Perinçek ile hakim arasında tartışma yaşandı

Taleplerin alındığı birinci ''Ergenekon'' davasında mahkeme heyetine başkanlık yapan hakim Hasan Hüseyin Özese ile sanıklar İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Muzaffer Tekin ve Veli Küçük arasında tartışmalar yaşandı.

22 Nisan 2011 Cuma, 08:31
Abone Ol google-news

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada konuşan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, mahkemenin kendisine verdiği 4 duruşmadan men cezasının, kendi talebi üzerine getirilen tanıkların ifadelerinin alınmasına denk getirildiğini ileri sürdü.

Tecrit hücresinde kaldığını, 1,80'ne 1,80 boyutundaki hücrede 3 kişi kaldıklarını iddia eden Perinçek, ''Hücrede pencere yoktu, dilekçemiz üzerine gelip bir delik açıp cam taktılar. Pencere açılıp kapanır. Pencere değil, delik açtılar'' dedi.

Balyoz Planı davasına atıfta bulunarak, ''Amerikan emperyalizmi, Genelkurmay Başkanını esir aldı. Bütün subayları hapiste olan Genelkurmay Başkanı özgür mü? Bu yargılamanın işlevi budur. Türk ordusunu, direnmesin, mücadele etmesin diye zindanlara tıktınız'' dedi.

Korku imparatorluğu oluşturulduğunu iddia eden Perinçek'in, ''Korku imparatorluğu, Silivri ve Hasdal zindanlarının üzerinde duruyor'' şeklindeki sözleri üzerine heyete başkanlık yapan Hasan Hüseyin Özese, ''Bunlar mahkememizi hedef alan sözler'' uyarısında bulundu.

''Vatansever hakimlere sesleniyorum. İçinde vatan sevgisi, yurtseverlik kırıntısı olan hakim arıyorum'' diye konuşan Perinçek, hakimlerde bunları aradığını dile getirdi.

Doğu Perinçek'in bu yöndeki sözleri üzerine ''Mahkemeyi itham ediyorsunuz'' diye uyaran Özese ile Perinçek arasında tartışma yaşandı.

Bu sırada araya girerek ''bağırmayın'' diyen Muzaffer Tekin'e de Özese, oturduğu yerden konuşmaması, araya girmemesi konusunda uyarı yaptı.

Tekin'in ''bağırmayın'' şeklindeki sözlerine Tekin, ''Siz bağırmayın'' diyerek karşılık verdi.

Özese'nin dosya kapsamına göre karar verildiğini belirtmesi üzerine Perinçek, ''Dosya kapsamı mı kaldı. Danıştay'daki bütün rezalet ortaya çıktı'' dedi.


Konuşması sırasında süresinin azaldığı konusunda Özese'nin sık sık uyarıda bulunduğu Perinçek, yüksek sesle devam ettiği konuşmasında, ''Her şey yalan. Her şey tertip. Hakimler hakkaniyet duygusunu kaybetti. Kurgu ile buradaki Türk toplumu arasındaki hakikat duygusu kopmuştur. Her şey ortada ama hakikatin yararı bu mahkemede yok. Sizin keşfetmek istediğiniz bir hakikat yok'' dedi.
Konuşmasının ardından salondan çıkan Perinçek ''Hakikat sizi rahatsız ediyor'' diye konuşunca Özese, ''Rahatsız etmiyor. Maddi gerçeği araştırıyoruz'' dedi.


Muzaffer Tekin

Tutuklu sanık Muzaffer Tekin de mahkemenin, tanık olarak dinlenen Esra Feride Gökçimen'i sorduğu sorularla desteklemeye çalıştığını ileri sürdü.

Tekin'in, Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese'ye hitaben, ''Benimle şahsi bir husumetiniz olmadığına inanıyorum ama bizi siyasete ve medyaya malzeme yapıyorsunuz. Bu tutumunuzdan lütfen vazgeçin'' dedi.

Özese de bunun üzerine Tekin'i, mahkemeyi hedef alan sözler sarf etmemesi konusunda uyardı.

Yüksek sesle ''Burada suç ve suçlu yaratıyorsunuz. 3 dakikan kaldı, 5 dakikan daha var gibi sözlerle savunma bile yaptırmıyorsunuz. Benim 2-3 aydır çalışarak hazırladığım savunmama saygınız yok'' diye konuştu.

Özese de yarım saatlik sürenin beyanları almak için yeterli olduğunu belirterek, mahkemenin disiplin ve kurallarına uyulması gerektiğini söyledi.

Özese'nin 7 dakikasının kaldığını söylediği Tekin, ''Daha da konuşmuyorum'' diyerek notlarını topladı.

Tekin'in ''Bu gerçekler bozuyor sizi'' şeklindeki sözlerine Özese, ''Niye bozsun. Konuşmanızda mahkemeyi itham edici sözler söylüyorsunuz. Oturun'' dedi.

Kürsüden ayrılırken Tekin, ''Bugün makam ve yetkinizi, arkanıza aldığınız güçle kendi menfaatinize kullanıyorsunuz. Ancak keser döner sap döner, elbet gün gelir hesap döner'' diye tepki gösterdi.


Veli Küçük

Mahkemeye başkanlık eden hakim Özese, tutuklu sanıklardan Veli Küçük'ü de savunmasını yaptığı sırada konuşma süresini dikkatli kullanması konusunda uyardı.

Bunun üzerine 3,5 yıldır tutuklu olduğunu belirten Küçük, ''Beni kısıtlayamazsınız. İstediğim kadar konuşurum'' diye tepki gösterdi. Bu sırada seyirci bölümünden bir kadının ''Burada vatandaşı yargılıyorsunuz'' şeklindeki bağırması duyuldu.

Özese de konuşan kişinin kim olduğunu sorup ayağa kalkmasını istedi. Seyirci bölümünden 2-3 kişinin ayağa kalkarak, ''Ben konuştum. Konuşan benim'' dedi. Bunun üzerine Özese, ''Burası duruşma salonu. Lütfen saygılı olun'' dedikten sonra konuşan ve tepki gösterenlerin dışarı çıkarılmasını istedi.

Dışarı çıkarılan izleyicilerden erkek olanının kendilerine refakat eden jandarma görevlilerine direndikleri gözlendi.

Bu sırada duruşmaya ara verildi.

Jandarma görevlisine diren izleyicilerden Ahmet Çiftçi hakkında, mahkemenin talimatıyla ''memura mukavemet'' suçlamasıyla tutanak tutuldu. Çiftçi'nin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edileceği öğrenildi.

Bayan izleyici Ayfer Arabacı'nın ise duruşma salonuna girmesine yasak getirildi.
 

Salondaki Gerginlik

Aranın ardından talep konuşmasına devam eden Veli Küçük'e, Özese, konuşma süresinin dolduğunu, sözlerini toparlamasını söyledi.

Bunun üzerine Küçük, konuşmasını tamamlamadan kürsüden ayrılmayacağını belirterek, bir süre daha konuşmaya devam etti.

Özese'nin ''Veli Bey süreniz bitti, lütfen sözlerinizi toparlayın'' uyarısı üzerine Küçük'ün avukatı Zeynep Küçük araya girerek, bu uygulamaya itiraz etti.

Özese de avukat Küçük'e söz vermeyerek yerine oturmasını söyledi. Veli Küçük de Zeynep Küçük'e hitaben, ''Kızım boş ver. Ne yapıyorsun sen, biz esaret kampındayız'' şeklinde konuştu.

Ardından Atatürk'ün bir konuşmasını okumaya başlayan Küçük, mahkemenin sözlerini kesmesine engel olmak için de ''Atatürk'ün sözünü kimse kesemez'' dedi.

Yazının bitmesi üzerine Özese, konuşmasını bitirmesini söylediği Küçük'ün konuşmaya devam etmesi üzerine, Özese Küçük'ün mikrofonunu kapattırdı.

Bu arada, sanıklardan Muzazaffer Tekin ve avukat Zeynep Küçük yerlerinden kalkarak mahkeme heyetine bağırarak tepki gösterdi.

Özese'nin jandarmaya, Küçük'ün kürsüden alınması talimatı vermesi üzerine, Veli Küçük, hakimlere bağırmaya başladı. Kürsüye gelen görevli Jandarma yüzbaşıya da parmağını sallayarak, ''Sen bana dokunamazsın, beni buradan hiç kimse alamaz'' diye konuştu.

Bunun üzerine Özese, mahkemenin bir düzeni olduğunu hatırlatarak, ''Bu düzene herkes uymak zorunda. Siz de uyacaksınız'' dedi.

Duruşmaya ara verilmesinin ardından da bağırmaya devam eden Veli Küçük'ü, üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu, ''Mahkemeye saygılı olmak zorundasınız. Bağırmayın'' şeklinde uyardı. Buna karşılık sanık Küçük, ''Sen bağırma'' dedi.

Duruşmada küfür eden Osman Yıldırım'ın üzerine yürümek isteyen sanıklardan Semih Tufan Gülaltay, güçlükle zapt edilerek salondan çıkarıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, aranın ardından konuşmak için kürsüye gelen tutuklu sanıklardan Mehmet Demirtaş, mahkemenin 12 ayda ancak 6 saat sanıkları dinleyebildiğini belirterek, ''Sizi en küçüğünüz olarak itidale davet ediyorum'' dedi.

Demirtaş, konuşmasında heyetin daha önce aldığı kararlar ve dinlenen tanıklardan örnekler vererek eleştirilerde bulundu.

Özese de ''Mahkeme heyetine hakaret anlamına gelecek sözler söylememeye dikkat edin'' diyerek Demirtaş'ı uyardı. Demirtaş, ''Bunları siz yaptınız efendim. Yaptıklarınızı anlatıyorum'' diye konuştu.

Bu sırada sanık Osman Yıldırım, Demirtaş'a ''Saygılı ol lan'' diye bağırarak küfretti. Bunun üzerine sanıklardan Doğu Perinçek de mahkeme heyetine 'Siz nasıl hakimsiniz? Adam küfür ediyor'' dedi.

Aynı anda sanıklardan Semih Tufan Gülaltay da Osman Yıldırım'ın üzerine yürüdü.

Jandarmanın engellediği Gülaltay, görevliler tarafından güçlükle zapt edilerek salondan çıkarıldı.

Özese, diğer sanıkların da küfür ettiği hatırlatmaları üzerine Yıldırım'ı salondan çıkarttı.

Dışarı çıkarılırken Yıldırım'ın ağzının kapatıldığı görüldü.

Demirtaş'ın konuşması sırasında hakaret etmemesi konusunda uyaran Özese'nin ''Hakimler tarafsızdır'' sözlerine de izleyicilerin güldükleri görüldü.

Özese de ''Yeter. Burası seminer salonu değil. Duruşma salonu'' diyerek izleyicileri uyardı.

Duruşma, taleplerin alınmasıyla devam ediyor.

Aranın ardından duruşmaya devam ediliyor.
 

Ergenekon soruşturması kapsamında ifadelerin alınmasına devam ediliyor

Ergenekon soruşturma kapsamında, ifade vermek için Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine gelen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Küçük, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız, ''şüpheli'' sıfatıyla ifadesini aldığı Prof. Dr. Küçük'ü serbest bıraktı.

Küçük, daha sonra Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinden ayrıldı.

Aynı soruşturma kapsamında adliyeye gelen Malatya İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr.  Salim Cöhce ve Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. Mehmet Aydın'ın ise henüz ifadesinin alınmadığı öğrenildi.