Türkiye'de belgesel yapmak zor

Belgesel Sinemacılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi, belgesel yapımcı ve yönetmeni Ender Yeşildağ, ''Türkiye'deki TV kanalları ne yazık ki bırakın bir belgesel yaptırma fikrini, var olan belgeselleri bile ancak RTÜK'ün verdiği 'ceza' ile gösteriyorlar'' dedi.

25 Eylül 2010 Cumartesi, 08:19
Abone Ol google-news

Belgesel Sinemacılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi, belgesel yapımcı ve yönetmeni Ender Yeşildağ, 17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında geldiği Adana'da 7 senedir belgesel yapımıyla ilgilendiğini ve 3 belgesel film yaptığını, şu anda ise ''kayıp insanların hikayelerinin'' anlatıldığı dördüncüsü üzerinde çalıştığını kaydetti.

Türkiye'de belgesel yapmanın çok zor olduğunu belirten Yeşildağ, ''Finans bulmakta zorlanıyorsunuz. En ciddi kaynak, Kültür ve Turizm Bakanlığı. Uygun görülen filmlere geri ödemesiz maddi destek veriliyor. Bunun dışında belgesel için bir kaynak bulmak Türkiye'de çok zor. Sponsorluklar da neredeyse imkansız'' dedi.

Dünyada genellikle belgeseller için TV kanallarının destek verdiğini belirten Yeşildağ, şöyle devam etti:
''Avrupa'da belgeselciler bu nedenle biraz daha rahat ve yapım sayısı çok daha fazla. Ama Türkiye'deki TV kanalları ne yazık ki bırakın bir belgesel yaptırma fikrini, var olan belgeselleri bile ancak RTÜK'ün verdiği 'ceza' ile gösteriyorlar. Böyle bir bakış açısı olunca, Türkiye'de belgeselci olmak, hayatını oradan idame ettirmek, profesyonel olarak yapmak imkansız.

Biz de şirket olarak başka işler yapıyoruz. Sektördeki çoğu kişi bu şekilde çalışıyor. Başka işler yapıp, oradan kazandıklarını belgesele yatırarak bu işi yürütüyorlar.''
 

Dünyada ve Türkiye'de belgesel türleri

Türkiye'de, bütçe imkanları nedeniyle her tür belgeselin de yapılamadığını kaydeden Yeşildağ, şöyle devam etti:
''TV için yapılan belgeselle, 'belgesel sinema' arasında da çok fark var. TV'de yayınlanan 'gezelim-görelim' programları belgesel olarak nitelendiriliyor ama dünyada belgesel böyle bir şey değildir. TV belgeselinin formatı, belgesel sinemadan çok farklı. O tarz eserlerin yapım şansı, bütçe anlamında daha fazla ve daha kolay yapılabilir.

Örneğin dünyada doğa belgeselleri var. Trilyonluk bütçelerle yapılıyor. Takip kameraları, parmak kameralar kullanılıyor, aylarca doğada yatılıp kalkılıyor. Bu, işin çok farklı bir boyutu. Biz ise belgesel sinema ağırlıklı, sinema tadı olan eserler yapmaya çalışıyoruz. Bunların bütçeleri de 50-100 bin TL civarında oluyor. Bu bütçelerle bir doğa belgeseli yapmak zaten mümkün değil. Bir günlük çekim bile yapamazsınız. Zaten dünyada 100-300 bin avro bütçeli belgeseller 'fakir' olarak nitelendiriliyor.''

Yeşildağ'ın şirket ortağı ve 8 yıldır belgesel yönetmenliği yapan Aslı Ertürk ise Türkiye'de en çok insan hikayeleri üzerine belgeseller yapıldığını ya da politika ve yakın tarihe ait olayların ve çeşitli dönemlerin, bir insanın hikayesi üzerinden anlatılmasının tercih edildiğini belirtti.
İzleyicilerin, belgesellere ilgisinin yüksek olduğunu ifade eden Ertürk, ''Yıl boyunca birçok şehirde gösterim yapıyoruz. İstanbul'da festivalimizde de çok sayıda izleyici geliyor. TV kanalları yeterli ilgiyi göstermediği için, festivaller bizim nefes aldığımız yerler oluyor. Birçok belgesel, bu festivaller sayesinde izleyicilerle buluşabiliyor. Bu ilginin, TV kanalları tarafından da fark edilmesini ve belgesellere daha fazla önem verilmesini umuyoruz'' dedi.