Sedat Doğan'dan uyarı: TFF yöneticileri mahkemelik olabilir

Galatasaray'ın hukukçu kökenli eski yönetim kurulu üyesi av. Sedat Doğan, koronavirüs endişesinin yaşandığı şu günlerde Süper Lig'in başlatılması kararının hukuki boyutlarını masaya yatırdı.

19 Mayıs 2020 Salı, 14:44

Galatasaray'ın hukukçu kökenli eski yönetim kurulu üyesi av. Sedat Doğan, koronavirüs endişesinin yaşandığı şu günlerde Süper Lig'in başlatılması kararının  hukuki boyutlarını masaya yatırdı.

Gazeteci Serdar Dinçbaylı'nın sorularını yanıtlayan Doğan, "Tazminat ve hapis konusu gündeme gelir" dedi.

İşte o söyleşi:

"Galatasaray eski yöneticilerinden Sedat Doğan gündemle ilgili açıklamalar yaptı. Liglerin başlamasının birçok sakıncayı da beraberinde getireceğini ifade ederek, “Sorumlular hapis gibi cezai risklerle karşı karşıyalar. Bunun yanı sıra tazminat ödemek zorunda da kalabilirler” dedi.

Sedat Doğan, Türkiye Futbol Federasyonu’nun ligleri başlatma isteğinin taşıdığı riskleri Cumhuriyet okurları için değerlendirdi.


  • Sayın Doğan, futbolcuları Koronavirüs’ten zarar görebilecek kulüp yöneticilerinin hapis cezası ile karşı karşıya kalmaktan başka riskleri var mı?

 

Kulüpler futbolcularına karşı işveren statüsünde. İşverenin gerek iş hukuku gerekse borçlar hukukuna göre işçinin vücut bütünlüğünü ve sağlığını koruyacak her türlü önlemi alması zorunluluğu var. Pandemi ortamı açısından bakarsak en azından kulüplerin futbolcularına maske taktırarak maçlara ve antrenmanlara çıkartma mecburiyeti var. Buna maç ve antrenmanlara gidiş gelişler de dahil. Spor, vücudun üst seviye performansla icra edebileceği hareketler bütünüdür. Bu sebeple spor yaparken yüksek miktarda oksijen tüketimi gerçekleşmekte. Bildiğim kadarıyla yüksek oksijen tüketimini maskeyle yapabilme imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla sporcuların asgari sağlık şartlarında spor yapabilmesi mümkün görünmüyor. İş veren olarak sporcuların sağlıklarını koruyamayacağınız bir ortama onları maruz bırakmanız iş kanunu ve borçlar kanunundaki işveren yükümlülükleri ile bağdaşmamaktadır. Antrenmanlarda ve maçlarda kapılacak virüs nedeniyle hastalanan, kalıcı zarar gören ya da vefat eden futbolcular için tazminat söz konusu olacaktır. Şunu da belirtmek gerekir ki Türkiye Futbol Federasyonu‘nun talimatıyla bu maçlar oynanacağı için tazminat yükümlülüğünün Türkiye Futbol Federasyonu’na rücu edilmesi hususu da ayrıca değerlendirilmelidir.

 

  • Sporcunun kalıcı olarak bir daha spor yapamayacak olması durumunda tazminat neye göre belirlenecek?

 

Bence konuyu iki açıdan ele almak lazım: İlki bonservisi size ait olan futbolcular, ikincisi kiralık oyuncular.

Bonservisi kulüplerde olan oyuncular açısından tazminat iki şekilde olabilecektir. Birincisi geriye kalan sözleşme süresi, ikincisi ise oyuncunun yaşı itibari ile normal şartlarda futbol oynamak için geriye kalan süresi. Örnek vermek gerekirse 25 yaşındaki bir futbolcunun sizinle 2 yıllık daha sözleşmesi var ise ve bu sözleşmeye göre yıllık sizden 2 milyon euro kazanıyorsa hesaplama şöyle olacaktır; 2 yıllık sözleşme Toplamı 4 milyon Euro ödenecektir. Futbolcunun 27 yaşından sonra diyelim ki 35 yaşına kadar futbol oynayabileceğini mahkeme takdir ederse 27 yaşından 35 yaşına kadar ki sekiz yıllık süre için de futbolcunun normalde kazanabileceği ücret adil bir tazminat olarak hakkaniyet indirimi de yapılarak kendisi için takdir edilebilecektir.

 Bonservisi kulüplerde olmayan kiralık oyuncular açısından ise o konunun bir de size futbolcuyu kiralamış olan spor kulübünün uğrayacağı zararın karşılanması riski var. Söylediğimiz gibi burada sporcunun kendisi için ödenecek tazminat haricinde ve buna ek olarak futbolcunun bonservisine sahip olan kulübün sporcudan elde edebileceği kazancı veya başka bir deyişle sporcunun bilançoda görünen değerinin ortadan kalkması sebebiyle bonservis sahibi kulübe ödenebilecek tazminat riski ortaya çıkabilecektir.

 

  • Bahsettiğiniz riskler karşısında sizin öneriniz nedir? Liglerin oynanmaması mı?


Ben ligler oynansın veya oynanmasın diye bir çıkarımda bulunmuyorum. Eğer gerekli önlemler alınmadan, ortam hazır değilken oynanırsa ve bunun sonucunda Sporcularda kalıcı sağlık problemleri meydana gelirse ortaya çıkabilecek tazminat risklerini kimin üstleneceğinin belirlenmesi gerektiğini ifade ediyorum. TFF nun bu konuda riski üzerine alacağına dair açık ifadede bulunması veya böyle bir tazminat durumu söz konusu olduğunda bunu nasıl çözeceğini ifade etmesi gerekir. Bu konuda federasyon bir çalıştay düzenleyebilir. Hukukçular doktorlar, finanscılar bir araya gelir bir çözüm bulmaya çalışırlar. Ceza hukuku açısından riskleri sormadığınız için o konuda şu anda bir şey söylemiyorum ama cezai risk de mevcut

Ayrıca konuşulmayan bir husus daha var. O da futbolcuların sahaya çıkmayı reddetmesi durumu. Böylesi bir durumda futbolcular aleyhine doğabilecek tazminatlar ve sahaya çıkılmaması sebebiyle kulüplerin uğrayacağı zararlar, buna puan silme cezası da dahil, konusunun tartışılması gerekir. Böylesi bir durumda Türkiye Futbol Federasyonu ne yapacak? Kulüpler ne yapacak? Bu konular hiç tartışılmadı.

Risklerin çok iyi değerlendirilmesi, ve nasıl bertaraf edileceklerinin hukuken ortaya konulması sonrasında liglerin durumuna karar vermek gerekir düşüncesindeyim.


  • Liglerin oynanmaması durumunda TFF’nin dağıtması gereken tv yayın hakları ve şampiyonluk primleri, Maç başı puan pirimleri nasıl hesaplanmalı ve dağıtılmalı. Burada bir öneriniz olmuştu. Önerinizi açabilir misiniz?

 

Benim önerim çok net. Tabii ki başka formüller de olabilir. Şöyle özetleyebilirim...

Her bir takımın bugüne kadar almış olduğu puanlar birbirleriyle toplanır. Yani Trabzonspor 53 puan artı Başakşehir 53 puan artı Galatasaray 50 puan artı vs vs toplam puan bulunur. Bu toplam puan paydayı oluşturur. Şu anki durumda toplam payda 607 dir. Bugünden sonra takımlara ödenecek olan toplam bedel örnek verelim 50 milyon dolarsa 50 milyon dolar paydaya bölünür ve her takımın bugüne kadar almış olduğu puanla çarpılır kendisine ödenir. Örneğin payda 607 ise Trabzonsporun da 53 puanı varsa Trabzonspor’a 607 bölü 53 pay, 50 milyon dolar üzerinden hesaplanarak ödenir."