"Vekilliğin düşürülmesi kararını Meclis almalı"

CHP İzmir Milletvekili ve eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, Hatip Dicle ile ilgili kararı "Milletvekilliğini düşürme Anayasa'nın 83'üncü maddesi gereğince TBMM'ye aittir. Daha demokratik halkın iradesine daha uygun ve Türkiye'deki barış ortamına daha fazla hizmet edecek yorum bu olmalı" şeklinde değerlendirdi.Türmen milletvekili seçilen Ergenekon ve KCK tutuklarının durumuyla ilgili "Milletvekili seçilmişler hala bu insanları cezaevinde tutmanın hiçbir açıklaması yok" diye konuştu.

22 Haziran 2011 Çarşamba, 15:16
Abone Ol google-news

TBMM'de kayıt işlemlerini yaptıran Türmen gazetecilerin, YSK'nin Hatip Dicle kararına ilişkin sorularını yanıtladı. Dicle'nin durumunu Anayasa'nın iki ayrı maddesinin söz konusu olduğuna, bu iki maddeyi bağdaştıracak şekilde yorumlamak gerektiğine işaret eden Türmen şöyle konuştu:
"Hatip Dicle milletin iradesiyle seçilmiş bir milletvekili. Bunu unutmamak lazım. Hatip Dicle milletvekili seçimine katıldı ve halkın oylarıyla seçildi. O zaman demek ki Anayasa'nın 83'üncü maddesini uygulamak lazım. O zaman bunu uygulayacaksanız milletvekili seçilmiştir. Seçildikten sonra milletvekilliğinin düşürülmesi TBMM'ye aittir. YSK'nın yetkileri milletvekili seçimlerinin koşulları ile ilgilidir. Seçildikten, halkın iradesi bir kere gerçekleştikten sonra artık milletvekilliğinin düşürülmesi 83'ncü madde gereğince TBMM'ye ait bir yetkidir. Daha demokratik, halkın iradesine daha uygun ve Türkiye'deki barış ortamına daha fazla hizmet edecek yorum bence bu olmalı."


"Yargıçlar yorum yaparken hangi amaca hizmet ettiklerini göz önünde bulundurmak zorunda"

Türmen "Yemin etmeden milletvekilliği hakkını kazanmış olurlar mı?" sorusuna ise "Orada bir boşluk var. Yemin etmezse nasıl yapacak milletvekilliğini? Orada bir düzenlemeye ihtiyaç var. Ama bunu böyle yorumlamakta fayda var. Türkiye'deki barış ve huzur bakımından böyle yorumlamak daha doğru. Burada önemli olan bence şu;yargıçlar yorum yaparken hangi amacı hizmet ettiklerini göz önünde bulundurmak zorunda. Kanun metnini kuru kuruya yorumlamak, pozitivist bir yaklaşım her zaman iyi bir sonuç vermeyebilir. Amaca göre yorum yapılabilir" karşılığını verdi. Dicle ile ilgili kararın AİHM'e götürülmesi durumunda ne olabileceğine ilişkin bir soruya ise Türmen "Seçme ve seçilmeyle ilgili 1'inci protokolün 3'üncü maddesi var. Benim görüşüm buna yakın doğrultuda bir karar çıkar. Seçme ve seçilme hakkı gerçekleşmiş durumda. Hatip Dicle aday olmuştur, oy veren seçmenler vardır. Bir de Hatip Dicle'nin seçilme hakkı var. Seçildikten sonra bu haklar söz konusu" yanıtını verdi.

"Ergenekon ve KCK tutuklamaları hukuka uygun değil"

Türmen, milletvekili seçilen Ergenekon ve KCK tutuklularının durumuyla ilgili bir soruyu da "Zaten bırakın seçimleri, seçimler hiç olmasaydı, onlar aday olmasaydı, bu tutukluluğun devamı ne kadar doğru ve hukuka uygun, o tartışma konusu. Görüyorsunuz ki bu tutuklama, Balbay ve Haberal'ın tutukluluğu hukuka uygun bir tutuklama değil" şeklinde yanıtladı.

"Hala bu insanları cezaevinde tutmanın hiçbir açıklaması yok"

Aynı durumun KCK tutukluları için de geçerli olup olmadığı sorusuna ise Türmen "KCK için de geçerli. AİHM kararlarına baktığınızda göreceksiniz ki tutuklu yargılamak diye bir zorunluluk yok ortada. Hele de hukuka aykırıysa bu tutuklama devam ettirmek için hiçbir neden yok. Bir de milletvekili seçilmiş, hala bu insanları cezaevinde tutmanın hiçbir açıklaması yok. Nedir gerekçe? Delillerin karartılması mıdır? Kaçma riski midir? Milletvekili seçildikten sonra kim nereye kaçıyor. Bunlar fazla inandırıcı nedenler değil. Kağıt üzerinde de bu nedenlerin hiçbiri yazılı değil, niye tutuklular belli değil" karşılığını verdi