl içinde yıkılması gerekiyor. Ancak hükümetler orta hasarlı bina sahiplerine zaman tanımak için 2010'un başına kadar süre tanımış. Bu işin safahatı var. 2010 yılının başına kadar orta hasarlı binaların onarımıyla ilgili süre uzatımı yapıldı. Ancak 2010'un başından itibaren bu binalar süre uzatımı yapılmadığı için otomatik olarak ağır hasar durumuna geçti. Biz olayın neresindeyiz? Olayın tam içindeyiz. Gerek valiliğimiz gerekse belediye başkanları bir araya geldik. Şu anda binaları güncelliyoruz. Binaları günceller güncellemez de hemen tedbir almaya başlayacağız. Ne yapacağız? Öncelikli olarak sularını, elektriklerini, doğal gazlarını keseceğiz bu binaların. Çünkü bu binaların yıkımlarından önce mutlaka boşaltılması lazım.''


''Kıyamete kadar süre tanınsa bu binaları onarmayacaklar''

Depremin ne zaman olacağının garantisi bulunmadığını belirten Toçoğlu, gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini bildirdi.

Toçoğlu, orta hasarlı binalarda kiracı olarak yaşayan öğrenciler için de sürekli uyarıda bulunduklarına işaret ederek, ''Üniversite tahsili yapan insanların bu konuda fazla mazeretleri olmaz. Bu konuda biz de arkadaşlarımıza bazı şeyler öneriyoruz. Diyoruz ki 'Deprem görmemiş binaların yapıldığı yeni yerleşim bölgelerindeki binalardan ev tutun. Size ulaşım konusunda ve hangi konuda olursa olsun belediyeler olarak yardımcı olalım.' Üniversite hocalarımızın bu konuda büyük duyarlılık göstermesini bekliyorum. Gidin, Yenikent'ten evler tutun, ulaşım dairemizle, üniversite yetkilileriyle temas edin ulaşım saatlerinize göre araçlarımızı ayarlayalım. O binalarda durmayın'' diye konuştu.

Orta hasarlı binalarda kiracı olarak yaşayan kişilerin ufak tefek sorunlar nedeniyle Yenikent'i tercih etmemelerini anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Toçoğlu, şunları kaydetti:
''Çok kısa sürede bu binalarla ilgili tedbir almaya başlayacağız. Sularını keseceğiz, elektriklerini keseceğiz ve doğal gaz verilmesini önleyeceğiz. Ondan sonra da binaları boşaltacağız ve bu binaların yıkılması konusunda gereken çalışmaları yapacağız. Orta hasarlı binaların kayıtları valiliklerde, belediyelerimizde, üniversitemizde var. Bu orta hasarlı binalarda kiracı olarak bulunmayalım. Mal sahipleri için söyleyecek bir şeyim yok. Zaten devlet 10 yıldır süre tanımış. Öyle anlaşılıyor ki kıyamete kadar süre tanınsa bu binaları onarmayacaklar ve üzerlerine boya badana yapıp kiraya verecekler. Bu ahlaki bir tutum değil. Onun için ev sahipleri konusunda bir şey söylemiyorum, biz gerekli tedbirleri alacağız. Kendilerinden bu binalarla ilgili fazla bir şey beklemiyoruz, gerekeni yapacağız. İnşallah bu bilincin, duyarlılığın artırılması konusunda basına da çok iş düşüyor. 'Belediye başkanı şöyle yaptı' demekle hiçbir kayıp geri gelmiyor. Sonuçta biz siyasiyiz, halkın oyuyla geliyoruz. Hepsi kararlılık gerektiren işler, bu anlamda çok büyük desteklere ihtiyacımız var.''