Türk-İş'ten bayram mesajı

Türk-İş Yönetim Kurulu, Türkiye'nin Şeker Bayramı'na kriz yansımalarının derinleştirdiği işsizlik ve dolayısıyla yoksulluk, açlık yaralarıyla girdiğini bildirdi.

18 Eylül 2009 Cuma, 07:39
Abone Ol google-news

Türk-iş Yönetim Kurulu, Şeker Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajda, Türkiye'nin gerçek gündeminin işsizlik ve yoksulluk olduğu belirtildi. Türk halkının birinci ihtiyacının iş ve aş olduğu belirtilen mesajda şöyle denildi:
"Hükümetin temel görevi, bu sorunların çözümünü beraberinde getirecek uygulamalara yoğunlaşmaktır. Siyasetin sürekli değişen yoğun ve gergin gündeminde bu sorunların çözümüne yönelik yaklaşımların geri planda kalması, emeği ile geçinen tüm kesimleri derin bir umutsuzluk içine itmektedir. Türkiye bugün, ekonomik krizin Türkiye'ye etkilerini derin bir biçimde yaşamaktadır. Kriz başladığından bu yana sadece TÜRK-İŞ'e bağlı sendikalara üye 40 binin üzerinde işçi işten çıkarılmış, 44 bini aşkın işçi ücretsiz izne gönderilmiştir. Türkiye genelindeki işsizlik ise vahim boyuttadır. TÜİK verilerine göre yüzde 13 olarak gerçekleştirildiği bildirilen işsizliğin, iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayanlar ile mevsimlik çalıştığı için işsiz durumda olanlar dahil edildiğinde gerçekte yüzde 19'lara dayandığı ifade edilmektedir. Gelinen noktada Türkiye Ramazan Bayramı'na kriz yansımalarının derinleştirdiği işsizlik ve dolayısıyla yoksulluk, açlık yaralarıyla girmektedir."


Özel istihdam büroları

Türk-İş'in, Özel İstihdam Büroları'na istihdam ettiği işçileri kiralama yetkisi veren ve kamuoyunda "kiralık işçilik" tanımlamasıyla bilinen düzenlemeye ilişkin hassasiyetini sürdürdüğü belirtilen mesajda, "Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından TBMM'ye yeniden görüşülmek üzere iade edilen düzenlemenin TBMM'nin yeni dönem çalışmalarında yer almaması ve bu konunun Türkiye'nin gündeminden tamamiyle çıkarılması Türk çalışma barışının daha da bozulmaması açısından zaruridir. TÜRK-İŞ, işçilere ait olan İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacı dışında kullanılmasına yol açan her türlü girişimden son derece rahatsızdır. TÜRK-İŞ, bu amaca yönelik son yapılan düzenlemenin Anamuhalefet Partisi tarafından Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesini beklemekte, süreci dikkatle izlemektedir" denildi.


Demokratik açılım

Mesajda, Türkiye'nin bir süredir, kimilerince "Kürt açılımı", çoğu kez de "demokratik açılım" olarak adlandırılan bir sürecin içinden geçtiği hatırlatıldı. Mesajda şöyle denildi:
"Hiç şüphesiz, sorunun çözümünün temelinde demokrasinin sınırlarının genişletilmesi yer almaktadır. Demokrasi, sorun çözme yöntemi olarak işlerlik kazandığı zaman sorunların birikmesine, krize dönüşmesine izin vermeyecektir. Bu süreçte bireysel hak ve özgürlüklerin toplumsal hak ve özgürlüklerle uyumu son derece önemlidir. Bireysel hak ve özgürlüklerin toplumsal hak ve özgürlüklerle desteklendiği bir anlayışta demokrasi gerçek fonksiyonlarını üretebilecektir. Tüm bu tartışmalar sürecinde ülkemizin bütünlüğü ve milli mücadele ile çizilmiş sınırlarımızın ve bağımsızlığımızın asla tartışma konusu yapılmaması şarttır. TÜRK-İŞ, 21'inci yüzyılın "ayrışmalar" değil, "birleşmeler yılı" olduğuna inanmakta, ülkemizde barış ve kardeşliğin kalıcı bir şekilde yerleşeceği ve yaşanacağı günlerin yakın olduğunu düşünmektedir."


Gergin siyasi üslup

Türk-İş'in yaşanan ve gündemde olan her sorunda gergin siyasi üsluptan rahatsızlık duyduğu da belirtilen mesajda, "Ülkemizde sarılacak birden çok yara varken ve üstelik daha çok demokrasi, daha çok barış tüm kesimlerin talebi ve dileğiyken, siyasi partilerin birbirlerine yönelik sert tutumları yapılmak istenenlerle çelişmekte, inandırıcılık yitirilmektedir. Siyasetteki güler yüz ve diyaloga açık tablo, hiç kuşkusuz geniş halk kitlelerini de yansıyacaktır" görüşüne yer verildi.