Su için ''tek el yönetimi'' önerisi

TEMA Vakfı, Türkiye'nin su varlığının, ''tek elden katılımcı yaklaşımla yönetilmesi'' amacıyla Su Kanunu taslağı hazırladı.

05 Haziran 2012 Salı, 08:52
Abone Ol google-news

Vakıf Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi M. Serdar Sarıgül, mera ve topraktan sonra suların da yasaya kavuşturulması için çalıştıklarını belirtti.

Tüm doğal varlıkların korunarak yönetilmesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Sarıgül, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde, suyu varlık olarak tanıyan, yaşam için vazgeçilmez bir hak olduğunu kabul eden ve tek elden katılımcı yaklaşımla yönetecek Su Yasası'nın çıkarılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de suların 40'ı aşkın yasal düzenlemeyle yönetilmeye çalışıldığına dikkati çekerek, TEMA Bilim Kurulu üyeleri, akademisyenler, danışmanlar ve hukukçuları bir araya getirerek Su Kanunu taslağı hazırladıklarını ifade etti.

''Suya hayat-hak-varlık üçgeninde odaklanılmalı''


Su varlığının korunmasında hukuksal, yönetimsel ve etik yeni ilke ve kurallara ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Sarıgül, şöyle konuştu:

''TEMA Vakfı Su Kanunu taslağına göre; suya erişim hakkı temel ve yaşamsal bir haktır, ayrıcalık veya öncelik tanınamaz. Su, doğal varlıktır, ticari bir mal olarak görülemez. Sularımız üstün ekosistem yararı gözetilerek tek bir yasayla ama katılımcı bir yaklaşımla yönetilmelidir. Su aynı toprak gibi yaşamın kaynağı ve temelidir. Bu nedenle yer üstü ve yer altı suyumuz korunmalı, verimli ekonomik kullanımı sağlanmalı ve geliştirilmelidir. Yönetilmesi zor bir varlık olan suya hayat-hak-varlık üçgeninde odaklanılmalıdır.''

''Varlık değil darlık olacak''

Sarıgül, ülkenin Su Kanunu'na her zamankinden çok ihtiyacı olduğunu ifade ederek, gerekli tedbirler alınmazsa yakın gelecekte suyun insanlar için ''varlık değil darlık'' olacağını söyledi. Sarıgül, şunları kaydetti:

''Bilim insanları, atmosferde karbondioksit ve diğer sera gazlarının birikmesinden kaynaklanan iklim değişikliklerinin sonunda su döngüsünü değiştireceği uyarısında bulunuyor. Terleme ve buharlaşma oranları arttıkça, sellerin de kuraklıklarında yoğunlaşacağı bekleniyor. Sadece seller bile dünya ekonomisine yılda 50-60 milyar dolar zarar veriyor, ormansızlaşma arttıkça bu zarar daha da büyüyecek.''