Siyasal İletişim ve Yerel Siyaset

11 Ekim 2011 Salı, 06:16
Abone Ol google-news

Sol, sosyal demokrat hareket; siyasal iletişim kanallarını çok iyi kullanarak, yerel siyasete ve toplumsal gündeme ağırlığını koymalıdır. AKP’nin merkezi otoritesini kuşatacak bir uzun yürüyüşü, yerelden ulusala doğru başlatmalıdır.

Son yıllarda gerek akademik gerekse siyasi çevrelerde sıkça sözü edilen kavramların başında ‘siyasal iletişim’ gelmektedir. Bunun temel nedeni, geçmişte klasik propaganda teknikleriyle gerçekleştirilen siyasi çalışmaların, günümüz dünyasında yeni gelişen iletişim teknolojileriyle birlikte yepyeni boyutlar kazanmasıdır.

Siyasal iletişim, bireyler, gruplar ya da partilerin hedef kitlelerini etkilemeyi, yönlendirmeyi, destek ve güvenlerini kazanarak katılımlarını sağlamayı amaçlayan planlı, örgütlü ve sürekli bir iletişim sürecidir. Bu sürecin temel unsurları kullanılan iletişim yöntem ve teknikleridir. Sözlü iletişim çağında konuşmalar, yazılı iletişim çağında gazeteler, görsel iletişim çağında televizyonlar en etkili iletişim teknikleri olmuştur. Bilgi iletişim teknolojilerinin olağanüstü gelişimiyle birlikte tüm bunlara internetin eklenmesiyle, siyasal iletişim çok daha etkili hale gelmiştir. Artık internet ve onun ürünü sosyal medya ile kitlelere çok hızlı ve etkili bir şekilde ulaşılabilmektedir. Sosyal medyanın günümüzdeki gücüne örnek olarak İngiltere’de geçen aylarda yaşanan isyanları ve Ortadoğu’da “Arap Baharı” olarak nitelendirilen ayaklanmaları gösterebiliriz.

Siyasal iletişimin temel hareket noktasını yerel siyaset oluşturur. Başka bir deyişle, siyasal iletişim, yerel siyasetle başlar. Bir ülkede demokrasinin gelişmesi ve katılım bilincinin oluşturulması, yerel siyaset deneyimleriyle gerçekleşebilir. Bu bağlamda, sosyal demokratların ve solun temel hareket alanı, yerel siyaset olmalıdır. Ancak, yereldeki siyasal iletişim, yerel sorunların çözümü için geliştirdiği çözüm yollarını genele taşıyabilmelidir. Aslında dünyada olduğu gibi ülkemizde de, sol hareketin geçmişinde önemli yerel siyaset deneyimleri ve başarıları vardır. Ancak darbelerle sık sık kesintiye uğrayan ülkemizin demokrasi tarihinde, solun bu deneyimlerini içselleştirmesi, kalıcılaştırması ve sürekliliğini sağlaması mümkün olmamıştır. Bütün bu nedenlerle, günümüzde siyasal iletişimi ve yerel siyaseti gereğince önemsemek ve bu alanları çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Çünkü başarıya, utkuya giden yol buralardan geçiyor.

Yerel siyasetin dinamikleri

Yerel siyasetin temel dinamiği, elbette siyasal partilerin yerel örgütleridir. Ülkemizde il, ilçe, belde şeklinde sıralanan siyasal parti örgüt birimlerinin nitelik ve niceliği, yerel siyasetin ve yerel gündemin belirlenmesinde önemli bir etkendir.

Bir başka önemli toplumsal dinamik yerel yönetimlerdir. Dünyada ve ülkemizde hemen her dönemde, yerel yönetimlerle sol ve sosyal demokrat dünya görüşü arasında önemli yakınlıklar vardır. Çağdaş yerel yönetim anlayışı, kendini en güzel sol ve sosyal demokrat hareket içerisinde ifade edebilmiştir. Öyle ki bütün dünyada, ‘yerel yönetimler sosyal demokratlardan sorulur’ özdeyişi kendiliğinden yaygınlaşmıştır. Sosyal demokrat hareketler için ‘yerel yönetim ustası’ tanımlaması yapılmıştır. Sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve bunların yerel birimlerini de yerel siyasetin toplumsal dinamikleri ve bileşenleri arasında saymak gerekir. Günümüzde yerel siyasette ortaya çıkan bir başka olgu da hemşehri dernekleridir.

Hem siyasal iletişimin ve hem de yerel siyasetin önemli bir bileşeni ve taşıyıcısı, günümüzde adına kısaca ‘yerel medya’ denilen, yerel ölçekli basın yayın araçlarıdır. Sosyal medyayı, interneti ve benzeri iletişim kanallarını da bu bağlamda değerlendirmek gerekir.

Yerelden ulusala ve evrensele

Oluşum ve gelişim dönemlerinde yerel siyaseti ve yerel demokrasiyi sözde savunup öne çıkararak büyüyen AKP’nin, son dönemlerde merkezi iktidarı ele geçirdikçe hızla yerelden, demokrasiden ve benzeri söylemlerden uzaklaştığına tanık oluyoruz. Gücü, merkezi otoriteyi ele geçirmek, otoriterliği de beraberinde getiriyor. Böylece bir zamanlar yerelleşmeyi, yerel demokrasiyi savunur görünenlerin bir takıyyesi daha ortaya çıkıyor. AKP’nin sahte demokratlığı, özgürlükçülüğü, hayatın turnusolunda açığa vuruyor. Merkezi iktidarı elinde tutanların bu ikiyüzlü politikalarını sergilemek, açığa çıkarmak ve bıkıp usanmadan halka anlatmak, günümüzün temel görevidir.

Demokrasinin ve özgürlüğün gerçek güvencesi olan solun, sosyal demokrasinin, bu görevini yerine getirirken yerel demokrasiyi, özgürlükleri tüm gücüyle savunması ve günlük yaşamda, hayatın içinde bunun somut örneklerini göstermesi, bayraktarlığını yapması gerekiyor. Sol, sosyal demokrat hareket; siyasal iletişim kanallarını çok iyi kullanarak, yerel siyasete ve toplumsal gündeme ağırlığını koymalıdır. AKP’nin merkezi otoritesini kuşatacak bir uzun yürüyüşü, yerelden ulusala doğru başlatmalıdır.

2014 yerel seçimlerini hedefleyecek böylesi bir uzun yürüyüşün önü, solun yerel, ulusal ve evrensel değerleriyle buluşularak açılabilir.