Sitara evin hem kızı hem erkeği... Kılık değiştirerek yaşamını sürdürüyor

18 yaşındaki Afgan genç kız, erkek kardeşi olmadığı için kılık değiştirerek yaşamını sürdürüyor.

23 Nisan 2018 Pazartesi, 21:37
Abone Ol google-news

Afganistan’da ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı ailelerin çoğu erkek çocuk sahibi olmak istiyor. Erkek çocuk sahibi olmayan “eksik” görülüyor. Bu toplumsal baskı, bazı aileleri “Baça Poş” olarak bilinen, kızların erkek kılığına sokulduğu eski bir geleneği uygulamaya itiyor.

18 yaşındaki Sitara Wafadar da, ailesinin erkek çocuğu gibi davranmak zorunda kalan genç kızlardan. 5 kız kardeşi olan Sitara, ataerkil sistemin egemen olduğu ülkede “erkek işi” olarak görülen işleri daha rahatça üstlenebilmek için hayatının çoğunu erkek çocuğu kılığında geçirmiş.

‘En büyük oğlum’

Babasıyla haftada 6 gün çalıştığı tuğla fabrikasında AFP ajansına konuşan Sitara, “Asla bir kız çocuğu olduğumu düşünmedim. Bazen babam bana ‘en büyük oğlum’ der. Eğer bir kız çocuğu olsaydım bunları asla yapamazdım” diyor.

Sitara her sabah tişörtünü, pantolunu ve terliklerini giyip çalıştığı fabrikaya gidiyor. Kısa, kahverengi saçlarını bir eşarpla kapatıyor, bazen sesini bile kalınlaştırıyor. Sitara, “Sekiz yaşından beri çalışıyorum. Sabah 07.00’den akşam 17.00’ye kadar. Çoğu kişi kız olduğumu fark etmiyor bile. 18 yaşındaki bir kızın tuğla fabrikasında sabah akşam çalıştığını fark etseler birçok problemle karşılaşırdım, hatta kaçırılabilirdim bile” diyor. Babası Noor ise “Eğer bir oğlum olsaydı, tüm bu sıkıntıları yaşamazdık ve kızım da barış ve refah içinde yaşayabilirdi” sözlerini kullanıyor.

Aile içi sorunlar...

Baça Poş geleneğinin, erkeklerin kızlardan daha değerli olduğu ve kadınların genellikle dört duvar arasında hapsedildiği muhafazakâr Afganistan’da uzun bir geçmişi var. Kabil Üniversitesi Sosyoloji profesörü Baryalai Fetrat, kız çocuklarının yıllarca erkek gibi davranmaya zorlandıktan sonra “normal” kimliklerine dönmekte zorlandıklarını, evlendiklerinde aile içi sorunlarla ve depresyonla karşı karşıya kalabildiklerini söylüyor.

Annesi Fatima, kızının diğer kız çocukları gibi yaşamasını istediğini anlatırken evin ihtiyaçlarından bahsediyor: “Birinin bakkala gitmesi, beni doktora götürmesi ve diğer işlerle ilgilenmesi gerek.. kocam da yaşlı...”

‘Kardeşime kıyamam’

Sitara durumunun adaletsiz olduğunu kabul etse de, kendisinin erkek kılığına girmeyi kabul etmemesi halinde 13 yaşındaki kız kardeşinin aynı kaderle yüzleşeceğini anlatıyor: “Bu zor işi yapıyorum, çünkü kardeşime kıyamam. Ayrıca çalışmazsam çok sıkıntı yaşarız.” Yıllar boyu bu şekilde yaşayan Sitara, bir erkek kardeşi olsaydı hayatının nasıl olacağını, saçını uzatmakta özgür olacağını, hatta belki okula gidebileceğini düşünmekten kendini alamıyor.