Toplu sözleşme hakkı talepleri

Toplu görüşmeler kapsamında oluşturulan toplu sözleşme ve grev hakkına ilişkin komisyonun raporunda, ''uygun görülmesi halinde'' kamu görevlilerine grev ve toplu sözleşme hakkı tanınmasının, uluslararası sözleşmelerden Anayasa'ya, yasa ve alt hukuki düzenlemelere kadar geniş bir alanda çalışmayı gerektirdiği belirtildi.

21 Ağustos 2009 Cuma, 08:22
Abone Ol google-news

Kamu İşveren Kurulu, Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen temsilcilerinin katılımıyla oluşturulan Kamu Görevlilerinin Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı Konusunun Uluslararası Sözleşmeler ve Ulusal Mevzuat Çerçevesinde Değerlendirilmesine İlişkin Komisyon, çalışmasını tamamlayarak bir rapor hazırladı.

Raporun hazırlanış sürecinde, toplu sözleşme ve grev hakkının uluslararası hukuktaki dayanakları, konuya ilişkin Türkiye'den yapılan bir başvuru üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince (AİHM) verilen karar, bu yılki ILO Genel Kurulu'nda Türkiye hakkında ortaya çıkan karar ile grev ve toplu sözleşmeye ilişkin ulusal mevzuat hükümleri incelendi.

Bu veriler ışığında kamu görevlileri sendikacılığında grev ve toplu sözleşme konularını değerlendiren komisyon, ''uygun görülmesi halinde'' kamu görevlileri sendikalarına toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesine ilişkin yapılması gereken mevzuat düzenlemelerini ortaya koydu.

Raporun değerlendirme ve sonuç bölümünde, uluslararası sözleşmelerin genel olarak çalışanların örgütlenme ve toplu pazarlık hakkını güvence aldığı belirtildi.

Grev hakkını uluslararası düzeyde ilk belirten metnin Avrupa Sosyal Şartı olduğuna dikkat çekilen raporda, ILO Uzmanlar Komitesinin, uluslararası sözleşmelerde yer alan ''sendika kurma ve sendikalara üye olma yasakları''nın kapsamının dar yorumlanması eğiliminde olduğu vurgulandı.

Çeşitli ülke uygulamaları incelendiğinde, örgütlenme, toplu pazarlık ve grev hakkına ilişkin uygulamaları belirleyen asıl unsurun ilgili ülkelerin personel rejimi ve gelenekleri olduğunun görüldüğüne yer verilen raporda, memur ve kamu görevlisi kavramlarının kapsamının ülkeden ülkeye farklılık arz ettiği kaydedildi.

 

"Geçerli tek bir sistem yok"

Raporda, örgütlenme, toplu pazarlık ve grev hakkı açısından bütün ülkeler için geçerli tek bir sistemden bahsetme imkanı bulunmadığı, bu hakkın niteliği, kapsamı ve uygulanma biçiminin ülkeden ülkeye değiştiği belirtildi.

AİHM'in, Demir ve Baykara-Türkiye kararına da değinilen raporda, kararda, işveren ile toplu pazarlık yapma hakkının, ilkesel olarak ''çıkarlarını korumak için sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı''nın asli unsurlarından birisi haline geldiği ve bundan ''devletlerin kendi sistemlerini, uygun olduğu takdirde, temsilci sendikalara özel statü verecek şekilde düzenlemekte özgür olduklarının anlaşılması gerektiği''nin belirtildiğine işaret edildi.

2009 Yılı ILO Genel Kurulunda, Standartların Uygulanması Komitesinin gerekli anayasal değişikleri hızlı bir şekilde önerip gerçekleştirmesi için Hükümete çağrıda bulunduğu anımsatılan raporda, ayrıca Hükümetten, bu yöndeki adımların sonuçlandırılmasıyla ilgili zaman dilimleri net olarak tespit edilmiş bir eylem planı hazırlanmasının talep edildiği vurgulandı. Raporda, uzun zamandır gündemde olan bu konularda kayda değer ilerleme sağlanabilmesinde Hükümete yardımcı olunması amacıyla üst düzey bir heyetin kabul edilmesinin istendiği kaydedildi.

 

Yapılması gereken düzenlemeler

Kamu Görevlilerinin Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı Konusunun Uluslararası Sözleşmeler ve Ulusal Mevzuat Çerçevesinde Değerlendirilmesine İlişkin Komisyonun hazırladığı raporda, şu tespitlere yer verildi:
''Uygun görülmesi halinde, Türkiye'de kamu görevlilerine grev ve toplu sözleşme hakkı tanınması konusunda yapılması gereken düzenlemeler şöyle sıralanabilir:
-Anayasa'nın 128. maddesinin içeriğinin yeniden düzenlenmesi, hakları ve yükümlülükleri kanunla düzenlenecek personel statülerinin belirlenmesi.
-Anayasanın 53 ve 54. maddelerinin yeniden düzenlenmesi.
-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddelerinde düzenleme yapılması.
-4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun yeniden düzenlenmesi.
Görüldüğü üzere kamu görevlilerine grev ve toplu sözleşme hakkı tanınması, uluslararası sözleşmelerden Anayasa'ya, yasa ve alt hukuki düzenlemelere kadar geniş bir alanda çalışmayı gerektirmektedir.''