"Sıradışı insanları desteklemeketen korkmayalım"

Sabancı Vakfı'nın katkılarıyla hayata geçen ve Cüneyt Özdemir'in sunumuyla 32 haftadır CNN Türk ekranlarında yayınlanan Fark Yaratanlar isimli programın sezon finali dolayısıyla Güler Sabancı bir konuşma yaptı.

18 Mayıs 2010 Salı, 13:38
Abone Ol google-news

Cüneyt Özdemir programda yaptığı konuşmada, "Kötü bir şey yapmak kolay, iyi bir şey yapmak gerçekten zor. Bu programlar arasında öyleleri vardı ki izlerken ağladıklarımız oldu. Ama kimseye söyleyemedik" dedi. Sabancı Vakfı ile işbirliği içinde gerçekleştirilen bu programın Türkiye'de bir ilk olduğunu ve insanların içindeki iyiliği açığa çıkarmayı, görünür kılmayı amaçladığını belirten Özdemir, projenin bu yönüyle de başarılı olduğunu söyledi.
Programa stüdyo konuğu olarak katılan ve Cüneyt Özdemir'in sorularını yanıtlayan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, toplumsal gelişme için, sivil toplum çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, her bir çalışmanın toplum için iyi örnekler yarattığını ve Türkiye'de ne kadar çok 'Fark Yaratan' olursa toplumsal gelişmenin de o kadar hızlı sağlanacağını söyledi. Sabancı, izlediği programlardan kendisini de çok etkilendiğini ve hatta bazılarını izlerken ekran karşısında ağladığını itiraf ederek "İzleyen birçok kişiden de bu programlardan çok etkilendiğine inanıyorum. Sıra dışı insanlar sıra dışı işlerle dünyayı değiştirebilirler, toplumsal yaşama fark getirebilirler. Sıra dışı insanlara inanmak ve onları teşvik etmek gerekiyor" diye konuştu.
 

"Sıradışı insanları desteklemek gerek"

Sabancı Vakfı olarak hibe programları ile sıra dışı insanların sıra dışı çabalarına destek olmaya çalıştıklarını vurgulayan Sabancı, "Vakıftaki tüm arkadaşlarımız inançla çalışıyor. Gerçekten de bu fark yaratan kişiler olmasa bizim çabalarımız da bir yere varmaz. Biz sadece var olan iyiliğin, insanların yüreklerindeki iyiliğin var olduğunu ortaya koyduk ve görünür kıldık. Bu süreci kurumsal, şeffaf ve güvenilir yapmaya çalıştık. Bu bir örnek proje olarak görülmeli, çünkü Türkiye'de ilk kez yapılıyor" dedi.
 

Kadınlar, gençler ve engellilerle ilgili projelere odaklandık

Sabancı Vakfı olarak, Fark Yaratanlar programından iki beklentileri olduğunu belirten Güler Sabancı, "İlk beklentimiz, Fark yaratan kişileri ve yaptıklarını görünür kılarak çalışmalarına katkıda bulunmaktı. İkinci beklentimiz toplumda duyarlılık yaratıp, cesaretlendiren ve ilham veren çalışmaların yaygınlaşması için insanları teşvik etmekti. Her ikisini de başarmış olmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Her şeyi devletten bekleme anlayışının yanlışlığına vurgu yapan Sabancı "Kişiler, bireyler çok önemli. Toplumsal sorumluluk duygusu içinde Vakıf olarak şimdiye kadar okullar, birçok kalıcı eserler yaptık. Bu tür kalıcı eserler yapmaya devam edeceğiz. Ancak aynı zamanda hibe programlarıyla STK'larla işbirliği halinde farklı sosyal sorumluluk projelerine de destek olmaya çalışacağız. Biz bu süreçte kadınlar, gençler ve engelliler üzerine odaklandık. Bu konularda STK'larla işbirliği içinde yeni projeler ortaya çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
 

Yurtdışı ve yurtiçi vakıf sektörüne örnek oldu

Proje kapsamında, beklemedikleri güzel gelişmelerin de olduğunu söyleyen Sabancı şu görüşleri ifade etti:

"Fark yaratanlar, yurtdışı ve yurtiçi vakıf sektörüne de örnek oldu. Yurtdışından çeşitli kurumlar arayıp, projemiz hakkında bilgi istiyorlar, uluslararası kongre ve konferanslarda sunuşlar yapıyoruz. Bu proje sadece bir TV programı değildi. Çok kapsamlı ve çok yönlü bir farkındalık ve fark yaratanlara destek verme projesiydi. Bu tür çalışmalara destek vermeye devam ederek, toplumda daha çok etki yaratmayı umuyoruz."
 

Fark yaratanlar için 40 bin kilometre

Sabancı Vakfı'nın desteğiyle CNN Türk ekranlarında yayınlanan Fark Yaratanlar Programı 2009 yılının Ekim ayında başladı. Cüneyt Özdemir'in verdiği bilgiye göre Almanya'da Türklere yönelik çalışmalar yapan bir çevrecinin de, Hakkari'de gençlere basketbol öğreten bir edebiyat öğretmeninin de aralarında bulunduğu "Türkiye'nin 32 Fark Yaratanı"nın seçim aşamasında 500 kişi aday gösterildi. Bu adaylar, program ekibi ve danışma kurulu tarafından tek tek değerlendirildi ve 300 kişiyle röportaj yapıldı. Çekimler için 40 bin kilometre yol kat edildi. Yurttaş katılımı, ekonomik gelişme, sağlık, çevre, eğitim, toplumsal adalet konularında çalışma yapmış 32 kişinin fark yaratan çalışmaları Türkiye'ye tanıtıldı.
Sekiz aylık maratonun sonunda bir Türkiye'de bir ilk uygulama olarak adından söz ettiren "Fark Yaratanlar" programı internetten 120 bin kişi tarafından takip edildi. www.farkyaratanlar.org sitesiyle 50 bin kişiye ulaşıldı. Facebook ve Twitter'da 6 bin kişi ile buluşuldu.
Program kapsamında, Ayşen Özyeğin, Korel Göymen, Osman Kavala, Temel Aksoy, Ümit Boyner, Vahap Munyar ve Zerrin Koyunsağan'ın da aralarında bulunduğu 7 kişilik Danışma Kurulu projeleri yurttaş katılımı, ekonomik gelişme, sağlık, çevre, eğitim, toplumsal adalet konuları kapsamında değerlendirerek seçim yaptı.