‘TFF devreye girmeli’

Galatasaray’ın eski futbol direktörü Cenk Ergün Cumhuriyet’e konuştu. Ergün, koronavirüs salgınının futbol üzerindeki etkilerini anlattı.

15 Nisan 2020 Çarşamba, 02:01
Abone Ol google-news

Galatasaray’ın eski futbol direktörü Cenk Ergün, koronavirüs salgınının futbol üzerindeki tüm etkilerini çarpıcı detaylarla Cumhuriyet’e anlattı. Avrupa futbolunu yakından takip eden ve söz sahibi konumundaki bir spor insanı olan Ergün, diğer ülkelere kıyasla bu süreçte ligimizin yönetiminin planlanamadığını belirtip, “Sınıfta kaldık” dedi. 

 TFF, liglerin haziran ayında başlayabileceğini öngördüğünü açıkladı. Sizce bu sezonun tamamlanması adına nasıl bir yol haritamız olmalı? 

Bizim futbolumuzda TFF’nin öngörülerinden başka bir planla karşılaşamıyoruz. Ne kulüplerden, ne Kulüpler Birliği’nden ne de futbolcuların ya da teknik adamların örgütlenmesinden bir ses duyabildik. Futbolumuzun paydaşları TFF’nin giriş, gelişme sonucunu yazacağı planın parçası olacaklar sadece... Son yapılan Kulüpler Birliği açıklaması da bunu teyit ediyor. Süper Lig’de oynanan en son maçın tarihinin 17 Mart olduğunu düşünürsek sessiz geçen bu kadar zamanın sonrasında daha kapsamlı bir açıklama beklemenin ne kadar hayal olduğunu gördük sadece. Üç maddede toparlanan bu önemli ve uzun süreçte kısaca, ya da olduğu gibi, yüzde otuzluk bir zarar hesapladık, bu çerçevede indirime gidin, kabul etmeyene de ödeme yapmayı dondurun deniyor. İlk maddede belirlenen paydaşlar ise konu anlaşmazlıkla sonuçlanırsa ikinci maddede sadece futbolcu olarak bire düşüyor. Türk futbolseverlerinin hak etmediği içerik ve üslup maalesef...

‘AVRUPALILAR AYNI MASADA TARTIŞIYOR’

Avrupa futbolunu çok yakından takip eden bir spor insanısınız. Salgının yıkıcı etkiler yarattığı İtalya, İngiltere ve Fransa’da futbolun geleceğiyle ilgili hangi planlar yapılıyor? 

Öncelikli olarak yayıncı kuruluş ile durumun ekonomisi için çok çetin müdahaleler oldu ve olmaya da devam ediyor. Ardından kulüp yönetimlerinin, İspanya’da olduğu gibi, devletsel ya da sportif idareye dayanan tasarruf planları çerçevesinde oyuncu ve teknik adamların hakedişlerinde indirim çalışmaları, karşılıklı istişareleri ve sonuca bağlanmaları yaşandı. Futbolun devam edebilmesi için sadece futbolun içinde olanlar değil, sağlık konusundaki yetkililer ve müsabakaların oynanma onayını verecek mekanizmalar da aynı masa etrafında oturup ciddi tartışmalar yaşadılar. En iyimser plan dahilinde, Bundesliga örneğinde olduğu gibi, takımların antrenmanlara tekrar başlamış olmasının avantajıyla futbolun kısa sürede başlatılması planlanırken, biraz daha geriden takip eden ülke ligleri için mayıs sonu-haziran başı bir geri dönüş planlanmaya çalışılıyor.

‘ALTYAPIYA DÖNECEKLER’

Koronavirüs salgını transfer piyasasını nasıl etkiler? Kulüpler artık yüksek bedelli transferleri bırakıp altyapılarından çıkacak oyunculara döner mi?

Bu salgın futbol ekonomisine katkıda bulunan yayıncı kuruluştan sponsora, maça bilet alan seyircinin harcamasından resmi ürün satın alımına bütçe ayıran herkesi negatif anlamda etkileyecek. Sektörde çok ciddi bir daralma yaşanacak. Bu daralmayı aşmak ve yeni gelir kalemlerine adapte olabilmek için çalışma planlayan kulüplerimiz şimdilik sadece oyuncu transferlerine ayırdıkları bütçeleri kısıp yerli ve altyapıdan yetişen oyunculara dönerek hayatta kalmaya çalışacaklar. Alternatif planları yapabilme kapasitelerinin çok sınırlı olduğunu düşünüyorum.

‘PLANLAMA YOK’ 

UEFA ve FIFA’nın futbolun yaşadığı darboğazla ilgili çalışmalarını (Finansal Fair-Play’in esnetilmesi, transfer dönemlerinin uzatılması, kontratların geçerlilik süresi, maçların seyircisiz oynanması vb.) nasıl yorumluyorsunuz, sizce kulüplere çare olur mu? 

Bütün bu öneriler tabiri caizse kulüplere can suyu verebilmek adına denenebilecek olan modeller… Aslolan birikmiş borçları toparlayabilmek, sonrasını zaten futbol ekonomisi belirli bir süre içerisinde regüle edecektir. Ekonomik anlamda gerçekleşecek olan küçülmeye sektör adapte olacaktır. Ancak önemle belirtmeliyim ki özellikle FIFA’nın son yayınladığı sirküler genel anlamda tavsiye içerikli, işi planlamak, bizim özelimizde, UEFA ve TFF’ye kalacak.

Barcelona, Real Madrid gibi dünya devi kulüpler oyuncularının ücretlerinde indirime gitti. Bu sistem, Avrupa’da nasıl yankı buldu, ülkemizde uygulanabilir mi? 

İspanya’da hepimizin yakından takip ettiği gibi “Geçici İstihdam Düzenleme Önlemi" (ERTE) çerçevesinde oyuncu ve teknik adam kontrat bedellerinde indirime gidildi. ERTE’den bağımsız olarak kendi yüzdelerini de belirleyen kulüpler oldu. Elbette ki bu yüzdeler, süreler, yapılan indirimler sonrası düzelecek ekonomilerle yönetilecek yeni harcamalar her ligin kendi gerçekleri içerisinde planlanacak. Bizim ülkemizde uygulanıp uygulanamayacağı ise futbolun paydaşları tarafından tartışılmıyor. Bu konuda da ne kulüpler ne de kontratlı oyuncu ve teknik adamlarından konu ile ilgili bir analiz, öneri, planlama ve yapıcı bir tartışma gördük.

‘HAZIRLIK SÜRECİ YAŞANACAK’ 

Uzun bir ara verip sonra sahaya çıkacak futbolcuların fiziksel eksikleri nasıl giderilebir, adale ve kas sakatlığı yaşama riskleri ne şekilde önlenebilir? 

Elbette ki bir hazırlık süreci yaşanacak. Almanya bize bu konudaki en yakın örnek olarak karşımıza çıkıyor. Liglerin başlaması kararı verilirse bu hazırlık dönemi yaşanmak zorunda. Bu konuda da kulüplerimizin hem operasyonel hem de ekonomik anlamda sürecin nasıl gelişebileceğine dair planlamayı yapmış olduklarını umuyoruz sadece.

‘SPORCULAR ENDİŞELİ’

Yakın temasta olduğunuz, görüştüğünüz futbolcuların psikolojik durumları nasıl, süreçle ilgili endişeleri var mı? 

Hepimizde olduğu gibi sporcularda da endişe mevcut. Bu salgının aşılması ve hayatın normal akışına dönülmesi ile ilgili bir öngörü henüz karşımıza çıkmadığı için sporcular da bu bilinmezi beklemekteler. 

‘SINIFTA KALDIK, DERS ALMAYIZ!’ 

Tüm bu yaşananlardan futbol dünyası hangi dersleri çıkarmalı, bundan sonra her şey eskisi gibi olur mu? 

Bu krizde de ligimizin yönetimini planlayamamış, oyuncularımızın haklarını korumak üzere onları bir araya getirememiş ve futbolumuzu profesyonel bir yapıya kazandıramamış olduğumuz için doğal olarak sınıfta kaldık. Bütün bu anlattıklarımızdan ders alıp geleceğe daha umutla bakabileceğimizi ise maalesef hiç zannetmiyorum.