'Üniversitelere özel güvenlik yerine polis'

Başbakan Vekili Beşir Atalay, "Üniversitelerimizde özel güvenlik yerine polislerimizin görev yapması gibi stadyumlarımız için de aynı şekilde bir düşüncemiz var" diye konuştu. Atalay, yeni anayasa için uzlaşma sağlanamazsa başka yollar da aranabileceğini söyledi.

19 Mayıs 2013 Pazar, 14:59
Abone Ol google-news

ABD ziyareti nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a vekalet eden Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 81 ilden gelen gençleri Başbakanlık Yeni Bina'da kabul etti.

Türkiye'nin her köşesinde tam bir bayram havası yaşandığını, her köşede farklı kutlamalar yapıldığını belirten Atalay, "Hepsine baktığımda şunu gördüm. Eski, biraz soğuk yüzlü, resmi bayram kutlamaları yerine gerçekten gençlerin baş aktör olduğu, sporuyla, folkloruyla, yarışmasıyla, eğlencesiyle tam bir şölen havasında bir bayram kutlaması gördüm" diye konuştu.

Kutlamaların Türk bayraklarıyla süslendiğini ifade eden Atalay, "Bizim muhteşem bir bayrağımız var. Anlam ve değer dolu bir bayrak. Kırmızı rengi, ayı, yıldızı başka bir anlamdır. Hepsi bir araya geldiğinde daha büyük bir anlamdır. Hepimiz o bayrağımızın gölgesinde, özgürlük içinde hamdolsun bugün büyük bir milli bayramımızı kutluyoruz" diye konuştu.
19 Mayıs'ın milli iradenin simgesi olduğunu söyleyen Atalay, gençlerin, 19 Mayıs'ta vücuda gelmeye başlayan milli irade tasavvurunu iyi anlamaları ve oradan başlayan mücadeleye sahip çıkmalarının hayati derecede önemli olduğunu kaydetti.

 

'Zor yıllardı'

Atalay, gençlik yıllarında zor dönemler geçirdiklerini, milli idareye müdahaleler yapıldığını, demokratik sistemde kesintiler yaşandığını belirterek, şöyle konuştu: "Bunları, hepimiz yaşadık. Özgürlükler kısıtlandı, haklar esirgendi. Demokrasi bazen ağır aksak işledi. Daha da kötüsü gençler bazen kamplara ayrıldı, birbirlerine silah doğrulttular. 1970'li yıllar, bizlerin sizlerin çağınızda olduğumuz yıllardı, zor yıllardı. Biz bizden öncekilerden iyi bir miras devralmamıştık. Ama biz hükümet olarak size iyi bir miras devretmek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Gerçekten çok yoğun bir demokrasi mücadelesi veriyoruz. 19 Mayıs 1919'un devam eden, Sivas, Erzurum kongrelerinin ruhuna uygun, tam bir demokrasi mücadelesi veriyoruz. 11 yıldır bizim yaptığımız bu demokrasi mücadelesidir. 11 yıl boyunca milli iradeyi en güçlü şekilde savunduk. Demokrasinin standartlarını daha ileri seviyelere çıkarmanın, hak ve özgürlükleri daha da geliştirmenin gayreti içinde olduk. Milli iradeye yönelik her tehdide, cesaretle, kararlılıkla karşı koyduk ve 11 yılda gerçekten demokrasi adına atılan o adımları sizlerin biraz yakından öğrenmenizi, neler yapılmış diye biraz yakın bakmanızı arzu ederim."

Türkiye ekonomisini 11 yılda 3 kat büyüttüklerini, 2023'te Türkiye'nin dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında olması için çalışma yürüttüklerini kaydeden Atalay, gençleri düşünerek, eğitime, spora, kültüre Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımını yaptıklarını anlattı.

 

'Meydan okuyun'

Gençlere seslenen Atalay, şunları söyledi: "Siyasete uzak durmayın. Siyaset, ülkemizin sorunlarıyla ilgilenmedir. Siyaset milletimizin dertlerini dert edinmektir. Siyaset ülkenin geleceğine kafa yormaktır. Bazen yanlış telkinler zamanında olmuş, halen de olabilir ama siyaset gerçekten, toplumunu, milletini, ülkeni, bayrağını düşünmek, 'bunlara nasıl hizmet ederim' diye kafa yormaktır. Bizim siyasetten anladığımız bu."

Gençlerin kendini ne kadar iyi yetiştirirse Türkiye'nin de o kadar büyüyeceğini dile getiren Atalay, "İyi yetişin, iddialı olun. Ülkemizin hamdolsun imkanları var. Öz güveniniz olsun. Bizim dönemlerimizde öz güven yetersizliği vardı. Şimdi gençlerimiz, iş adamlarımız daha öz güvenli. Türkiye artık bu hale geldi. Pasaportumuz da Türk lirası daha güçlü. Siz de öz güvenli olun, ne olur iyi yetişin. Mütevazı olmayın o manada. İddialı şekilde geleceğe bakın, meydan okuyun" şeklinde konuştu.

Gençlerin milli iradeye sahip çıkmasını isteyen Atalay, milli iradeye sahip çıkmanın, demokrasiye sahip çıkmak anlamına geleceğini söyledi. Atalay, şöyle devam etti: "Demokrasi her türlü inkarı kaldırmadığı gibi ihmali de kaldırmaz. İhmallerin bedeli büyük olur. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler en temel hassasiyetlerimiz. Bunlar giderse gelişme de durur, öz güven de durur. Biz bütün bunlarla, bütün renklerle, bütün farklılıklarla, ülkemizin bütün güzellikleriyle ve bütün zenginlikleriyle özgürce yaşamak istiyoruz. Bu da milli idareyle, milli iradeye sahip çıkmakla olur."

Atalay, gençlerin demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkıp, muhafaza etmek zorunda olduklarını vurgulayarak, "Milli iradenin hasımlarına, Türkiye'nin hasımlarına fırsat vermeyecek, imkan vermeyecek bir samimiyet, dikkat ve hassasiyet içinde olmalısınız. Bizlerden emaneti devraldığınızda, bizim azmimizi, ideallerimizi çok daha yükseklere taşıyacaksınız" görüşünü dile getirdi.

 

'Türkiye'yi büyütme çalışması'

Atalay, terörü bitirecek, şiddeti de sona erdirecek, "çözüm süreci" çalışmasını yaptıklarını ifade ederek, "Çözüm süreci aslında Türkiye'yi büyütme çalışmasıdır. Birlik ve kardeşlik içinde Türkiye'nin daha da büyümesi, hedefimiz bu. Bütün renkleri ve farklılıklarıyla zenginleşen bir ülke. Özgürce, öz güvenle ve barışla bu güzel ülkede hep birlikte yaşayacağız. O zaman daha büyük olacağız ve hiçbir gencimizin hayatını heba etmeyeceğiz" ifadesini kullandı.

Büyük düşünerek, sevgiyi, tahammülü genişleterek, daha fazla kucak açarak, birliğin, bütünlüğün öne alınması gerektiğini söyleyen Atalay, "Sevgi kuşatır, öfke, kin, nefret bunlar daraltır. Hiçbir şeyi de çözmez. Sevgiyle, birbirimize daha fazla tahammülle inşallah sorunlarımızı çözeceğiz" diye konuştu.

 

Bakan Kılıç'ın konuşması

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da gençleri, gençlik bayramının baş aktörü haline getirdiklerini belirterek, bunu yaparak ne kadar doğru bir inisiyatif kullandıklarını, bu yıl Ankara'daki kutlamaları görünce gençlerin bir kez daha anladığını söyledi.

"Bayramımız gerçekten bayram oldu. Gerçekten gençlerin bayramı oldu" diyen Kılıç, bayram coşkusunun tüm yurdu sardığını anlattı. Gençlerin, bayramın baş aktörü olmakla kalmayıp coşkunun, heyecanın da birer temsilcisi haline geldiklerini belirten Kılıç, şunları kaydetti: "Bayrak da bizim, bayram da bizim. Bunu her zaman, her zeminde sağlam iradeyle ifade edeceksiniz. Bayram, birlik olduğumuz zaman bayramdır. Bayramın alternatifi, bana göresi, sana göresi olmaz. Bayram millet tarafından topyekun kutlandığında, herkesi aynı anda aynı bayrağın altına topladığında, Anıtkabir'e gidiliyorsa, topyekun bütün farklılıklarımızı aynı anda Anıtkabir'e taşıdığımızda bayramdır. Heyecan o zaman heyecandır. Coşku o zaman coşkudur."

 

Gençler adına Hatay temsilcisi konuştu

Gençlik temsilcileri adına konuşan Hatay Temsilcisi Ramazan Alparslan da 21. yüzyılda, bölgesinde ve dünyada günden güne büyüyerek önemli bir güç olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve egemenliğinin yılmaz bekçileri olduklarını söyledi.

Alparslan, "Türkiye gençliği olarak, yeniliklere açık, milli, manevi, insani ve evrensel değerlere saygılı, tarihini bilen, sadece milletinin değil tüm insanlığın dertleriyle dertlenen, her türlü ayrımcılığa karşı duruş sergileyebilen, farklılıkları zenginlik gören, güçlü yarınlarımızın teminatı gençler olmak istiyoruz. Ne mutlu bizlere ki, bu yolda ilerlerken siz büyüklerimizi her zaman bizlere destek olarak görüyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından Atalay, gençlere armağan verdi, gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

 

'İnşallah bir uzlaşma sağlanır'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti nedeniyle Erdoğan'a vekalet eden Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 81 ilden gelen gençleri Başbakanlık Yeni Bina'da kabul etti.Kabulün ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Atalay, Reyhanlı'daki bombalı saldırılara ilişkin sorular üzerine, konuyla ilgili gerekli makamların açıklamalar yaptığını söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın ABD'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "2014'te üç sandık gelebilir" dediğinin hatırlatılması üzerine Atalay, bunun ihtimal dahilinde olduğunu söyledi. Hükümetin yeni anayasaya çok önem verdiğini ifade eden Atalay, şöyle konuştu: "Bizim vaadimizdir o. Yeni anayasanın Uzlaşma Komisyonunda gerçekten tamamlanması için olanca tavizi verdik ve veriyoruz. 'Eğer uzlaşma sağlanıyorsa, yeni anayasa yapılacaksa biz başkanlık sisteminden de vazgeçeriz' dedik. Yani bu dönemde yeni anayasanın yapılmasını istiyoruz. Daha Haziran sonuna kadar süre var. İnşallah orada bir uzlaşma sağlanır. Eğer o olmazsa da başka yollar da aramak istiyoruz doğrusu. Bu defa yine, yeni anayasayı yapmadan bu parlamentonun yeni bir seçime girmesini gönlümüz arzu etmiyor. Başbakanımızın dün söylediği budur. Zaten 2014 yılında iki seçim var. Bir yerel seçim, iki cumhurbaşkanlığı seçimi. Eğer anayasa çalışmaları yürürse, verimli olursa, başarıya ulaşırsa, bir de anayasa referandumu... Kastettiği üç sandık budur."

 

'B planımız olmayacak değil'

Uzlaşma Komisyonu'nun başarılı şekilde çalışmasını, sonucun verimli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Atalay, "Dolayısıyla şu anda başka planlardan söz etmek çok gerekli değil, bunu çok etik de bulmuyoruz. Ama bu, 'bizim B planımız olmayacak' demek değil. Burada sonuna kadar ısrarcıyız" dedi.

Yeni anayasa konusunda dört partinin uzlaşmasının Türkiye için bir kazanç olacağını söyleyen Atalay, anayasaların, ne kadar geniş mutabakatla yapılırsa o kadar kalıcı olacağını vurguladı. Beşir Atalay, "Toplumun büyük çoğunluğunu temsil eder, arzumuz bu. Eğer orada başarısızlık olursa ondan sonra diğer alternatifleri tabii ki kollayacağız" diye konuştu.

Beşir Atalay, AKP'nin yeni anayasa teklifini Haziran ayında açıklayıp açıklamayacağı sorusuna, "Onu o zaman göreceğiz. Bizim teklifimiz hazır. Partide de bizim bir heyetimiz var. Ben de onun içindeyim. Biz zaten kendi anayasa taslağımızı büyük oranda hazırlamış olduk. Onu da Meclis'e de sunduk. Anayasayla ilgili çok çalışmamız var. Bu süreç bitmeden, tamamlanmadan diğer konularda açıklama yapmamız doğru olmaz" yanıtını verdi.

 

Stadyum ve üniversitelere özel güvenlik yerine polis

Stadyumlardan ve üniversitelerden özel güvenliğin çekilmesiyle ilgili çalışmaların sorulması üzerine de Başbakan Vekili Atalay, bu konunun, düzenleme değil, bir niyet olarak Bakanlar Kurulunda da gündeme geldiğini söyledi.

Atalay, "Hükümetimizin öyle bir niyeti var. Hem üniversitelerle ilgili. Biliyorsunuz son dönemde az katılımlı da olsa üniversitelerimizde bazı öğrenci olayları oldu. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Birilerinin üniversite hayatını böyle karıştırmasına meydan vermeyeceğiz" dedi.

Üniversitelerde de özel güvenlik şirketleri personelinin görev yaptığını hatırlatan Beşir Atalay, "Üniversitelerimizde özel güvenlik yerine polislerimizin görev yapması gibi stadyumlarımız için de aynı şekilde bir düşüncemiz var" şeklinde konuştu.

Atalay, konunun değerlendirmelerinin yapıldığını, önümüzdeki zaman için gereken adımların atılabileceğini ifade ederek, bu konuda yasal düzenlemeye gerek olmadığını, idari tasarruflarla düzenlemelerin yapılabileceğini kaydetti.