"Tamamen toparlanmak için yol uzun"

IMF Araştırma Birimi Direktörü Olivier Blanchard, IMF büyüme rakamlarını değerlendirdi ve gerekçelerini anlattı.

25 Ocak 2012 Çarşamba, 09:28
Abone Ol google-news

Olivier Blanchard "iMFdirect" blogunda IMF'nin yeni açıklanan küresel ekonomi tahminlerini değerlendirdi. IMF Başkanı'nın dünyayı önleme çağıran Berlin konuşmasından sonraki Dünye Ekonomik Görünüm Raporu güncellemesinin sürpriz oluşturmadığını kaydeden Blanchard, "Önce kötü haber -dünyada ilk etapta zayıf olan toparlanma durma tehlikesi karşısında. Tehlikenin merkez üssü Avrupa fakat dünyanın geri kalan bölümü de giderek etkilendi" dedi.

Avrupa'da krizin yoğunlaşmasının daha büyük bir tehlike oluşturduğunu belirten Blanchard, bu durumda dünyanın yeni bir durgunluğa gireceğini kaydederek şöyle devam etti:

"-İyi habere gelince: Doğru önlem setiyle en kötüden kesinlikle sakınılabilir ve toparlanma tekrar rayına oturtulabilir. Bu önlemler alınabilir, alınmalı ve acil olarak alınmalı.
-Ve şimdi 'Merkez üs'ten başlayarak sayılar:
IMF'nin 2012 için Euro Bölgesi büyüme tahmini eksi yüzde 0.5 -bu bizim Eylül 2011'de yaptığımız tahmine göre yüzde 1.6 puanlık bir düşüşü gösteriyor. Özellikle İtalya'da (eksi yüzde 2.2) ve İspanya'da (eksi 1.7) negatif büyüme tahmin ediyoruz.
-Aynı zamanda daha az olsa da, diğer gelişmiş ülkeler hakkındaki tahminlerimizi, aşağı yönlü revize ettik. Sadece ABD için 2012 büyüme tahminimin değişmeden yüzde 1.8'de kaldı.
-Yükselen ve gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme de Eylül tahminimize göre yüzde 0.7 düşerek yüzde 5.4'e düştü. Revizyon özellikle, ülkelerin Euro bölgesiyle bağlantılarını yansıtarak Orta ve Doğu Avrupa'da büyük oldu. Fakat bu aynı zamanda içsel faktörlerin azalışı büyük ölçüde açıkladığı Çin ve Hindistan için de önemli."

Olivier Blanchard, birçok gelişmiş ekonominin "mali konsolidasyon" ve "sıkı kredi politikası" olmak üzere iki büyük "fren" ile çalıştığını belirtirken şu görüşleri savundu:
"-Frenlerden ilki mali konsolidasyon. Konsolidasyon zorunlu -borç düzeyleri çok yüksek- fakat talep ve büyüme için bir engelleyici olabilir.

-İkinci fren kredilerin sıkılaşması. Özellikle Avrupa olmak üzere birçok ülkede bankalar hala çok zayıf. Borçların azaltılması çabaları var. Ve birçok durumda borç azaltma, hane halkları ya da firmalara daha kısıtlı kredi anlamına geliyor, büyüme üzerine bir engel daha.
-Bu frenlerin kullanılmasıyla toparlanma da çok güçlü olamıyor ve gerçekte bu, geçmişteki finansal krizlerde de görülen bir şey."

Olivier Blanchard, mali sürdürülebilirlik kaygılarının, ülke tahvillerinin yüksek getirilerine, sonuçta da bankaların ödeme güçleriyle ilgili kaygılara yol açtığını belirtti. Hükümetlerin piyasaların yeniden güven kazanması için ek konsolidasyon zorunluluğu hissettiklerin kaydeden Blanchard, "Yatırımcıları ikna için, bankalar borç azaltmaya gittiler ve kredileri sıkılaştırdılar. Her iki hareket büyümeyi daha da azalttı, tehlikeli bir aşağı yönlü sarmala yol açtı. Bu bizim kimi Euro çevre ülkeleri için negatif ve Euro bölgesinin geri kalanı için ise düşük büyüme tahminlerimizi açıklıyor. Avrupa ötesine bakıldığında bunun ticaret aracılığıyla yayılması, Euro ticareti partnerleri arasında şimdiden görülebilir. Ve riskten kaçınma nöbetleriyle belirsizlik, yükselen piyasalara sermaye akışlarında yüksek oynaklığı yol açıyor. Sınırlanmazsa, bu aşağı yönlü sarmal, ödeme güçlükleri ya da Euro'dan çıkış, büyük yayılmalarla önce Euro bölgesi, sonra dünyanın geri kalanında daha kötü sonuçlara yol açabilir" dedi.

"Borcu azaltmak 20 yıl sürer"

Ekonominin karşı karşıya olduğu sorunların üstesinden gelmek için ilk olarak mali konsolidasyonun uygun adımlarla ilerletilmesi gerektiğini belirten Blanchard, "Borcu azaltmak bir maratondur, yüz metre koşusu değil. Çok hızlı koşmak büyümeyi öldürecek ve toparlanmayı rayından daha da çıkarır. Borcu II. Dünya Savaşı'ndaki zirvelerinden azaltmayı başarmak 20 yıldan fazla aldı. Bunun en az bu kadar zaman alacağını beklemeliyiz" dedi. Blanchard şu noktalara değindi:

"-İkinci olarak bir kredi krizinden sakınılmalı. Bankaların sermaye rasyolarını artırma ihtiyacı olduğunda, bunu kredilerini azaltmak yerine, sermayelerini artırma yoluyla yapmaları gerekir. Kamu fonları yoluyla yeniden sermayelendirme krediye yardımcı olacak, ekonomik etkinliği sürdürecek mali görünümü iyileştirebilecektir.
-Üçüncü olarak Euro çevresinde ihtiyaçları olan ağır önlemleri alan İtalya ve İspanya gibi ülkeler, düşük faizle borç alabilmeli. Birçok yatırımcı piyasadan çıkar ve bunların kısa sürede geri dönmesi beklenmezken kamunun likidite ihtiyacı olabilir. Bu, Avrupa Merkezi Bankası, Avrupa Birliği ve IMF gibi birçok yoldan sağlanabilir. Hangi bileşim kullanılırsa kullanılsın elde edilecek fonlar düşük faizli ve mali sürdürülebilirliği sağlayacak kadar büyük olmalı.

-Tahminlerimiz bu önlemlerin alınacağı ve Euro krizinin şiddetinin yavaş yavaş azaldığı varsayımı üzerine dayanıyor. Böyle olmazsa kötü için korkulabilir. Bu önlemler kararlı biçimde alınırsa dünya ekonomisi tahminimizden de daha iyi performans gösterebilir.
-Yanılsama içinde de olunmamalı. O zaman bile, frenler basılı olacak ve işsizlik ancak yavaş biçimde azalacak. Dünya ekonomisinin tamamen toparlanması için hala uzun yolumuz var."