‘Tacizci öğretmen’ davasında sanık avukatının ‘duruşmalar gizli yapılsın’ talebi reddedildi

Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi’nde öğrenci olduğu dönemde, coğrafya öğretmeni tarafından tacize uğradığı iddiasıyla E. isimli öğrencinin açtığı davada bugün karar bekleniyordu ancak dava 7 Şubat’a ertelendi. Mahkeme sanık avukatının ‘duruşmalar gizli yapılsın’ talebini reddetti.

05 Kasım 2019 Salı, 13:36
Abone Ol google-news

İstanbul Küçükçekmece’deki Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi’nde coğrafya öğretmeni S.D’nin, öğrencisi E. K.’ye tacizde bulunduğu iddiasıyla açılan davanın dördüncü celsesi, bugün Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

E.’ye destek olmak için CHP Parti Meclisi Üyesi Pınar Uzun, Türkiye Komünist Hareketi Genel Başkanı Aysel Tekerek, İlerici Kadınlar Derneği ve E.’nin arkadaşları duruşmayı izlemeye geldi. 

Sanık S.D. duruşmaya katılmazken avukatı tarafından temsil edildi. Duruşma kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başladı.

TANIK ÖĞRETMEN: SANIĞIN ÖĞRENCİLERİ SAMİMİYET KURMAK AMACIYLA DERSTEN ÇIKARDIĞINI DUYDUM

Duruşmada tanık olarak dinlenen Biyoloji Öğretmeni Eren Ertin, Eğitim Sen temsilcisi olduğunu belirterek, “Sendikamızın bu konularda hassasiyeti var. Olayın yaşanmasının ardından aile ile görüştüm. Süreci takip ettim. Daha sonra da öğrencilerden, sanığın öğrencileri ders dışına çıkardığını duydum” dedi.

Sanık avukatının talebi üzerine tanık Ertin’e “Sanık S.D.’nin öğrenciyi dışarı çıkartmasının sadece sanığın yaptığı bir uygulama mı yoksa kendisinin ve diğer öğretmenlerin de yapıp yapmadığı” soruldu. 

Ertin beyanında, “Ben öğrenciyi dersten çıkarmam, bu yanlış bir uygulamadır. Benim dersimden öğrenci çıkartılmasına da müsaade etmem. Ancak idarenin vereceği izin ile öğrencinin dersten çıkartılması söz konusu olabilir. Yanlış bir uygulamayı doğru gibi lanse etmek doğru değildir. Ben, sanık S.D.’nin çocuklarla iletişim kurmak ve samimiyet geliştirmek amacıyla dersten çıkardığı bilgisine ulaştım” dedi. 

Tanık Ertin’in beyanının ardından sanık avukatı savunma yapmak üzerine talep ederek “Sanık kendisini savunamamıştır. Gönderilen mesajlarda İ. ile birlikte odamda içeriz beyanında bulunmaktadır. Atılan mesajların içeriği değerlendirildiğinde taciz unsuru bulunmamaktadır. Yatak odamda içeriz gibi bir ifade bulunmamaktadır. Dosya medyatik bir hale getirilmiştir. Duruşmaların gizli yapılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

SANIK AVUKATININ ‘DURUŞMALAR KAPALI YAPILSIN’ TALEBİ REDDEDİLDİ

Sanık avukatının savunmasının ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, duruşmaların ancak ve ancak kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda kapalı yapılabileceği gerekçesiyle duruşmaların kapalı yapılması talebini reddetti. Mahkeme, sanık müdafiye savunma yapabilmesi için gelecek celseye kadar süre verilmesine, bir sonraki duruşmanın 7 Şubat 2020 tarihinde görülmesine karar verdi.

E.’NİN ANNESİ: BÜTÜN ÇOCUKLAR İÇİN ADALET İSTİYORUM

Duruşmanın ardından adliye önünde basına açıklama yapıldı. E.’nin annesi Huri M. K., “Sadece benim çocuğum için değil, bütün çocuklar için adalet istiyorum” ifadelerinde bulundu.

AVUKAT EKEN’DEN DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI

E.’nin avukatı Neziha Eken ise “Sanık duruşmaya katılmadı. Süre istendi savunma yapılmak için. Gelecek duruşma karar celsesi olacak. Yargılamanın kapalı yapılması talep edildi fakat mahkeme hakimi bu talebi reddetti. Cinsel suçlara ilişkin dosyalar asla kapalı yapılmamalı. Bu davalara demokratik kitle örgütlerinin, çocuk örgütlerinin katılımı çok önemli. Kamuoyu oluşturmanın mahkemeler üzerindeki etkisinin farkındayız. Bu sebeple 7 Şubat’ta yapılacak karar celsesine bütün kadın örgütlerinin, çocuk örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini davet ediyoruz” diye konuştu.

CHP PM ÜYESİ UZUN: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NI SORUMLULUĞA ÇAĞRIYORUZ

Duruşmaya destek amaçlı katılan CHP PM Üyesi Pınar Uzun, da sanığın duruşmaya katılmadığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Bundan önceki celselerdeyse, tanıkların ifadelerine ve işlenen cinsel taciz fiilinin açıkça ortada olmasına karşın sanığın mağduru hedef alabilecek kadar küçüldüğüne ve mahkemeyi manipüle etmeyi amaçladığına şahit olmuştuk.

Öncelikle, 7 Şubat'ta gerçekleşecek olan karar celsesine kamuoyunun geniş desteğini bekliyoruz. Davası süren sanığın, ilk duruşmadan birkaç gün önce başka bir okula atamasının gerçekleştiğini ve ne yazık ki hala öğretmenliğe devam ettiğini biliyoruz. Sanığın cinsel tacizine uğrayan başka öğrencilerin de İlçe Milli Eğitim'de dilekçelerinin olduğunun ve mağdur öğrencinin talebine rağmen sanığın sicilinin mahkemeye alınmadığının altını çizmek gerek.

Daha önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın davanın bu aşamasına dek neden müdahil olmadığını sormuştuk. Bakanlık ise öğrencilerin aslında geleceğinin, sağlığının, eğitiminin, psikolojisinin konu olduğu böyle önemli bir davaya "mazeret" bildirdi. Meslekten men edilmeyen bu şahsın, başka bir okulda öğretmenlik gibi kutsal bir mesleği hala sürdürebiliyor olmasına izin veren Milli Eğitim Bakanlığı'nı da tekrar ve tekrar sorumluluk almaya çağırıyoruz.

Çocuğun ve kadının mağdur edildiği tüm davalarda olduğu gibi bu davada da disiplin yoluyla uyarının değil, gerçek adaletin peşinde olmayı sürdüreceğiz."