Romney'nin ''gafları'' başkanlık seçimini etkiler mi?

Cumhuriyetçi Parti'nin olası başkan adayı Mitt Romney'nin dünya sahnesine ilk çıkışında birbiri ardına ''gaflar''da bulunması, ABD'de Romney'nin başkanlığa hazır olup olmadığı tartışmalarına neden oldu. Demokratlar Romney'nin son dış gezisini ''felaket'', Cumhuriyetçiler ise ''başarı'' olarak özetliyor.

03 Ağustos 2012 Cuma, 09:29
Abone Ol google-news

Romney, bir hafta süren ve İngiltere, İsrail ile Polonya'yı kapsayan ilk denizaşırı seyahatinden tartışmaları da beraberinde getirerek döndü.

Seyahatinin ilk durağı olan İngiltere'nin olimpiyatlara hazırlığını sorgulayan Romney, aslında, 2002'de Utah eyaletindeki Salt Lake City'de düzenlenen Kış Olimpiyatları'nın komite başkanlığı ve CEO'luğunu yürüten biri olarak bu konulardaki ''uzmanlığını'' göstermek istemişti. Ama ülkesinin en yakın müttefikini gücendirerek ilk ''gaf''ını yaptı. Nitekim, İngiltere Başbakanı David Cameron da Romney'i, ''Bir dünya başkentinde olimpiyatları organize etmek, hiçbir şeyin olmadığı bir yerde (Salt Lake City) düzenlemekten daha zor'' sözleriyle iğneledi.
Romney, ikinci ''gaf''ı İsrail'de, Kudüs'ün bu ülkenin başkenti olduğunu söyleyerek yaptı. Romney bu sözlerle ABD'nin İsrail-Filistin meselesinde uzun yıllardır devam eden dış politikasına ters bir görüş dillendirmiş oldu.

İsrail ile Filistin arasındaki ekonomik dengesizliğin, İsrail'in ablukasından değil ''kültürel güç''ten kaynaklandığını söyleyip Yahudileri övmeye çalışan Romney, Arapları ve özellikle Filistinlileri hesaba katmadığından bu kesimden yoğun tepki gördü ve ''dünyanın en hassas bölgesinde dikkatsiz konuşmakla'' eleştirildi.

Romney, ilk denizaşırı seyahatinin olumsuz yansımalarını Polonya'da azaltmak istedi ama kendisiyle seyahat eden Amerikan medyasına küfreden asistanı nedeniyle oldukça zor duruma düştü. Romney'nin tüm seyahat süresince sadece 3 soruyu cevaplaması yüzünden zaten memnuniyetsiz olan Amerikan basını, son olayla birlikte Cumhuriyetçi başkan adayına yüklendi. Hatta Cumhuriyetçi kanada yakın Fox News'in muhabiri bile kendi blogunda seyahat sırasında basına yönelik tutumdan yakındı.

Öte yandan Romney, İsrail'de İran hakkında sert sözler sarf ederek, diplomasi ve yaptırımları kullanmaya çalışan Obama yönetiminden farklılığını göstermeye çalışırken, Polonya'da da farkını ekonomi ve savunma alanındaki düşünceleriyle belli etmeye çalıştı.
 

Romney'in sıradışı çıkışları kime hizmet etti?

Ziyaretlerini tamamlayarak ülkesine dönen Romney'nin başarılı mı başarısız mı olduğu ABD'de şimdi tartışma konusu.

Demokratlara göre Romney, uluslararası sahneye hazır olmadığını gösterdi. Obama ekibine göre de, Romney'nin seyahati ''utanç verici bir felaket'' oldu. Obama'nın danışmanı Robert Gibbs, Romney'nin ABD'nin iki yakın müttefikini gücendirdiğini ve dünyanın en hassas bölgesinde rahatsız edici reaksiyonları tetiklediği yorumunda bulunarak, Romney'nin ''başkomutan'' olabilme sınavını kesinlikle geçemediğini ifade etti.

Cumhuriyetçi kanada göre ise, Romney'nin seyahati gayet başarılıydı. Dünya sahnesine adım atan Romney, ''Obama yönetimiyle farklılıklarını ortaya koydu ve güzel geri dönüşler'' aldı. Romney'nin ziyaretiyle ilgili diğer soru Amerikalı seçmenin tepkisi ne olacağı konusunda...
Romney'nin kampanya ekibine göre, ABD'deki seçmenlerin başkan adayının atacağı herhangi bir yanlış adım attığı gibi bir kaygısı yok. Romney'nin danışmanı Stuart Steven bu durumu, ''Bu, artık küçük şeylerin etkileyebileceği bir yarış değil. Bence, bunlar, yurttaki insanlar için kesinlikle bir anlam ifade etmiyor, çünkü onların yaşamlarıyla alakası yok'' sözleriyle değerlendirdi.

Amerikan halkının dış politikayla çok ilgili olmadığı ve seçimlerin en önemli maddesinin ekonomi olduğu dikkate alındığında, Steven'in sözlerinde büyük gerçeklik payı bulunuyor. ABD'deki yaz sıcakları ve tatil havası da seçmenin Romney'nin dış gezisindeki olaylara fazlaca ilgi göstermemesine neden olmuş olabilir.
 

''Evde oturmaya karar veren Arap seçmen sandığa gidebilir''

Ancak, Stevens'in, yeterince dikkate almadığını gösterdiği bir husus, Amerikan halkının çok sayıda etnik topluluktan oluştuğu...

Arap Amerikan Enstitüsü'ne göre ABD'de 3,5 milyon civarında Arap yaşıyor ve onlar Romney'i, İsrail'e ''aşırı'' yakın bulabilir. Özellikle de Romney'in, İsrail ile Filistin arasındaki ekonomik dengesizliğin ''kültürel'' olduğuna yönelik sözlerinin, sadece Filistinliler değil, ABD'deki Arap kökenliler tarafından da ''aşağılama'' göstergesi olarak algılanma riski var. Dolayısıyla, Stevens'in ''bu konuların Amerikalıların hayatlarıyla ilgisi olmadığı'' sözleri, Arap Amerikalılar için geçerli olmayabilir.

Örneğin, Arap Amerikan Enstitüsü Başkanı ve ''Arab Voices'' kitabının yazarı, Washington'daki etkili isimlerden Dr. James Zogby'e göre, Romney'nin İsrail'in Kudüs'ün başkenti olduğunu söylemesi, dünyanın en kritik bölgesinde ''kültürel'' farklılık gibi ''korkunç'' ifadeler kullanması, Obama'dan büyük hayal kırıklığı duyduğu için evinde oturup seçime katılmamayı düşünen bir grup Arap seçmenini sandığa götürebilir.

ABD'deki Arap kökenlilerin, 2000 yılından bu yana artan şekilde Demokrat Parti'ye oy verdiğini ve bu oranın yüzde 70'lere çıktığını belirten Zogby, şunları kaydetti:
''Ancak Araplar, tecrit edilmiş hissine sahipler. Çünkü Obama'ya karşı inanılmaz bir umut vardı. Ama Arap-İsrail sorunun çözülmemesi, ülke içinde sivil özgürlükler konularında Arapların yaşadığı sorunların devam etmesi Obama'ya karşı hayal kırıklığı yarattı. Ama Arap toplumunda Romney'e karşı da şüphe ve kaygılar var ve bu seyahat, sadece Arapların endişelerini artırmaya yaradı. Bu da Obama'ya seçimde yardımcı olabilir ve karar verememiş veya evlerinde kalmayı düşünen Arapların, kendilerini Obama'yı desteklemek zorunda hissedip, sandığa gitmesine neden olabilir''.

Yahudi örgütleri iki tarafa da yakın durmaya çalışıyor

İsrail'e övgüler düzen Romney'nin, tüm gaflarına rağmen ABD'deki Yahudi seçmenlerin ilgisini çekebileceği yorumları yapılıyor. ABD'deki Yahudi örgütler ve çevrelerin seyahati yorumlarken temkinli davranması ve Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında dengeyi gözetmeye çalışmaları dikkat çekiyor.

Örneğin, ABD seçimlerindeki hiçbir adaya destek vermediklerini bununla birlikte karşı da olmadıklarının altını çizen Global Jewish Advocacy (AJC), Romney'nin İsrail ziyaretini ve konuşmalarını beğeniyle karşıladı. AJC'nin Başkanı David Harris, ''(Romney'nin ziyareti ve konuşması) Kurulmasından bu yana Amerika'nın Yahudi devletiyle ilişkisinin temellerini vurguluyor'' dedi. Ancak AJC, aynı açıklamada, Obama yönetiminin İsrail'e 70 milyon dolar ek askeri yardımını ve İran'a yönelik son yaptırımlarını övmeyi de ihmal etmedi.

Ortadoğu barış sürecinde ve bölgedeki sorunlarda diplomasiden yana tutum sergileyen liberal Yahudi gruplardan JStreet ise Romney'ye tepkili. Jsteet, Romney'yi, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözümü desteklediğini yönünde açıklama yapmaya çağırdı.

Demokrat Parti'nin ana organı Democratic National Committee'nin (DNC) yürütme kurulu üyesi de olan Arap Amerikan Enstitüsü Başkanı Dr. James Zogby'e göre ise, Romney'nin İsrail ziyareti ve sözleri ile Yahudi oylarını garantilemesi söz konusu değil. Zogby, ''Yahudilerin zaten birçoğu Demokrat, Cumhuriyetçi olanlar da zaten hiçbir şekilde Obama'ya oy vermemeye kararlı'' değerlendirmesini yaptı.

Nitekim, Gallup'un Haziran ayındaki anketlerine göre Obama'nın, Amerikalı Yahudiler arasındaki beğeni oranı, 2008 yılının aynı ayına göre daha fazla görünüyor.
 

''Kararsız seçmeni etkileyebilir''

Öte yandan, Zogby'e göre, Romney'nin gafları, özellikle kararsız seçmen üzerinde etki yaratabilir.

Dr. Zogby, ''Muhafazakarlar, Romney ne söylerse söylesin, sevecekler. Bence çok az kararsız var ama bunlardan bazıları bu seyahate bakıp, 'Denizaşırı ülkelere gidip, problem getiren bir başkan istemiyoruz' diyebilir. Özellikle Bush döneminden sonra, ABD'nin gücünü abartan ve kritik dış politika konularında gaf yapan başkandan yoruldular'' dedi.

Ülke genelinde ABD Başkanı Barack Obama'ya karşı büyük hayal kırıklığı olduğunu ama Romney'nin de bazı kesimlerde ''kaygı ve korku'' yarattığını belirten Zogby, ''Bu açıdan bakıldığında, aslında bu seçimler hayal kırıklığı yaratan başkan adayı ile korkutan başkan adayı arasında olacak'' diye konuştu.
 

''Dikkatli adaydan ortalığı karıştıran adaya...''

Zogby, aslında Romney'nin bu gaflarının kendisini de ''şaşırttığını'' söyledi.
Romney'nin, kampanyanın başından bu kana kendisini yeni tür bir muhafazakar aday olarak ortaya koyduğunu ve dış politika ekibinde önceki Bush dönemi savunma ve dış politika uzmanlarının olduğuna işaret eden Zogby, şunları kaydetti:
''Romney, kampanyasının başından bu yana dikkatli ve metne, konsepte sadık kalan bir kişiydi. Seyahat öncesi konuşmasını da dinledikten sonra, onun bu ziyaretlerde genellikle gözle görülür derecede sessiz ve dikkatli olacağını düşünmüştüm. Ama kendisini zor durumlara düşürdü. Çok dikkatli ve metne bağlı birinden, kendisi ve kampanyası için daha çok problem yaratan çok dikkatsiz birine döndü. Adaylar, yurt dışı seyahatinden kampanyalarına birçok maddi destek sağlayarak ve güzel bir resim çizerek gelmek isterler ama Romney, birçok tartışma ve ihtilaflarla geldi.''

Romney'nin İsrail'deki sözleriyle, kendisini dünyanın en hassas bölgesinde ''mayın tarlasına'' sürüklediğini ifade eden Zogby, ''Birçok olumsuz haberle döndü. Romney için iyi bir deneyim olmadı. Bence, hiçbir bir başkan adayı, uluslararası sahneye hazır olarak çıkamaz. Ama Romney, başkan adaylığından önce valilik yaptı, senato için, başkanlık için önceden de yarıştı. Bunlardan bir şeyler öğrenmiş olması, sözlerinin sonuçlarını düşünmeyi öğrenmiş olması lazımdı. Bu iyi bir sinyal değil'' diye konuştu.

Obama yönetimi de boş durmadı

Öte yandan, Romney'nin, gaflarla dolu bu seyahatinde Obama yönetimi de boş durmadı.
Obama, Romney'nin İsrail ziyaretinden hemen önce Oval Ofis'te, etrafı Kongre'deki Yahudi milletvekilleri ve Yahudi organizasyonları çevrili şekilde İsrail'e ek askeri yardımı onaylayarak, geçtiğimiz günlerde İran'a yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. Ardından Savunma Bakanı Leon Panetta'yı Romney'in ziyaretinden sonra İsrail'e gönderdi.

Obama yönetimi, İngiltere ile sarsılmaz bağlar ve iyi ilişkilere vurgu yapmayı ihmal etmezken, Michelle Obama da Londra'da olimpiyatlara katıldı. Demokratlar da dün, Romney'nin denizaşırı seyahatini alaya alan, Romney'nin gaflarının yayımlandığı yerel haber bültenlerinden oluşan bir video yayınladı. Kampanya faaliyetlerinde önümüzdeki günlerde Obama'nın Romney'ye gafları üzerinden yüklenmesi ve gafların kullanıldığı yeni reklamlar çıkarması da muhtemel.