TTB: Filyasyon ekipleri şubat başında kurulmalıydı

TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, “Şubat ayının başında filyasyon ekiplerinin kurulması ve eğitilmesi gerekiyordu” dedi.

15 Nisan 2020 Çarşamba, 14:39
TTB: Filyasyon ekipleri şubat başında kurulmalıydı
Abone Ol google-news

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman korona virüsü salgınında geride kalan 6 haftaya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirerek değerlendirmelerde ve önerilerde bulundu.

 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı'nın hemen ardından yaptığı basın açıklamasında vaka artış hızının düşüşe geçmesini filyasyon yöntemi ile sağladıklarını dile getirerek, "Bu kelimeyi ileriki günlerde unutmayacaksınız" demişti.

Açıklamadan öne çıkanlar şöyle:

‘DSÖ’NÜN ÖNGÖRÜSÜ DOĞRU’

-Dünya Sağlık Örgütü bazı ülkelerde kısmen düşüş varken İngiltere ve Türkiye’de artış var diyor ama Sağlık Bakanı virüsü 4’üncü haftada kontrol altına aldıklarını söylüyor. Sizin gözleminiz nedir?

Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörüsü doğru gözüküyor. Çünkü sağlık çalışanları özveriyle çalışmalarına rağmen kontrol altına aldığımızı söylemek için erken. Her gün açıklanan yeni olgular daha önce klinik yakınması nedeniyle hastaneye başvuran ve örnek alınan, PCR testi o gün pozitif çıkanlardan ibaret. PCR testinin hastaların tümünde pozitif çıkmadığı ve duyarlılığının arzu edilen düzeyde olmadığı bize gelen bilgiler.

‘FİLYASYON EKİBİNİN ŞUBAT AYININ BAŞINDA KURULMASI GEREKİYORDU’

-Sağlık Bakanı’nın açıkladığı verilerle vaka ölüm sayısı, yoğun bakım doluluk oranı sayısıyla sahadaki durum arasında fark var mı?

Bize Türkiye’nin dört bir yanından odalarımızdan vaka ve ölüm sayılarının daha fazla olduğuna dair gözleme dayalı bilgiler geliyor. Klinik ve radyolojik bulguları olduğu halde PCR testi pozitif olmayan hastalar vefat ettiklerinde kayıtlara hala Covid-19 olarak geçirilmiyor.

-Halk sağlığı ve uzmanları ve siz başından itibaren filyasyona dikkat çektiniz. Bakan bunca sürenin ardından neredeyse ilk kez filyasyondan bahsetti. Sizin gözleminiz nedir?

Bakanlığın filyasyon ekipleri kurulmasına ilişkin yazısı mart ayının sonunda yazılmış görünüyor. Oysa sağlık sistemimizde en başında hemen, salgın ilk çıktığında şubat ayının başında filyasyon ekiplerinin kurulması ve eğitilmesi gerekiyordu.

-Türkiye’de korona ölümlerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün kodlarına göre yapılmadığını belirtmiştiniz. Bu devam ediyor mu?

Maalesef evet. Ölüm belgelerinin çoğunda ölüm nedeni olarak Covid-19 yazmıyor.

'ZORUNLU OLMAYAN ÜRETİM CAN KAYIPLARINI ARTIRIYOR'

TTB, salgının durdurulmasında yaşamsal olmayan üretime son verilmesinin önemine dikkat çekmektedir. Fabrikalarda, atölyelerde çalışan milyonlarca işçi, hem risk altında hem de hastalığın yayılmasında önemli kaynak niteliğindedir. İşçiler ulaşımdan üretim sürecine, yemekhanelerinde COVID-19 viruslu işçilerle temas etmekte, virüsü ailelerine, yakın çevrelerine yaymaktadırlar. Salgının yayılımının durdurulması için işçiler biran önce ücretli izne ayrılmalı ve sağlık kurumları tarafından aileleri ve temas ettikleriyle birlikte düzenli kontrolleri yapılmalıdır.

Ayrıca fabrikalarda çalışan işyeri hekimleri istekleri halinde illerinde gereksinim olan sağlık kurumlarında çalıştırılmalı ve ücretleri devlet tarafından hak kaybına uğramadan verilmelidir. 

'SAĞLIK BAKANLIĞI ÇAĞRILARIMIZA OLUMLU YANIT VERMEKTEN KAÇINDI'

Salgının başından bu yana, salgına karşı başarılı olmak için şeffaflığa ihtiyacın kaçınılmaz olduğunu belirtiyoruz. Bu doğrultuda, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından alınan kararların kamuoyuna açıklanmasından, test sonuçlarının ayrıntılı olarak paylaşılmasına, COVID-19 olgularının ve ölümlerinin Dünya Sağlık Örgütü ICD kodlamalarına uygun olarak yapılmasından, sağlık çalışanlarının sağlık durumlarının paylaşılmasına kadar, taleplerimizin karşılanması şeffaflığın gereği olduğu gibi salgının başarılı olarak yönetilmesi için de vazgeçilmezdir.

Ancak, bugüne kadar, Sağlık Bakanlığı bu yöndeki çağrılarımıza olumlu yanıt vermekten kaçınmıştır.

Sağlık Bakanlığı’nı kararların alınması ve bilgilerin toplumla doğru olarak paylaşılmasına özen göstermeye çağırıyoruz. Aksi uygulamaların 10 Nisan gecesinde olduğu gibi korku ve panik ortamına yol açtığı unutulmamalıdır.