‘Soylu’nun devleti’ hafızasını kaybetti: Hem Erdoğan'la hem kendisiyle çelişti

İçişleri Bakanı, Cumartesi Anneleri’ne saldırıyı savundu. Annelere ‘paçoz’ ve ‘istismarcı’ diyen Soylu, kayıp evlatlarının da devlet tarafından öldürüldüğünü inkâr etti

27 Ağustos 2018 Pazartesi, 22:34
Abone Ol google-news

<video:1065701>

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dün Ankara’da 104. Dönem Kaymakamlık Kursu Açılış Programı’nda Cumartesi Anneleri’ne yapılan polis müdahalesini savundu.

Cumartesi Anneleri buluşmasının 1995’ten beri sürdüğünü anımsatan Soylu, “Peki bu is¸in aslı nedir? 1995 yılında, resmi raporlarla ve o¨rgu¨t ic¸i itiraflarla belgelenmis¸, as¸ırı sol TKP/ML o¨rgu¨tu¨ targafından gerc¸ekles¸tirilmis¸ bir o¨rgu¨t ic¸i infazın suc¸unu devlete yıkmaya c¸alıs¸an bir eylem. Dikkat edin, son gu¨nlerde renkli listelerde aradıgˆımız tero¨ristleri, bo¨lge sorumlularını etkisiz hale getirdikc¸e bu tepkiyle kars¸ılas¸ıyoruz. Bu bir tesadu¨f degˆildir” dedi.

Anneler, özendiriyormuş!

Kaybedilenlerle ilgili “Çok affedersiniz, bu kis¸iler, Emino¨nu¨ Meydanı’nda gezerken mi kayboldu? Bu ve bundan sonra bu eylemlere konu edilmis¸ kis¸iler, yasadıs¸ı o¨rgu¨t u¨yesi degˆiller miydi?” diyen Soylu, 700. buluşma için de “İzin vermedik, doğrudur. Çünkü artık bu istismarın ve bu ikiyüzlü kandırmacanın son bulmasını istedik. Ne yapsaydık yani, anneligˆin, tero¨r o¨rgu¨tu¨ tarafından istismar edilmesine, anneligˆin tero¨re kılıf yapılmasına go¨z mu¨ yumsaydık? Çocuklarımızı tero¨r o¨rgu¨tu¨ u¨yeligˆine o¨zendirip, ‘İstanbul’un go¨begˆinde anılacaksınız’ diye tes¸vik etmelerine, anneleri go¨zu¨ yas¸lı bir s¸ekilde evlat yolu go¨zler halde bırakmalarına go¨z mu¨ yumsaydık?” diye konuştu.

Hakaret ve gözdağı

“Hiç kimse, Galatasaray Lisesi önündekiler gibi devletini dünyaya şikâyet etmedi” diyen Soylu, şunları söyledi:

“Galatasaray Meydanı’nın, tero¨r o¨rgu¨tlerinin so¨zde ortak mes¸ruiyet alanı haline getirilmesine de mu¨saade etmeyeceğiz. Anne, devlet, millet gibi kavramları, bunların du¨s¸manlıgˆını yapmıs¸ tero¨r o¨rgu¨tlerine ve onların c¸agˆrısıyla toplanan payandalarına istismar ettirmeyiz. Bu millet yu¨z yıl o¨nce bunların agˆababalarına bu u¨lkeyi teslim etmemis¸ti, bugu¨n onların pac¸ozlarına da teslim etmez.”

Hem Erdoğan’la hem kendisiyle çelişti

Soylu, sadece 4 yıl önce tezat açıklamalar yapmıştı. Soylu, AKP Genel Başkan Yardımcısı olduğu 7 Mart 2014 tarihinde Midyat ilçesindeki Ulucami Mahallesi Köşk Meydanı’nda yaptığı konuşmada “Birileri eski Türkiye’yi istiyor, faili meçhullerin olduğu Türkiye’yi istiyorlar” demiş ve devletin faili meçhul sabıkasına vurgu yapmıştı.

Soylu’nun dünkü açıklaması Erdoğan Ailesi’nin yakın geçmişiyle de çelişti. Cumartesi Anneleri, 2011’de dönemin Başbakanı Erdoğan’la ofisinde görüşmüşlerdi. 
Yaklaşık 2 saat süren ve Erdoğan’ın “Acınızı dindireceğiz” dediği görüşmeyi, Erdoğan Meclis kürsüsünde anlatırken bazı AKP’li vekil ve bakanlar gözyaşı dökmüştü.

Soylu’yu yalanlayan raporlar

Kaybedilenlerle ilgili tutulan raporlar ile yetkililerin demeçleri, arşivlerin tozlu raflarında...

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun raporu: TBMM Komisyonu’nun faili meçhullerden Cemil Kırbayır ile ilgili hazırladığı raporda şu ifadeler yer almıştı: “Komisyonumuz, Cemil Kırbayır’nın gözaltında iken işkence gördüğüne, bu işkence sonucunda hayatını kaybettiğine ve cesedinin ölümüne sebebiyet veren sorgulamaları yapan kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığına inanmaktadır. Olayda adı geçen kamu görevlilerince ileri sürülen ‘şahsın sorgu için getirildiği Dedekorkut Eğitim Enstitüsü’nün 2. veya 3’üncü katından pencereden atlayarak kaçtığı’ şeklindeki iddianın, ortaya çıkan ölüm olayını örtbas etmeye yönelik bir senaryo olduğu kanaati komisyonda oluşmuştur.”

TBMM’nin Susurluk ve Faili Meçhul Cinayetler raporları: Dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş, Susurluk Raporu’nda, faili meçhul cinayetlerin arşivinin devletin elinde olduğunu belirtmişti. Savaş, Mesut Yılmaz’a ilettiği Susurluk raporunda, 1994’te Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan Muhsin Gül’ün verdiği ifadelerde “Batman’da milletvekili Sincar’ı, Alaattin Kanat, Mesut Mehmetoğlu, İsmail Yeşilmen ve Yeşil kod Ahmet Demir’in birlikte planlayıp öldürdüklerini, bu olaydan sonra Kanat’ın ‘kendisinde garantili imzalı kâğıt olduğunu’ söylediğini” belirtmişti. Devlet arşivlerinde olayların ve bu olayları gerçekleştirenlerin isimlerinin olduğunu söyleyen Savaş, “İşlenen bütün cinayetlerden devletin bütün kademeleri - başbakan, cumhurbaşkanı, içişleri bakanı, MİT- herkesin haberi vardı” demişti.

1995’te yayımlanan TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu’nda da yüzlerce kaybın işkence ile öldürüldüğü ortaya konulmuştu.

AKP’nin geçmişiyle de belgelerle de çelişti

  • Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde Cumartesi Anneleri ile görüşmüş, “Acınızı dindireceğiz” sözü vermişti. Erdoğan görüşmeyi Meclis kürsüsünde anlatırken bazı AKP’li milletvekilleri ve bakanlar gözyaşı dökmüştü.
  • Bu dönemde Meclis araştırma komisyonunun hazırladığı sonuç raporunda, “Komisyonumuz, Cemil Kırbayır’ın gözaltındayken işkence sonucunda hayatını kaybettiğine ve cesedinin kaldırıldığına inanmaktadır” denildi.
  • Hasan Ocak’ın öldürüldüğü dönem Devlet Bakanı olan Algan Hacaloğlu, “Ocak’ın devlet tarafından kimsesizler mezarlığına gömüldüğü bilgilerine ulaşılmıştı” dedi. Hacaloğlu, Türkiye’nin bu konuda AİHM’de mahkûm olduğunu da hatırlattı.
  • 90’lı yıllarda hem Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın raporunda hem de TBMM’nin Faili Meçhul Cinayetler raporunda yüzlerce kişinin güvenlik güçleri ve onlara bağlı gruplarca öldürüldüğü yer aldı.

<video:1066349>