Sakık'ın 'mezar' isyanı

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Eğer biz, bu ülkede yan yana gömülemiyorsak, nasıl ortak bir vatandan bahsedebiliriz?'' diye sordu.

14 Nisan 2010 Çarşamba, 13:25
Abone Ol google-news

Gazetecilerin, eşinin defin yeriyle ilgili tartışmalara yönelik sorularını yanıtlayan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, eşini Gölbaşı'na defnettikten kısa bir süre sonra da ablasını kaybettiğini söyledi.

Ablasını da aynı mezarlıkta defnetmek istediklerini, ancak o zaman AKP'den olan belediye başkanının defin için yer vermediğini belirten Sakık, ''Acımızı yüreğimize gömerek Başka yerde defnettik'' dedi.

Gölbaşı'nda MHP ve AKP'li üyelerin belediyenin icraatlarını tartışırken yeniden eşinin defin ve mezarıyla ilgili tartışmalarının kendilerini yürekten yaraladığını kaydeden Sakık, ''Ülke olarak nerede olduğumuzu, faşist ve ırkçı intikam duygularıyla nasıl hareket edildiğini gördük'' dedi. Sakık, şunları söyledi: ''Bir belediye meclis üyesi, Gölbaşı Spor Kulübü Başkanı olan bir zat, AKP'lilerle tartışırken 'siz buraya bir teröristin cenazesini getirip defnettiniz' demiş. Hayatın her alanında kandan, şiddetten beslenenlerin zaten onların yapacağı budur. Halka sunacakları başka hiç bir şey olmadığı için sürekli kan ve ceset üzerinden siyaset yaptıklarını görüyoruz. Eğer biz, bu ülkede yan yana gömülemiyorsak, nasıl ortak bir vatandan bahsedebiliriz. Eğer birbirimizin ölüsüne saygı gösteremiyorsak nasıl kardeşlikten bahsedebiliriz. Eğer biz kendi dilimizi özgürce kullanıp, diğer kardeşlerimizin diline saygı göstermiyorsak, nasıl kardeşlikten bahsedebiliriz.''

''Bunları tartışıp konuşurken ruh halim paramparça'' diyen Sakık, AKP ve MHP'nin temsilcileriyle ilgili iki partinin yetkili organlarının gerekli girişimlerde bulunmasını istedi. Sakık, ''Kamuoyundan ve bizden özür dilemelerini bekliyoruz'' dedi.

Gazetecilerin, ''Mezarın yerini değiştirme söz konusu olabilir mi?'' sorusu üzerine, Sakık, ''Hala bunu siyasal bir rant olarak gündeme getirirlerse, o dönemde bütün ailemizin ve partili arkadaşlarımızın ısrarına rağmen götürmediğimiz topraklara götürebiliriz. Biz orada yatan eşimin ruhunun rahatsız olmamasını istiyoruz, kimsenin buna hakkı yok diye düşünüyorum. Çok üzüntülüyüm. Bunları söylerken acı çekiyorum. Çaresiz kalınca çok fazla da yapılabilecek bir şey yok'' diye konuştu.