‘Şahsiyet’in ardından

Geçen hafta final yapan ‘Şahsiyet’, dünyada iyi örneklerini izledikçe hayıflandığımız yapımlarla aşık atabilecek bir dizi.

23 Haziran 2018 Cumartesi, 22:53
Abone Ol google-news

Yönetmen Onur Saylak ile yazar-senarist Hakan Günday’ın ilk iş ortaklığı olan sinema filmi “Daha”nın ardından bu kez dizi formatında ve internet üzerinden yayımlanan “Şahsiyet” geldi. 12 bölüm süren ve başıyla sonuyla bir bütünlük arz eden dizi bitince gördük ki, dünyada iyi örneklerini izledikçe hayıflandığımız şeyi aslında biz de pekâlâ yapabiliyormuşuz. Yani ortalama 60 dakikalık sürelerle, akıcı, prodüksiyon kalitesi yüksek, oyunculuk performansları tatmin edici ve kolaya kaçmadan kendini izleten bir dizi çekmek çok da zor değilmiş. “Şahsiyet” çok da elden ayaktan düşmeden alzaymır olduğunu öğrenen eski adliye çalışanı Agah Beyoğlu’nun işlediği cinayetler üzerine kurgulanmış bir dizi. Agah bey aslında bir katil değil, bunu daha ilk bölümün ilk dakikakalarında anlıyoruz. Cinayet işlemek için harekete geçiyor ama vicdanı el vermediği için bir türlü bu edimini sonuçlandıramıyor. Alzaymır sayesinde yaptıklarını unutacak olmasının onda yarattığı bir vicdani oportünizm ile hareket etmeye başlayınca bu kez işler değişiyor ve Agah bey nihayet ‘şahsiyet’inin asıl gerektirdiğini yapacak cesareti buluveriyor.

Bu cinayetleri neden işlediği, peşine düştüğü şeyin aslında ne olduğunu ise ilerleyen bölümlerde tam olarak anlıyoruz; o yüzden fazlaca deşip, sürprizleri bozmayalım. Hakan Günday senaryoyu kaleme alırken günümüzün en yakıcı meselelerinden birini işlemiş ve ortaya kolay kolay yadsınamayacak bir önerme koymuş. Aslında adaleti kendi eliyle sağlayan adam/kadın teması çok da makbul bir şey değil gözümüzde, ne de olsa hukuğun devre dışı bırakılmasını ve medeniyetin çok daha geri bir aşamasını temsil eden bir yaklaşım bu. Adaleti intikama indirgediğinizde başka birçok tartışmayı da kaybetmeye mahkûmsunuz.

Yenilikçi kadrajlar, hızlı kurgu

Ne var ki, özellikle son yıllarda, yargı ve hukuk konusunda alabildiğine hastalıklı bir memlekete dönüştüğümüzü ve insanların adalet taleplerinin bile sert bir hukuksuzlukla karşılandığını düşünürseniz, Günday’ın Agah bey üzerinden bir kez daha ısıtıp önümüze koyduğu yemek öyle basit bir şekilde geri çevrilecek gibi değil. Yani bir noktada izleyici de bu intikam arayışını tasdiklemeye, hatta içten içe teşvik etmeye başlıyor. Bu anlamda hem senaryo hem de reji başarılı bir iş ortaya koyuyor, buna şüphe yok. Rejiye, yani aslen oyuncu olarak tanıdığımız ama kariyerinde yeni bir yol da açan Onur Saylak’ın yönetmen olarak performansına dair bir kaç kelam edelim. Saylak öncelikle alışılmadık kadraj tercihleriyle (konuşan kişiyi merkeze değil de kenara hatta köşeye konumlandırdığı kadrajlarıyla biraz “Mr. Robot”ı anımsatıyor) riskli bir işe kalkışmış belki ama bu şekilde diziye özgün bir tarz katmayı da bir ölçüde başarmış. Anlatımda ise sık sık paralel kurgu yöntemini tercih etmiş ve bunu da, biraz ölçüsünü kaçırmakla birlikte, anlatının akıcılığını sağlamakta kendi lehine kullanmayı bilmiş. Kurgu aşamasında da Ali Aga gibi usta bir isimle çalışmış olması ona sette ciddi bir özgürlük sağlamış gibi görünüyor.

Standart bir dizide çekim açıları da çok sınırlıdır ve hızlı çalışmak zorunda olan kurgucunun işini bir nebze olsun kolaylaştırmak adına bu sınırların dışına çıkılmaz. Bu anlamda da “Şahsiyet” çeşitli yenilikler içeriyor, bu yeniliklerin çoğu da diziye artı değer katıyor. Başını Haluk Bilginer’in (Agah Beyoğlu) çektiği oyuncu kadrosunda Şebnem Bozoklu (Agah’ın kızı Zuhal), Necip Memili (Başkomiser Tolga) ve İbrahim Selim (polis memuru Sefa) özellikle öne çıkan isimler. Müjde Ar (Nesrin), Hümeyra (Feza), Şenay Gürler (Nükhet), Ayhan Kavas (Gürkan), Hüseyin Avni Danyal (Cemil) ve Fırat Topkorur (Firuz) geniş oyuncu kadrosunda yer alan ve sağlam performanslarla diziyi sürükleyen diğer oyuncular. Dizinin en önemli karakterlerinden Nevra rolünde ise Cansu Dere ne yazık ki beklenen düzeyin altında kalıyor. Son bir söz de Haluk Bilginer’e... Bugün oyunculuk mesleğinin en önemli ustalarından biri olduğuna şüphe duymadığımız Bilginer aklı gidip gidip gelen Agah rolünde son derece incelikli, ekonomik ve dengeli bir oyunculuk sergiliyor. Hayranlıkla şapka çıkarıyoruz. Ve diyoruz ki, eğer hâlâ izlemediyseniz, geç kalmadınız, sağlam bir internet bağlantısı ve birkaç uykusuz gece şartıyla “Şahsiyet”i silip süpürebilirsiniz. “Şahsiyet” tüm bölümleriyle Puhu TV’de izlenebilir.