"Türkiye'nin cevabı 'bay bay' olmalı"

Memur Sendikaları Konfederasyonu, Türk halkının siyasi iktidardan, IMF'nin "stand-by, stand-by" diretmesine karşı, Anadolu topraklarına münhasır nezaketle ve bir daha Türkiye'nin kapısını çalmamasını sağlayacak biçimde "IMF'ye ihtiyacımız yok güle güle (bay bay)" cevabı vermesini beklediğini bildirdi.

06 Ekim 2009 Salı, 09:23
Abone Ol google-news

Memur-Sen'den yapılan açıklamada, Türk halkının hükümetten "IMF'e ihtiyacımız yok, güle güle" cevabı vermesini bekledikleri ifade edildi. Açıklamada, Türk halkının, IMF'nin "stand-by, stand-by" diretmesine karşı siyasi iktidardan, Anadolu topraklarına münhasır nezaketle ve bir daha Türkiye'nin kapısını çalmamasını sağlayacak biçimde " güle güle" demesini beklendiği belirtilerek, açıklamaya şöyle denildi:

"IMF'nin kendisine biçtiği tek rol, uluslar arası şirketlere referans oldu. Günümüzde bunun çok anlamı kalmadı. Büyük sermayeli ve yatırımcı şirketler, siyasi istikrar, karlılık ve demokratik değerlerin güçlülüğüne bakarak karar vermektedir. Bu çerçevede, Türkiye, IMF'yle anlaşma yapmak yerine milletin özgürlük alanlarını genişletmek, demokrasisini derinleştirmek, gelir dağılımı adaletsizliğini giderici tedbirler almak, yatırım ortamını iyileştirici ve kolaylaştırıcı çalışmalara ağırlık vermekle daha doğru bir karar vermiş olacak.

Hükümet, uluslararası finans kuruluşlarının ve belli ülkelerin güdümünde olan IMF ve Dünya Bankası ile anlaşma yapmamalı, IMF'den bağımsız hazırladığı Orta Vadeli Ekonomik Program'ın sosyal politika ayağını, başta sendikalar olmak üzere sosyal paydaşların talep ve değerlendirmelerini de dikkate alarak revize ederek öncelikle kamu görevlileri olmak üzere çalışanların alım gücünü ve kamudaki istihdamı artıracak yeni stratejileri hayata geçirmelidir."
 

"Dünya Bankası IMF'den farklı değil"

Dünya Bankası'nın da gerek yapısı gerekse politikaları itibariyle IMF'den farklı olmadığının altı çizilen açıklamada, "IMF'nin daha çok Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinin güdümünde, Dünya Bankası'nın ise ABD'nin güdümünde" olduğu kaydedildi.

IMF ve Dünya Bankası'nın İstanbul'da devam eden toplantılarında kriz sürecinde piyasaların canlandırılması ve kriz öncesi erken uyarı konularının tartışıldığı hatırlatılan açıklamada, bu toplantıların, sosyal devlet anlayışının "köküne kibrit suyu dökmeyi" hedefleyen öneri ve politikaları değiştirmeyi değil, mevcut politikaları egemen kılmak için kullanılan yöntemlerde değişiklik yapmayı amaçladığı kaydedildi.
 

"IMF ile Stand-By anlaşması yapmak konusunda siyasi iradeyi destekliyoruz"

Açıklamada, "IMF ve Dünya Bankası lafla değiştiğini söylemekle birlikte icraatlarını aynen devam ettireceğini eylemleriyle teyit etmektedir. Kişi, kurum ya da ülke fark etmez, bir defa aldanmak kabul edilebilir, ancak ikinci kez aldanmak kabul edilebilir değildir. Ancak, Türkiye, 19 kez Stand-By anlaşması imzalamak suretiyle tam 19 kez IMF'ye aldanmıştır. Aslında 19 kez stand-by anlaşması imzalanmasının ortaya çıkardığı gerçek, her stand-by anlaşması bir sonraki stand-by anlaşmasının zemini olmuştur. Önerdiği reçetelerin hiç biri tutmayan IMF, Türk hükümetlerinin sosyal güvenlik ve sağlık harcamaları ile çalışanların ücret ve maaşlarında savurganca davrandığı suçlamasıyla kendisini masum göstermeye çalışmıştır. Dünya da, IMF'nin öneri ve programlarının başarılı olduğu tek bir ülke yoktur. Aslında başarı beklentisi de hayalciliktir" denildi.

Açıklamada, IMF ile stand-by anlaşması yapmamak konusunda siyasi iradenin bugüne kadar ki kararının desteklendiği, aynı kararlılığın devam ettirilmesi gerektiğine inanıldığı vurgulandı.