Tanrıkulu, Muhteşem Yüzyıl'ı sordu!

Sezgin Tanrıkulu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'a, Muhteşem Yüzyıl isimli televizyon dizisinin THY'nin uçak içi eğlence sistemi olan Planet'in Aralık ayı programından çıkartıldığı iddialarının doğru olup olmadığını sordu.

08 Aralık 2012 Cumartesi, 08:54
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, "Gazetelere yansıyan haberlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sürekli ve haksız şekilde eleştirilere maruz bırakılan Muhteşem Yüzyıl isimli televizyon dizisinin Türk Hava Yolları'nın uçak içi eğlence sistemi olan Planet'in Aralık ayı programından çıkartıldığı belirtilmektedir. Buna ek olarak, konuyla ilgili olarak bir THY yetkilisinin 'Muhteşem Yüzyıl dizisinin Planet'de yayınlanmaya başlanacağı; ancak Başbakan'ın dizi hakkındaki olumsuz görüşleri nedeniyle bu karardan vazgeçildiği' yönünde beyanlarda bulunduğu iddia edilmektedir" dedi.

İddiaların doğru olup olmadığını merak eden Tanrıkulu, şu sorulara yanıt aradı:

"Her ne kadar havayolu şirketinin uçak içi eğlence sistemini tayin etmek konusunda serbestisi bulunsa da, sadece Başbakan tarafından eleştirildiği için programa alınan bir dizinin programdan çıkartılması hukuk devleti ve demokrasi ilkelerine uymakta mıdır?
Başbakan tarafından beğenildiği veya beğenilmediği için uçak içi eğlence programına dahil edilen veya çıkartılan başka yapımlar var mıdır? Varsa hukuki dayanak ve gerekçeleri nelerdir?

Aynı şekilde Türk Hava Yolları'nın tüm hizmetleri ve işleyişi kapsamında Başbakan'ın düşünce veya istekleri doğrultusunda yapılan değişiklikler nelerdir?"
 

'Tanrıkulu konuşmasında cezaevlerine de değindi

Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, yazılı açıklamasında, cezaevi kampüslerinin aynı zamanda adliye olarak kullanılmaya başlandığını belirtti.

Van'da bir yıldır cezaevindeki koğuşların duruşma salonu, hücrelerin hakim odası ve mahkeme kalemi olarak kullanıldığını ifade eden Tanrıkulu, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

''Aslında deprem sonrasında ortaya çıkan bu durum, AKP'nin yeni yargı ve infaz anlayışını ortaya koyuyor. Herkes çok önemli bir detaya dikkat etmeli. AKP'nin yeni yaptığı ve yapacağı cezaevlerinde toplu yargılamalar için mahkeme salonları da yapılmakta. Bu yeni durum hakimleri infaz koruma memurlarının uzantısı olduğu bir çarpık anlayışı pratikte ortaya çıkarmaktadır. Diyarbakır'da adliye binasının avlusuna toplu yargılama salonu inşa edildi. Silivri'de, Sincan'da cezaevi kampüsü içinde yargılamalar yapılıyor. Başbakanın Diyarbakır'a en büyük yatırım vaadi olan yeni cezaevi içinde de toplu yargılama salonları var. Biz bu tabloyu 12 Eylül'den hatırlıyoruz. Toplu yargılamalar otoriter rejimlerin en belirgin, en göze çarpan uygulamasıdır. Toplu yargılamalarda adalet değil esaret esastır. Bu yargılamalardan adalet de özgürlük de beklenemez.''