‘Türkmenlere kucak açın’

Türkmeneli Partisi Yönetim Kurulu üyesi Erbil, uluslararası camianın tutumundan yakınırken Türkiye’ye çağrı yaptı.

05 Ağustos 2014 Salı, 20:01
Abone Ol google-news

IŞİD saldırılarının en çok etkilediği toplum katmanlarından biri de Irak’ta yaşayan Türkmenler. Onların durumlarını öğrenmek için Irak Türkmen Cephesi’nin Erbil bürosunda konuştuğumuz Türkmeneli Partisi Yönetim Kurulu üyesi Salar Erbil, yaşanan insanlık dramı karşısında uluslararası camianın tutumundan yakındı. 1990’lı yılları hatırlatarak, Saddam zulmü karşısında derhal oluşturulan güvenli bölgeyi hatırlatan Erbil, “Evet IŞİD zulmünden kaçan Ezidiler de Mesihiler de (Hıristiyanlar) bizim kardeşlerimiz ve başlarına kötü bir şey gelmesini istemeyiz. Ama 10 Haziran’da Telafer’den, Musul’dan kaçan yaklaşık 600 bin Türkmen için Birleşmiş Milletler neden harekete geçmedi ve bir karar almadı.

İŞTE SICAK BÖLGEDEN FOTOĞRAFLAR / FOTO GALERİ

Çöl sıcağı

Kaçmak zorunda kalan Türkmenler Erbil çevresindeki kamplarda son derece sağlıksız ve gayri insani koşullarda yaşıyorlar. Ama bu insanlara resmi kanallardan gönderilen bir yardım yok. Normal koşullarda zor durumda olan insanların iki veya bilemediniz üç gün kalması için planlanan bu tür kamplarda insanlar neredeyse 2 aydır yaşamak zorunda kalıyor. Çöl sıcağında bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar vehastalar barınmak zorunda kalıyor. Bunun ölümcül sonuçları oluyor.

Her gün ishalden, aşırı sıcaktan, yüksek ateşten ve daha birçok olumsuz sağlık sorunlarından kaynaklanan ölüm haberleri alıyoruz. Normal, sağlıklı bir insanın bile dayanamayacağı koşullarda bebekler, yaşlılar yaşamak zorunda bırakılıyor” dedi

‘Türkmenler içeri sokulmuyor’

Hazirandan sonra gelişen göç dalgasında Kürt yetkililerin de ayrımcı bir tutum izlediğini iddia eden Erbil, “Türkmenlerle birlikte, Araplar da, Mesihiler de kaçıp, Erbil’e sığınmak istediler.

Ama diğerleri sorgusuz sualsiz, arama yapılmaksızın ve kendilerine kefil olması istenen birinin olması şartı aranmaksızın Erbil’e girebildiler, ama
Türkmenler içeri sokulmuyor. Kamplarda yaşamaya zorlanıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin de yaşananlar karşısında dengeleri gözeten bir politika izlediğini kaydeden Erbil, “Türkiye denge sağlamak için kritik bir noktada. İnsani yardım sağlıyor ama güvenli bölge sağlamak için yeterince baskı kurmuyor. Bazı Türkmenler ‘Neden Türkiye kapıları bizim için açmıyor’ diye soruyor. Ama biz göçe karşıyız. Nasıl ki insanların Necef ve Kerbela gibi kamplara zorla götürülmesini istemiyorsak Türkiye’ye de bir göç olsun istemiyoruz. Yine de kapıları güvenlik sağlanana kadar Türkmenlere açarlarsa seviniriz” dedi.

Sincar Dağı’nda insanlık dramı

Kürt Parlamentosu’nun parlamenterlerinden ve aynı zamanda Irak Türkmen Cephesi’nin Kürdistan sorumlusu da olan milletvekili Aydın Maruf’a ulaşıyoruz. Maruf, Türkiye’den gelen AFAD heyetinin göç ettirilen Türkmenler için yardım getirdiğini belirterek, birlikte kampa gideceğimizi söylüyor. Ancak öncesinde kendilerine ulaşan bilgileri bizimle paylaşıyor. “Sincar Dağı’ndan gerçekten şu anda insanlık dışı bir durum yaşanıyor. Orada binlerce insan var. Onun içinde Kürtler de Ezidiler de Türkmenler de var. Oraya ulaşmak için tek bir yol var. Orada peşmergeler ve Kürt Ezidiler bir arada çatışıyorlar. IŞİD o yolu zorlayıp katliam için dağa çıkmak istiyor ama peşmerge ve silahlı Türkmenler ile Ezidiler korumaya çalışıyor. Orada yaşananlara benzer Tozhurmatu kentine bağlı Amirli kasabasında da durum çok kötü. Yaklaşık 40 gündür o kasaba IŞİD tarafından kuşatılmış durumda ve 10 bin kadar Türkmen orada mahzur. Türkiye ve Avrupa burayla ilgilenmiyor. Sincar’dan önce Amirli’ye dikkat çekmek lazımdı. ” dedi. PYD’nin Irak’ta yaşanan bu gelişmelere müdahil olmasını istemediklerini kaydeden Maruf, haziran ayından bu yana olumsuz koşullar nedeniyle en az 2 bin kişinin kamplarda
ya da yollarda öldüğüne dair bir bilgiyi de aktardı.

Peşmerge, YPG ve Ezidiler ortak çarpışıyor

PKK’nin Suriye’deki kolu PYD’nin silahlı kanadı YPG ve Ezidilerden oluşan Şengal (Sincar) Direniş Birlikleri’nin, Ezidi ve Türkmenlerin yaşadığı Sincar ile çevresindeki 40 kadar köye saldıran IŞİD’i püskürttüğü belirtildi. Şengal Direniş Birlikleri Komutanı Kasım Şeşo, Kürt güçleri ile birlikte hareket ettiklerini ve Sincar’a girdiklerini söyledi. IŞİD üyelerinin askeri araçlarını ve cenazeleri arkalarında bırakarak geri çekildiklerini kaydeden Şeşo “Şu anda öldürülen onlarca IŞİD üyesinin cenazeleri birliklerimizin denetiminde bulunuyor” dedi. Kuşatmadan çıkamayarak ilçe merkezinde sokak araları ve evlerde gizlenen IŞİD üyelerini aramaya başladıklarını ve karşılaşılan gruplarla çatışıldığını belirten Şeşo “Şengal’i tamamen temizleyene kadar operasyonumuz bitmeyecektir” diye konuştu. Bu arada Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, savaşmadan çekilen ve Sincar’ın IŞİD’in eline geçmesine neden olan bazı peşmerge komutanlarını cezalandırma kararı aldı. Barzani’nin Sipilk, Helgurd, Duhok peşmerge komutanları ve Zerevani Kuvvetleri’nin bazı komutanları hakkında soruşturma başlattığı ifade edildi. Öte yandan PKK’nin askeri kanat sorumlusu Murat Karayılan’ın önceki akşam Sterk TV’ye yaptığı “Bu gece Şengal’e müdahale edeceğiz” açıklamasının hemen ardından ev baskınları yapıldığı belirtildi.

Çocuklar ölüyor, dünya sessiz

Yan yana kurulmuş yüzlerce çadır... Çöl iklimini andıran tozlu bir araziye yayılmış... Termometreler 50 derecenin üstünde... Etraftadönen rüzgâr, tozu dumana katarak bir süre etkisini gösteriyor. Sıcakla birleştiğinde nefes almak neredeyse imkânsız hale geliyor. Burası IŞİD’den kaçan çoğunluğunu Türkmenlerin oluşturduğu Erbil yakınındaki Gazil kampı... Canlarını kurtarmış olsalar da yaşama nasıl tutunacaklarını bilmiyorlar. Musullu Türkmen olan Kahtan AdnanAbdullah ve ailesi mesela... Henüz birkaç günlük olan bebeği ile 22 kişinin tek bir çadırda yaşamak zorunda kalmasından yakınıyor. İçine düştüğü durumun sorumlusu kendisi olmasa da utancından tülbentiyle yüzünü gizlemeye çalışan kadınlar, kampa gelen Türkiye’nin Erbil Konsolosu Mehmet Akif İnam ve milletvekili Aydın Maruf ile Barzani Vakfı temsilcilerinin yardım edeceklerine ve bu kötü durumun yakında biteceğine dair sözlerini umutla dinliyorlar. Kahtan Adnan Abdullah, aslında iki gün öncesine kadar bu kampta sadece 8 kişilik bir aile olduklarını ancak IŞİD’in Sincar ve çevresindeki 40 köye saldırmasıyla yörede bulunan diğer akrabalarının da kaçıp bu kampta toplandıklarını anlatıyor...

Beni de Türkiye’ye götür Biraz sonra protokol çadırdan çıktığında, bu kez ailenin gençleri çevremize toplanıyor. Süleyman ismindeki genç, ne kadar iyi bir inşaat işçisi olduğunu ve üstüne üstlük pasaportunun da bulunduğunu anlattıktan sonra, “Beni de Türkiye’ye götür. Her işi yapabilirim. Çok iyi bir inşaat işçisiyim, zaten IŞİD gelmeden önce de inşaatta çalışıyordum. Ama onlar gelince annemleri de alarak dayımların bulunduğu bu kampa kaçmak zorunda kaldık” diyor. Konsolos ve beraberindekiler yan yana dizilmiş çadırların arasında gezindikçe, kamp ahalisi de bu olağanüstü hareketliliğin farkına vardı. Önce yöresel entarileriyle esmer yüzlü erkekler çadırlardan çıkıp, topluluğa yaklaştı. Derken utangaç kadınlar, çadırın yırtmacını aralayıp, olan biteni anlamak için peçelerinin ardından gözetlemeye başladı. İçine girmek ve konuşmak istediğimiz hemen her çadırdan bir itiraz sesi duyduk. Bu şekilde görülmek ve gösterilmek istemiyorlardı.Bir süre sonra ıssız çadır aralarından oyuncağı olmayan çocukların oyun sesleri yükseldi. Yanlarına yaklaştığımızda çadırların arasından akıp giden kirli suyla oynadıklarını gördük. Derken alışık olmadığımız bir şekilde kamp içinden bir kadın sesi yükseldiğini görünce ne anlatmak istediğini sorduk. Sadece “Bütün dünya bunu görsün” diyordu.