"Türkiye dünyanın en çok vergi alan ülkesi"

Petrol Sanayi Derneği (PETDER) raporunda, 15 Temmuz 2009 tarihli ÖTV düzenlemesinin ardından Türkiye'nin dünyanın en çok vergi alan ülkesi haline geldiği belirtildi.

05 Kasım 2009 Perşembe, 12:20
Abone Ol google-news

Petrol Sanayi Derneği (PETDER) raporunda, 2008 yılı sonunda başlayan küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerinin reel sektörleri takiben 2009 yılı başında tüm perakende sektörlerde tüketim azalması ve kredi sorunları ile kendini gösterdiğine dikkat çekildi.

Raporda, 2009 yılı Ocak-Eylül döneminde akaryakıt tüketiminden sağlanan dolaylı vergilerin (KDV ve ÖTV) geçen yılın aynı dönemine değişmeyerek 22 milyar lira seviyesinde olduğu, toplam LPG tüketiminden elde edilen dolaylı vergiler toplamının yüzde 3,5 oranında artarak 4 milyar liraya ulaştığı, böylece akaryakıt ve LPG sektörlerinden sağlanan dolaylı vergi gelirlerinin bir önceki yılın ilk dokuz ayına göre yüzde 0,7 artarak 25,5 milyar lira olduğunun hesaplandığı kaydedildi.

2009 yılı Mart ayında Rekabet Kurumu'nun, intifa veya kira şerhi ile uzun süreli anlaşma yapılan akaryakıt ve LPG istasyonlarının sözleşme sürelerinin rekabet etmeme yükümlülüğü açısında 5 yılı aşamayacağı hakkındaki kararı yayınladığı hatırlatılan raporda, bu kararın önümüzdeki dönemde sektörü ''derinden'' etkileyecek nitelikte olduğuna dikkat çekildi.

Rapor döneminde petrol sektöründeki en önemli gelişmenin EPDK'nın motorin ve benzinlerde iki ay süreyle tavan fiyat uygulamasının başlaması olduğuna değinilirken, ''EPDK'nın serbest piyasaya yaptığı bu müdahalenin sektörde Petrol Piyasası Kanunu ile başlayan serbest piyasa yapısına zarar verdiği düşünülmektedir'' denildi.

Tavan fiyat uygulaması devam ederken, 15 Temmuz 2009'da Maliye Bakanlığı'nca bazı akaryakıt türlerinden alınan maktu ÖTV tutarlarının artırıldığı anımsatılan raporda, ''Akaryakıta uygulanan vergiler açısından birçok dünya ülkesinin üzerinde olan Türkiye, 15 Temmuz 2009 tarihinde yapılan ÖTV düzenlemesi sonucunda benzinde dünyanın en çok vergi alan ülkesi haline gelmiştir'' denildi.

 

"Kaçak petrol tanımı ilave deliller ile güçlendirilmeli"

Ulusal marker ve kayıt dışı ekonomi konularına da işaret edilen raporda, 2007 yılında uygulanmaya başlanan ulusal marker''ın, gelinen aşamada kaçak ve kayıt dışı sorunların önlenmesinde ciddi ve yararlı bir araç olarak önemli bir katkı sağladığı vurgulandı.

Petrol Piyasası Kanunu'ndaki ''kaçak petrol'' tanımının, ''kurumca belirlenen seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıt'' olarak yapılmasının uygulamada çok önemli sorunlara neden olduğu savunulan raporda, şöyle denildi:
''Bu tanım uyarınca, tamamen teknik veya ölçüm hatalarına dayalı nedenlerden ya da farklı cihazlar kullanılarak yapılan marker ölçümlerindeki farklılıklar sonucunda, tamamen yasal olan bir akaryakıt dahi kaçak akaryakıt tanımlaması içine girmektedir. Örneğin; 2008 yılında yapılan denetim ile görevli resmi personelin saha denetim cihazları ile yaptığı ölçümlerde rafineri ve dağıtıcı terminallerinde alınan olumlu sonuçlar, resmi tutanak altına alınmış olması ve bu tutanaklar doğrultusunda ticari faaliyet devam ettirilmiş olmasına rağmen, birkaç ay sonra şahit numuneler üzerinde yapılan ikinci testlerin farklı sonuç vermesi, sektörde bu konudaki endişelerin haklılığını ortaya koymaktadır. Bu ve benzeri sorunların rafineri ve dağıtım şirketlerinin hemen tamamında yaşanmış olması, sadece marker seviyesine dayalı bir kaçak petrol tanımlamasının sektörde ciddi sorunlara yol açacağının önemli bir göstergesidir. Bu nedenle Petrol Piyasası Kanunu'ndaki kaçak petrol tanımının, tek başına ulusal marker seviyesine dayalı olmaktan çıkarılıp ilave deliller ile güçlendirilmesi gereği ortaya çıkmıştır.''

 

10 numara yağ sorunu

Raporda, 2008 yılında madeni yağ türlerinde yapılan vergi düzenlemesi sonucunda önemli ölçüde çözümlenmiş olan ''10 numara yağ sorununun'' tekrar ciddi bir şekilde ortaya çıktığına dikkat çekilerek, 2009 yılının özellikle Mart-Nisan aylarından itibaren 10 numara yağ adı altındaki piyasa hareketlerinin ciddi boyuta ulaştığı, bu ve benzeri kayıt dışı faaliyetlerin özellikle ÖTV düzenlemesi sonrasında daha da arttığı belirtildi.

Eylül 2008-Eylül 2009 tarihleri arasındaki karşılaştırmanın, motorin satışlarının ekonomideki iyileşme göstergelerinin tam tersine yüzde 10 oranında geri gittiğini ortaya koyduğu kaydedilen raporda, bu gelişmelerin 10 numara yağ sorununun tekrar ciddi boyuta geldiğini gösterdiğine işaret edildi.