'Vın-mın bir şeyler diyorlar'

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''3G'yi getirdik. Şu anda cep telefonu şirketlerimiz abone için yetiştiremiyorlar, talepleri karşılayamıyorlar. Süratle o yan tarafına takılan zımbırtılardan imal etmeye çalışıyorlar. Adı aklıma gelmedi, neyse o internete girmek için, 'vın-mın' bir şeyler diyorlar'' dedi.

07 Ekim 2009 Çarşamba, 12:23
Abone Ol google-news

Beylikdüzü TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen CeBİT Bilişim Eurasia Fuarı ve Bilişim Zirvesi'nin açılışında konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bugün dünyada yegane gücün bilgi olduğunu söyledi. Yıldırım, bilgiye sahip olan ve kullanan ülkelerin öne çıktığını, bundan mahrum kalan ülkelerin geri kaldığını kaydetti. ''Bu sektörün tabana yayılmazsa gelişmesinin mümkün olmayacağını'' söylediğini dile getiren Yıldırım, ''Telekomünikasyondaki serbestleşme sürecini onlarca yıl tartışmadan sonra bitirdik ve bu sektörün önünü açtık ve böylece Türkiye'de bilgiye erişim tekel olmaktan çıktı'' diye konuştu.

2003 yılında sadece 8 milyar dolarlık ciro hacmi olan bu alanın 2008 sonunda 30 milyar doların üzerine çıktığını ifade eden Yıldırım, ''Küresel mali krizde bütün sektörler allak bullak olurken, bu sektör istikrarlı bir şekilde büyümeye, yatırım yapmaya devam etti'' diye konuştu. Bakan Yıldırım ayrıca, 2003 yılı başında ülkede genişbant internet erişimi yokken bugün 7 milyon civarında abone, 35 milyon civarında kullanıcı bulunduğunu, bilgisayar sahipliğinin 3.5 milyondan, 10 milyonun üzerine çıktığını bildirdi.

'Taban, tavanı zorlamaya başladı'

Bilgi toplumu ve bilgisayar okuryazarlığı kavramlarıyla bu dönemde karşılaştıklarını ifade eden Yıldırım, eskiden büyükler çocuklara öğretirken, bilgisayar çağında işlerin tersine döndüğünü, artık gençlerin büyüklere öğrettiğini söyledi. Binali Yıldırım, şunları kaydetti:
''Bu gerçeği görünce biz hemen işe okullardan başladık. Dedik ki, okulların bilişim otobanlarını süratle tamamlamamız lazım. Otobanları yaptık. 40 bin okulumuzu genişbant çok şeritli internet otobanı ile donattık. Bilgi teknolojisi sınıflarını yaptık. Bilgisayar okuryazarlığı projesi yavaş yavaş ailelere toplumun bütün yaş gruplarına doğru, ticari hayatımıza, turizme, eğitime, devletle olan ilişkilerimize yansımaya başladı. Taban, tavanı zorlamaya başladı. Bu bir sektör olmaktan çıktı, bir yaşam tarzına dönüştü. Bugün artık cep telefonu olmadan bir hayat düşünmek mümkün değil.''

Çok hızlı gelişen bir sektörle karşı karşıya olduklarını, sektörün zaman, mekan gece-gündüz tanımadığını belirten Bakan Yıldırım, dünyada gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında sosyal kalkınma farkının artmasından dolayı fiziki engeller, sınırlar gittikçe artarken, sanal dünyada sınır olmadığını anlattı. Yıldırım, ''6,5 milyar insanın en az 2,5 milyarı bugün itibariyle birbiriyle sürekli temas halinde. Bu küresel barışa çok büyük katkı sağlıyor. Ülkelerdeki demokrasinin gelişmesine, küresel hoşgörünün, kardeşliğin gelişmesine vesile oluyor'' diye konuştu.
 

'Ulaşım ve haberleşmenin 2023 vizyonunu belirliyoruz'

Bakan Yıldırım, son bir haftadır Türkiye'de ulaşım ve haberleşmenin 2023 vizyonunu belirlediklerini de dile getirerek, Ulaştırma Şurası'nda bin ön projeden 160 projenin 2023 hedeflerine yönelik belirlendiğini ve karara bağlandığını açıkladı. Bugünkü fuarın da 2023 hedeflerinin nasıl bir yol haritasında olacağının işaretlerini verdiğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti: ''2023'te Türkiye'nin 100. kuruluş yıl dönümünde ülkemizin dünyanın en hızlı gelişen 10 ülke arasında yer alacağı düşünüldüğünde, böyle bir Türkiye'nin şüphesiz ulaşımda, iletişimde ve birçok alanda da buna hazır olması gerekiyor. Biz bu vizyonu ortaya koyduk. Bunun yol haritasını, projelerini belirledik. Öyle bir Türkiye ki; ulaşımda demiryollarının mevcut ağı iki katına çıkarılmış, kendi uçağını, uydusunu yapan bir kabiliyete erişmiş bir Türkiye... Hedef bilgi toplumu olmak. 2013 yılında nüfusumuzun yüzde 60'ı, 2023'te yüzde 80'i bilgisayar okuryazarı olacak. 55 milyon veya 80 milyon nüfus bilgisayarla cep telefonuyla günlük yaşamını devletle, ticaretle, seyahatle olan işlerini yapar hale gelecektir. Bütün hanelere en az 100 megabit kapasitesinde bir iletişim altyapısı otobanı sağlamak, bilişimin milli gelir içindeki payını yüzde 8'lere çıkarmak, bilgi iletişimdeki Ar-Ge harcamaları GSMH'nin en az yüzde 2,5 mertebesine çıkarmak, Türkiye'yi bir yazılım, bilişim üssü haline getirmek...''

Bakan Yıldırım, 2007 seçimlerinde gittiği bir köyde yaşlı bir teyzenin, ''Ne ihtiyacınız var?'' diye sorduğunda ''ADSL'nin çekmediğini'' söylediğini anımsatarak, bu olayın Türk insanının yeniliğe ne kadar açık olduğuna ve bu alanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptığını ifade etti. Yıldırım, ''3G'yi getirdik. Karadan giden bilişim otobanlarına havadan giden bilişim otobanlarını da böylece ilave etmiş olduk. Şu anda cep telefonu şirketlerimiz abone için yetiştiremiyorlar, talepleri karşılayamıyorlar. Süratle o yan tarafına takılan zımbırtılardan imal etmeye çalışıyorlar ki talepleri karşılasınlar. Adı aklıma gelmedi, neyse o internete girmek için, 'modem, seyyar modem' diyorlar, 'vın-mın' bir şeyler diyorlar'' şeklinde konuştu. Binali Yıldırım'ın konuşması, salondan büyük alkış aldı. Hayalleri zorlayan bir alanla karşı karşıya bulunduklarını dile getiren Yıldırım, ''Burada ıskalama lüksümüz yok'' dedi.
 

'Bir araya geleceğiz, güçlerimizi birleştireceğiz'

Bakan Yıldırım, teknolojinin gelişmesine işaret ederek, bugünün asırlık çınarlarının eğer kendilerini yenileyemezse birdenbire yok olup gideceğini söyledi. Türk Telekom'un 1,5 asırda geldiği yerin 8-10 milyar dolar ciro, 35 bin çalışan olduğunu ifade eden Yıldırım, ''15 seneyi bulmamış şirket Amerika'da, 4 tane adam bir araya gelmişler bir dükkan kurmuşlar, bugün 500-600 çalışanı 200 milyar cirosu var. Demek ki artık öyle büyük sermayeli, alın terini esas alan o köklü şirketler geride kaldı, akıl terini daha küçük yatırımı esas alan şirketler ön plana çıkmaya başladı'' dedi.

Bu sektörün değiştiğini, artık ''telekom'' kelimesinin bu sektörü tanımlamaya yetmediğini, şimdi ''yakınsama'' dediklerini anlatan Yıldırım, ''Demek ki yakınsamaya devam, yadırgamaya dur diyeceğiz. Bir araya geleceğiz, güçlerimizi birleştireceğiz, çalışacağız, bir bütünün parçaları olacağız, hep ileriye doğru gideceğiz. Burada artık devlet-özel sektör ayrımı diye bir kavram da kalmadı'' diye konuştu. Bakan Yıldırım, bu konuda gerek mobil gerek sabit işletmeler gerekse hizmet ve servis sağlayıcıların ''ben avantajı yakaladım'' diye düşünmemesi gerektiğini, belki mobilcilerin geriye yaslanıp ''devir bizim devrimiz'' diyebileceklerini, ancak bunun çok uzun sürmeyeceğini, herkesin bir devri olduğunu, her şeyin farklı hale gelebileceğini kaydetti.
 

 

'Kısır çekişmeleri bir tarafa bırakacağız'

Binali Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Arkadaşlar ayağımızı denk alalım, işimize bakalım. Güzel şeyler yapıyorsunuz, hatta siz yapıyorsunuz biz de satıyoruz. Bundan güzel bir şey yok. Siz yapacaksınız biz de sizin yaptıklarınızı vatandaşa duyuracağız, siyaseten de hasılatı toplayacağız. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ama nerede sıkıntınız varsa orada da biz yanınızda olmamız lazım. Sadece 'alma ağacı'nın altında olmak olmaz. Vereceğiz, verici olacağız. Verelim karşılığını da alırız. İşte bu sosyal sorumluluk projeleri, çağrı merkezleri, erişime yapılan katkılar, bunlar sizin kazancınızın bereketini artırır. Toplumun, insanların daha fazla sevgisini, desteğini kazanırsınız. Herkesin mutlu olması lazım, onun için de rekabeti, kısır çekişmeleri bir tarafa bırakacağız, hedefe uzaklara bakacağız.''

Kısa sürede fuarı gezdiklerini belirten Yıldırım, ''Hani büyükler de katılmadan oluyormuş, onu da gördük, gayet de güzel olmuş. Yani bu işin büyüğü, küçüğü yok. Akıl yaşta değil başta arkadaşlar. Bu bilgi teknolojileri akıl işi. Akılla her şeyi çok kolayca geliştirebiliriz, engelleri aşabiliriz ve bilgi toplumu olma hedefini de kolayca başarırız. Organize olmamız gerekiyor. Cep telefonu ile yetinemeyiz, daha çok yazılım, donanım, yerli katma değer yaptığımız işlere ilave etmemiz gerekiyor. Bütün bunlar bizi bilgi toplumu hedefine götürecek bileşenlerdir'' dedi. Bakan Yıldırım, bütün bunları birlikte yapmak gerektiğini, artık taraf kalmadığını, herkesin aynı tarafta olduğunu, modern dünyada artık kamu-özel sektör ayrımı bulunmadığını anlattı.

KKTC Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı'na da bu etkinliğe katıldığı için teşekkür eden Yıldırım, şunları kaydetti: ''Küresel barış için Kıbrıs'ta yaşanan, yıllardan beri haksızlıkların son bulması için de güzel bir vizyon ortaya koydu. Ada'nın bir barış adası, güzellikler adası olmasının önündeki tüm engellerin kalkması şüphesiz her şeyin başında geliyor ama belli ki bu sesi duymakta isteksiz davranan kesimler var. O halde yine iş başa düşüyor. Bağlantılarımızı güçlendiriyoruz Türkiye ile Kıbrıs'la. Kıbrıs'ı böyle bir serbest bilişim adası haline getirirsek, o zaman bu engellemelerin de bir anlamı kalmaz. Bilişimde biliyorsunuz hiç fiziki engel yok. Sayın Bakanı kutluyorum. Güzel bir düşünce, inşallah bu düşünce hayata geçmiş olur.''

 

Yıldırım, AKP standını açtı

Bakan Yıldırım konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte fuar alanını gezdi. Cumhurbaşkanı Gül'ün fuar alanından ayrılmasından sonra Yıldırım, AKP'nin standının açılışı gerçekleştirdi. Burada da konuşma yapan Yıldırım, siyasette vatandaşla yüz yüze temasın çok önemli olduğunu vurgulayarak, AKP'nin de teknolojinin getirdiği imkanları kullandığını söyledi. Kitlelere her zaman ve olabildiğince iletişim kurmanın yolunun bilişim teknolojilerini en iyi şekilde kullanmaktan geçtiğini ifade eden Yıldırım, ''Vatandaşlar, e-posta yoluyla parti merkezine, tüm taleplerini, önerilerini, sorun ve şikayetlerini iletiliyorlar ve burada bütün bu konular ilgili birimlerimizce değerlendirilip cevaplandırılıyor'' diye konuştu. Bakan Yıldırım, özürlüler ve yaşlılar için de bilişim imkanlarını kullanarak, oluşturdukları merkezlerde hizmetlerinin devam ettiğini söyledi.

 

'Dışa açık ve araştırmacı olmak zorundayız'

Fuarın açılışında konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Hasan Taçoy, dünyanın son 20 yılına damgasını vurmuş olan gelişmelerin hemen hemen tümünün, bilgi teknolojilerinden kaynaklandığını söyledi. KKTC olarak dışa açık ve araştırmacı olmak zorunda olduklarını dile getiren Taçoy, öncelikle liberalleşme konusunda önemli adımlar attıklarını, serbest bölge konusunda yeni bir yasa tasarısının tamamlanmak üzere olduğunu, yeni elektronik haberleşme yasa tasarısının da meclise gönderildiğini ifade etti.

Taçoy, KKTC'de yeni teknolojilerin ve Ar-Ge çalışmalarının teşvik edilmesi gibi önemli konular üzerinde çalıştıklarını belirterek, ''Göreve geldiğimiz günden bu yana altyapı yatırımlarını da hızlandırdık. KKTC ile Türkiye arasında alternatif denizaltı fiber hattı projesi sonuçlanmak üzere. Ayrıca KKTC haberleşme altyapısının, gelecek kuşak şebeke olan Next Generation Networking (NGN) ile yenileceği yeni bir proje de imzalanmıştır. Aynı şekilde 3G ve yeni servisleri de şu anda KKTC de uygulanıyor'' şeklinde konuştu.

KKTC'nin genç, nitelikli ve teknolojiye yatkın bir nüfusa sahip olduğuna dikkati çeken Taçoy, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin açacağı kampüsle birlikte toplam 7 üniversitelerinin olacağını, öğrenci sayılarının ise 50 bin civarında olduğunu söyledi. Cep telefonu kullanım oranının, KKTC'de yüzde 95'in üzerinde olduğunu vurgulayan Taçoy, ''Hedeflerimiz son derece agresif ama aynı ölçüde gerçek. KKTC'de 10 binin üzerinde bilişim profesyoneline sahip olmayı hedefliyoruz'' dedi.

Beyin göçünü tersine döndürmek istediklerini dile getiren ve yatırımcıları, KKTC'yi el birliğiyle ilerletmek için yatırım yapmaya davet eden Taçoy, şunları kaydetti: ''KKTC için dönüm noktası olacağına inandığımız bir konuyu sizlerle paylaşmayı arzu ediyorum. İşte sizlere müjdelemek istiyorum ki bu düşünce ve inançtan hareketle KKTC'nin mevcut potansiyelini harekete geçirerek önümüzdeki on yıl içerisinde tüm dünyaya örnek oluşturacak bir proje olan KKTC'nin bir bilişim adası olma vizyonuyla yola çıkıyoruz.
Bilişimin, ülkemizin lokomotifi olan turizm ve eğitime eklenerek sacayağının en yeni ve önemli parçasını oluşturacağına inanıyoruz ve yine bilişimin, insanlarımızın refahını yükseltmeye de büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. 'Gelecek, bilişimle gelecek' diyoruz. Çok değerli uzmanlarımız ve danışmanlarımızın katılımıyla biçimlenen bilişim adası vizyonu, on yıla yayılması öngörülen bir süreçle birlikte KKTC'yi bambaşka bir platforma taşımayı hedefliyor. KKTC'nin bir bilişim adasına dönüşmesi Kıbrıs Türk halkının dünyayı izlemekle yetinmeyen, bizzat oyunun kurallarını belirleyenler arasında yer almasını sağlayacaktır. Bu açıdan 23-24 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan 'Bilişim Adası 2009 Çalıştayı', ülkemizdeki potansiyeli daha net görmemizi ve bu alandaki hedeflerimize ulaşmayı sağlayacak yol haritasının belirlenmesine büyük bir katkı sağlayacak.''


 

'Cebit Bilişim Eurasia 2009'

CeBIT Bilişim Eurasia'da binin üzerinde şirket, 45 farklı sektöre yönelik kurumsal çözümlerini sunuyor. Katılımcı şirketler ayrıca, 3G destekli dizüstü bilgisayarı, dijital fotoğraf makinesi, kamera, navigasyon, ev sinema sistemleri, dijital eğlence, donanım, yazılım ve çevre birimleri ile ilgili ürün, yenilik ve hizmetlerini sergiliyor. CeBIT Bilişim Eurasia 2009, önceki yıllardan farklı olarak bu yıl iş dünyası bölümündeki yeniliklerle ve uluslararası katılımda görünen artışta ön plana çıkıyor.

Toplam 60 bin metrekare alanda hazırlanan, 12 tematik bölümden oluşan ve geçen yıl 160 bine yakın ziyaretçiyi ağırlayan fuara, bu yıl geçen yılın üzerinde ziyaretçi bekleniyor. TÜYAP Beylikdüzü Fuar Merkezi'nde CeBIT Bilişim Eurasia 2009 ile aynı gün Interpromedya tarafından düzenlenen ''Bilişim Zirvesi 09''da başladı. Zirvenin bu yılki ana teması ''Yeni Dünya Yeni Yaşam'' olarak belirlendi. CeBIT Bilişim Eurasia 11 Ekim 2009 Pazar günü sona erecek.