'Seçmen sayısının 10 milyon artması garip değil mi?'

CHP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, Yüksek Seçim Kurulu(YSK) verilerindeki seçmen sayısı artışına dikkat çekerek "Bir ülkenin nüfusu 2 yılda yaklaşık 1 milyon 900 bin kişi artarken seçmen sayısının 3 yılda yaklaşık 10 milyon artması garip değil mi" diye sordu.

22 Eylül 2010 Çarşamba, 13:42
Abone Ol google-news

CHP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, TBMM'de bir basın toplantısı düzenledi. İçli, TÜİK verilerine göre Türkiye'nin nüfusunun 2009 yılında, 2007'ye göre 1 milyon 975 bin 56 kişi arttığını, buna karşın YSK'nin verilerine göre seçmen sayısının 3 yılda 9 milyon 252 bin 525 kişi arttığını belirten İçli, "Bir ülkenin nüfusu 2 yılda yaklaşık 1 milyon 900 bin kişi artarken seçmen sayısının 3 yılda yaklaşık 10 milyon artması garip değil mi" diye sordu. YSK'nin bunu sorgulaması gerektiğini, basın aracılığıyla bunun bir suç duyurusu olduğunu kaydeden İçli, ayrıca YSK'ye başvuracağını bildirdi.

YSK ile İçişleri Bakanlığı arasında yapılan protokol nedeniyle Danıştay'a dava açtığını, bunun yaklaşık 2 yıldır beklediğini anımsatan İçli, Danıştay'a öncelik dilekçesi vererek dava dosyasının sonuçlandırılmasını talep edeceğini vurguladı. Önümüzdeki yıl genel seçim yapılacağına işaret eden İçli, "Seçimler demokratik biçimde yapılmazsa, sahte, naylon seçmenlerle oy kullandırılarak seçime hile karıştırılıyorsa, o ülkenin demokratik ülke olduğu söylenemez" dedi.

YSK'nin kullandığı bilgisayar programının güvenirliği konusundaki kaygılara da dikkat çeken İçli, şöyle konuştu: "Gelecek seçimlerin daha güvenli, sağlıklı yapılabilmesi için bugünden gerekli önlemler alınmalıdır. Bu konuların mutlaka YSK tarafından irdelenmesi gerekiyor. Bu konu Anayasa gereği YSK'nın görevidir. 13 milyon 800 bin civarında seçmen sandığa gitmemiştir. Yasaya göre halkoylamasına katılmak zorunludur ve katılmayanlar hakkında para cezası uygulanmaktadır. Bu kadar kişi hakkında ilçe seçim kurulu başkanları, gerekli para cezasını tahsis edecek mi? Çünkü bu miktar bir amme alacağıdır. Amme alacağının takibi ve tahsisi ülkeyi yönetenlerin asli görevlerindendir. Eğer anayasa ve yasa hükümleri gereği gibi yerine getirilirse, önümüzdeki seçimlerin çok daha sağlıklı ve katılım oranı çok daha yüksek bir şekle dönüşmesi mümkün olacaktır. Keyfiliğe yer yok."
 

'Okullarda bedelsiz domuz gribi aşısı düşünülüyor mu?'

11 Aralık 2009 tarihinde basında Dünya Sağlık Örgütü'nün(DSÖ) danışma kurulunda yer alan bazı profesörlerin domuz gribi aşısı ve ilacı üreten firmalara maaşlı danışmanlık yaptıkları, hükümetlerin de bu nedenle milyonlarca doz aşı ve ilaç siparişi verdiği, Hollanda meclisinde bu konuda soruşturma açılmasına karar verildiği, Rus Meclisi Sağlık Komisyonu'nun Cenevre'deki DSÖ temsilcilerine iddiaları detaylı bir şekilde incelemesi talimatı verdiği yönünde haberler çıktığını anımsatan İçli, 17 Aralık 2009'da ise Almanya ve İspanya'nın kullanamadığı için elinde kalan fazla domuz gribi aşılarını üretici firmalara iade etmek istediklerine dair haberlerin yer aldığını kaydetti.

Konuyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yanıtlanması isteğiyle verdiği yazılı soru önergesine cevap verilmediğini de hatırlatan İçli, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın 21 Eylül 2010 tarihli açıklamasında "DSÖ bu sene de domuz gribi virüsünün yaygın olabileceğini düşündüğü için 3 antijen içeren aşının içerisine domuz gribi virüsünün de eklenmesini kararlaştırdı. Bu doğru bir karar. Domuz gribi de artık mevsimsel grip gibi düşünülecek" dediğini kaydederek "Eğitim ve öğretim yılının başlandığı bu günlerde domuz gribinin yaygın olacağı da düşünüldüğüne göre, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli bir biçimde domuz gribi ya da diğer salgın hastalıkları engellemek için söz konusu yeni aşının ithali ve okullarda bedelsiz olarak uygulanması düşünülüyor mu?" diye sordu.

Aktardığı iddiaların Hükümet tarafından neden ciddiye alınmadığını da soran İçli, "Sağlık Bakanlığı'ndaki görevlilerden ya da Dünya Sağlık Örgütü kurullarında görevli temsilcilerimizden aynı zamanda domuz aşısı üreten firmalarda maaşlı danışmanlık yapanlar var mıdır?" sorusunuda yöneltti. İçli, Hükümet'ten sorularına yanıt alana kadar "Hükümet'in yakasında olacağını" söyledi.