"Umutsuzluğa düşüyoruz"

Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, aile içi şiddet rakamlarına baktıklarında umutsuzluğa düştüklerini söyledi.

10 Mart 2011 Perşembe, 14:18
Abone Ol google-news

Hürriyet Gazetesi'nin ''Aile İçi Şiddete Son!'' kampanyası kapsamında düzenlenen konferans, Boğaziçi Üniversitesinin Garanti Kültür Merkezi'ndeki Ayhan Şahenk Salonu'nda gerçekleştirildi.

Sabancı, aile içi şiddet hakkında yaptıkları çeşitli toplantıların sonucunda 7 yıl önce radikal bir karar alarak, ''Aile İçi Şiddete Son!'' kampanyasını başlattıklarını açıkladı.

Aile içi şiddet konusunu tartışmanın, Hürriyet gibi bir gazetenin işi olmadığını anlatan Sabancı, bu konunun, kadın örgütlerinin seslerini çıkartmaya çalışmalarına rağmen, bir konu olarak köşede durduğunu, herkesin aile içi şiddetten bahsettiğini, ancak kimsenin bunu dinlemediğini ifade etti.

Sabancı, kadının artık ''Suçlu ben değilim'' diyebildiğini ve bunu diyebilmenin önemli olduğunu belirterek, ''Aile içi şiddet rakamlarına baktığımızda umutsuzluğa düşüyoruz. Kadına şiddet, bir başlangıç değil, kadın erkek eşitliğinin istenilen yere getirilememesinden kaynaklanan bir sonuç. Bu konuda sığınma evleri, yasaları ve eğitimi konuşuyoruz. Ama asıl olarak, zihnimizdeki kadını değiştirmeliyiz. O algılamayı değiştirerek, kadını özgürleştirmeliyiz. Başka türlü adım atmak zor'' dedi.

TBMM'de kadın milletvekili oranının yüzde 9 olduğunu anlatan Sabancı, ''Bu toprakların yüzde 50'si kadın iken Meclisin yüzde 9'u kadın. Siyasette kadın, hakkıyla temsil edilmeden 'Biz demokratik şeyler yaptık' diyemeyiz. Bunu kabul etmeliyiz. Her alanda adım atılırken bu alanda neden atılmıyor?'' diye konuştu.

Sabancı, Hürriyetin çektiği ilk kadına şiddet filminde, çocuğun gösterildiğini, yeni filmde ise kadının gördüğü şiddetin vurgulandığını söyledi. Sabancı, bu konuda sesin yükseltilmesi gerektiğini, bu sorunun herkesin sorunu olduğunu vurguladı.
 

Michael Kaufman

Türkiye ve dünyada şiddet gören kadınlardan örnekler vererek konuşmasına başlayan ''Beyaz Kurdele Kampanyası''nın kurucularından yazar Michael Kaufman da binlerce kadının gördüğü şiddet sonrasında kendisini yalnız hissettiğini, ancak dünyada yalnız olmadığını kaydetti.

Kaufman, İngiltere'de yapılan araştırmaya göre, kadının şiddet görmesinin 5.8 milyar dolara mal olduğunu, bu rakamın ek harcamalarla 23 milyar sterline ulaştığını ifade ederek, ''Şiddet gördükten sonra ciltteki yaralar kapanabilir, ancak duygusal yaralar kapanamaz'' dedi.
Duygusal yaralanmalarda kadınların, ön yargı, korku ve değersiz olduğu hislerine kapıldığını anlatan Kaufman, aile içi şiddete tanıklık eden çocuğun, maruz kalan kişi kadar zarar gördüğünü söyledi.

Türkiye'nin kavşak ülke konumunda bulunduğunu ifade eden Kaufman, ''On binlerce yıl önce atalarımız bu yolları kullanmışlar. Bir gün gelecek Türkiye, dünyaya ilham olacak. Din, dil, kültür ve farkların bir arada yaşayabildiği görülecek'' dedi.

Kaufman, şiddet konusunun sadece kadın meselesi olarak görülmemesi gerektiğini anlatarak, erkeklerin, doğumundan itibaren ''kadına her şeyi yapabilir'' anlayışıyla yetiştirildiğini öne sürdü.

''Beyaz Kurdele Kampanyası'' hakkında bilgi veren Michael Kaufman, beyaz kurdelenin, kadına yönelik şiddete son vermeyi taahhüt etmeyi temsil ettiğini söyledi.
Konferansın ardından, ''Kadına yönelik şiddeti önlemede iyi erkeklerin rolü'' konulu panel gerçekleştirildi.