Türker yeniden başkanlığa seçildi

DSP'nin 8. Olağan Büyük Kurultayı'nda parti tüzüğünde değişiklikler yapıldı. Kurultay'da Masum Türker, yeniden genel başkanlığa seçildi.

06 Haziran 2010 Pazar, 09:05
Abone Ol google-news

Atatürk Spor Salonu'nda yapılan kurultayda Masum Türker, 881 geçerli oyun 778'ini alarak genel başkanlığa seçilirken, Davut Ocak 92, Erol Özavcı ise 11 oy aldı. 897 oyun kullanıldığı kurultayda 16 oy geçersiz sayıldı.

Türker, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı teşekkür konuşmasında kurultayda partinin gelecek 3 yılını belirleyen yol haritasına ilişkin kararlar alındığını söyledi.
DSP'ye yakışan bir kurultay gerçekleştirdiklerini ifade eden Türker, ''Bugün ben kazandım, DSP kazandı. Özellikle DSP'nin kapanmasını umut edenlere Demokratik Sol'cular bu seviyeli kurultayla gereken cevabı vermişlerdir'' diye konuştu.

Diğer adaylara da teşekkür eden Türker, partinin tüm teşkilatından gelecek seçimlere hazırlanmasını istedi.

 

"Ben emaneti bir yere bırakır kaçmam"

Masum Türker, bugün solda oyunlar tezgahlandığını, 'solda birlik' diye baskılar yapıldığını söyleyerek, salona seslenerek "Hiçbir güç DSP'yi kapatabilir mi? Bize siz solda birlik diyenlere, birleşin diyenlere cevabınızı duymak istiyorum. Birleşmek istiyor musunuz?" diye sordu. Salondan "hayır" sesleri yükseldi. Türker, "O zaman birleşmeyin güç birliği yapın diyorlar. 2007'de DSP seçime girmedi. 13 Milletvekili seçildi. Bunların 7'si şimdi nerede" diyerek, "Ben emaneti bir yere bırakır kaçmam" diye konuştu.
 

Miting yapmadık, paramızı harcamadık

Kendisinin 1 yıl önce DSP Genel Başkanı seçildiğini, kendisinin o zaman delegelere genel başkan değil Başbakan seçtiklerini söylediğini hatırlatan Türker, "Ben bir yıl önce size hedef iktidar demiştim. İktidar olmak istiyorsak hep birlikte Demokratik Sol'un yürüyüşü başlattık. Çok miting yapmadık, çünkü paramıza seçim için ihtiyaç vardı. Olsun beni yolda tanıyorlar, ben Recep Tayyip Erdoğan'ın paçasını aşağı alacağım dedim. Kimsenin yüreği el vermiyordu bunu söylemeye, ama ben söyledim" diye konuştu.
 

DSP devrimcidir

Siyasetçinin, her iftiraya, her yalana, her dolana da hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Türker, "Ben Mardin'den 6 yaşında çıktım. O zamandan bu yana bana atılan çelmeler vız geldi. Yalnız bana değil hiçbir Demokratik Solcu'ya tehdit işlemez. Demokratik Sol, Atatürk'ün, Ecevit'in ilkeleri doğrultusunda çağdaş, demokratik, halkçı, ulusalcı, her şeyden önce devrimci bir partidir. DSP devrimcidir. Demokratik Solun amacı demokratik yönetmelerle devrim yapmaktır" dedi.


Herkes Ecevitçi olmak istiyor

Konuşmasında zaman zaman CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na işaret eden Türker, "Halkçığa herkes özendi, herkes Ecevitçi olmak istiyor. Atatürk'ün, İsmet Paşa'nın mirası herkese aittir" diyerek, ancak bugün Ecevitçi olanların, uzun yıllara Ecevit'e karşı koyduklarını, Ecevit'i suçladıklarını, kurultaylarına 30 yıl bir resmini koymadıklarını belirtti. Türker, "Eğer birileri bunu 30 yıl sonra öğrendiyse hoş geldiniz, halkçı olmaya Ecevitçi olmaya" diye konuştu.

 

O müftü CHP'de

Türker, Bülent Ecevit'in çok suçlandığını, Ecevit'i tarikatla bağlantılı göstermek istediklerini belirterek, "Üsküdar'dan bir müftüyü belediye başkan adayı yaptık diye ilan vermişlerdi, o müftüyü şimdi PM üyesi yaptılar. Ecevit'e çok haksızlık edildi. Çok suçlandı" diye konuştu.

Rahşan Ecevit'e laf yok

Türker, kurultay salonunda, "Rahşan Ecevit"i de alkışlattı. Türker, "Ne olursa olsun Rahşan Ecevit'i birlikte alkışlayalım. Bana süt veren anneme laf söyleyebilir miyim, bize DSP'de yol açana nasıl laf söyleriz. Onun için biz saygımızı asla eksik etmeyeceğiz, kötü bir laf yok. Biz aynaya bakıp kim olduğumuzu biliyorsak, gerisi boştur, vız gelir tırıs geçer" dedi. Türker, "Allah bana bir tek DSP'nin iktidarını görmeyi nasip etsin" diye konuştu.

Türker, kendisinin hem solcu, hem Müslüman, hem suni, hem alevi, hem Hıristiyan, hem Musevi olduğunu ve bunu söylemekten korkmadığını ifade etti.
 

Referandum'da "hayır"

Türker, büyük bir demokrasi sorunu olduğunu, Türkiye'de 12 Eylül'den beri kesintiye uğramış tam demokrasisi konusunda herkes elinden geleni yapması gerektiğini belirterek, bunun yolunun başta seçim barajının düşürülmesi olmak üzere Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu'nda yapılacak değişiklikler ile Anayasa'dan geçtiğini belirtti.

Kendilerinin Anayasa değişikliğinde tartışmalı üç maddeye sıcak bakmadıklarını söyleyen Türker, "Bir partilerin kapatılması partilere bırakılamaz, Anayasanın yapısı değiştirilemez, HSYK siyasallaştırılamaz. Şimdi referandumda ne yapacaksınız, söylüyorum, Mahkeme bunları iptal ederse biz buna 'evet' deriz. Ama yargıyı siyasallaştıracak iki madde varsa 'hayır' diyeceğiz" dedi.

Gazze'ye insani amaçla gidiyorsan ben de varım

Türker, AKP'nin Yeşilay, Kızılay gibi kurumların da içini boşaltmak istediğini öne süren Türker, Başbakan Erdoğan'ın 'Gazze'ye gideceğim' dediğini hatırlatarak, "Gazze'ye insani amaçlı gideceksen, Kızılay'la gidecekesen ben de varım. Amaç ideolojik ise, amaç Kızılay'ı yok etmekse, amaç Türkiye'deki dayanışma düzenini yok etmekse, 2002'deki eylem planında yazdığı gibi ülkeyi sivil toplum örgütleri kurarak yöneteceğiz diyorsan o zaman karşınsa bizi bulursun" diye konuştu.
 


Parti tüzüğü değişti

Kurultay'da parti tüzüğünde değişiklikler yapılarak, delegelerin oyuna sunuldu. DSP'nin oy çokluğuyla kabul edilen yeni tüzüğüne göre, disiplin suçları hariç üye silme kaldırıldı. Yine üyelerin kayıtları kendilerinin haberi olmadan silinemeyecek. Partide, olabildiğince kadın ve genç üyelerin bulunması ilkesi gözetilecek.

Gençlik Kolları ve Kadın Kolları da tüzüğe girdi. Gençlik ve Kadın Kolları Başkanları, Genel Başkanının davetiyle yönetim kurulu toplantılarına katılabilecek ancak oy verme hakları olmayacak. Milletvekili seçilenler ile yerel yönetime seçilenler, otomatik olarak üye kabul edilip Yargıtay'a bildirilecek. Başkanlık Kurulu da genişletildi. Buna göre Genel Başkan Yardımcıları 7'ye, Genel Sekreter Yardımcılarının sayısı da 4'e çıkarıldı. Genel Saymanın Parti Meclisi üyelerinden seçeceği bir Genel Sayman Yardımcısı da başkanlık kurulunda yer alacak. Merkez Disiplin Kurulu üye sayısı da 7'den 15'e çıkarıldı. Parti Meclisi asil ve yedek üye sayısı da 60'ar üyeden 70'er üyeye çıkarıldı.