Vitrindekiler...

Cumhuriyet Kitap Dergi'den, çeşitli alanlardan yayımlanmış kitaplara ilişkin yetkin bir seçki daha...

13 Mart 2021 Cumartesi, 00:05
Abone Ol google-news

Bartleby ve Şürekâsı / Enrique Vila-Matas / Çev.: Filiz Öztürk / Can Yay. / 192 s.

Herman Melville’in ölümsüz Bartleby karakterinden yola çıkan Enrique Vila-Matas, başyapıtı kabul edilen kitabında, yetenek ve birikimlerine karşın yazmamayı seçen gerçek ve hayalî yazarları konu ediyor. Yapıt, var olmayan bir metin için dipnotlar kaleme alan anlatıcının; ‘bartleby’ler diye adlandırdığı, edebiyatta geçici ya da kalıcı sessizliği tercih eden Salinger, Rimbaud, Musil, Rulfo gibi yazarların yanında Walser, Beckett, Maupassant, Wilde, Borges, Gide, Pessoa, Sokrates ve daha nice isim aracılığıyla, “Niçin yazarız?” ve “Niçin yaşarız?” gibi çetrefilli sorulara yanıt arayışının izini sürmesiyle gelişiyor.

Akıncılar Hareketi - 1970lerde İslamcı Gençliğin Oluşumu ve Eylem / Ertuğrul Zengin / İletişim Yay. / 350 s.

Milli Göru¨ş’u¨n 1970’lerdeki partisi olan Milli Selamet Partisi’nin gençlik örgu¨tu¨ Akıncılar, Tu¨rkiye’de İslâmcı gençlik hareketinin kritik bir geçiş döneminin aynasıdır. Milliyetçilikle içli dışlı “Milli Tu¨rk Talebe Birliği İslâmcılığından”, daha “yalın” bir İslâmcılığa geçiş su¨recidir bu. İki etkinin, Necip Fazıl’ın ve 1979’dan itibaren İran devriminin damgasını vurduğu, yanı sıra dönemin canlı sosyalist hareketinden de esinlenilen bir arayış dönemi… Ertuğrul Zengin, bu buhranlı dönemin ideolojik tartışmalarını gözler önüne seriyor. Bu arada Akıncılar’ın temel meselelerinden birinin de “aksiyon” ortaya koyma, “aktif mu¨cadeleye” geçme isteği ile 1970’lerin ikinci yarısında tırmanan silahlı şiddetten uzak durma kaygısı arasındaki gerilim olduğunu gösteriyor. İnceleme, akıncı gençlerin toplumsal-ku¨ltu¨rel profili hakkında da ayrıntılı bir resim çiziyor.

Nükleer Kış / Carl Sagan / Çev.: Volkan Yazman / Say Yay. / 416 s.

Sagan’a göre büyük bir nükleer savaş sonrasında, patlamalar ve yangınlardan çıkan devasa miktarda duman, is ve kurum gökyüzünde uzun süre kalarak dünyanın soğumasına neden olacak. Tarımsal üretim çökecek, bombalardan ve radyasyondan kurtulan insanlar açlıktan, susuzluktan ve salgın hastalıklardan ölecek. Belki insan türü yok olmayacak ama modern uygarlık yıkılacak. Savaşın galibi olmayacak. Onlar bu felakete “nükleer kış” diyorlar. Carl Sagan, okurlarını bilim-siyaset-askerlik üçgeninde bir zihin trafiğine davet ediyor.

Mustafa Suphi Olayı ve Edebiyata Yansımaları / Cazim Gürbüz / Berfin Yay. / 361 s.

Mustafa Suphi ve Onbeşlerin katledilmelerinin üzerinden 100 yıl geçti. Bu yüz yılda Mustafa Suphi ve yoldaşlarının yaşam ve savaşım öyküleri bağlamında çok yazılar ve kitaplar yazıldı. Bu siyasal toplu öldürümün kim ya da kimler tarafından yapılıp/yaptırıldığı konusunda ise kafalar karışıktı, tartışmalar sürüp duruyordu. Mustafa Suphi ve yoldaşlarına ilişkin tüm yazılanları araştıran Cazim Gürbüz kitabında, bu konuda karanlıkta kalan noktaları aydınlatıyor. Edebiyatçıları da derinden etkilemiş Mustafa Suphi ve Onbeşler olayının izin edebi yapıtlar üzerinden sürerek okurlarla buluşturuyor.

Budalaların Şerefine - Gürciyev ve Performans / Hale Birgül Akçakmak / Kırmızı Kedi Yay. / 200 s.

Gürciyev, “93 Harbi” diye geçen Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisi altında, Kapadokyalı bir saz şairinin oğlu olarak, göç ettikleri Kars’ta yetişir. Tahminen 18 yaşındayken çıktığı yirmi yıllık bir yolculuğun ardından önce Moskova, Tiflis, İstanbul’un ardından Paris’i yurt edinir. Zihin, beden ve duygu bütünlüğü ideali ve yeni insan, yeni bir evrensel dil ve sanat şiarıyla geliştirdiği metodu ve öğrencilerine komünal bir çalışma düzeni, ortak bir yaşam alanı sunan Enstitü ortamıyla, etkisini okyanus ötesinde de hissettirir. Özgürleştirici sanat anlayışıyla, avangart sanatçılar arasında da yankı bulur. Thomas de Hartmann ile yürüttüğü deneysel müzik çalışmaları, sanatın üretim ve alım süreçlerini ters yüz eden disiplinler arası uygulamaları, Avrupa’da performans sanatının erken dönem örneklerine ilişkin önemli ipuçları barındırır. Hale Birgül Akçakmak, düne kadar Türkiye’de akademik camiada bile bir meczup olarak görülen Gürciyev’i, kategori dışı taraflarıyla tüm okumalara açık, karşılaştırılabilir bir yönüyle, “performans sanatı”yla ortaya koyuyor.

Demokrasinin Halkla İmtihanı: Liberal Demokrasinin Krizi - Otoriter Popülizmin Yükselişi / Yascha Mounk / Çev.: İnanç Özekmekçi / h2o Kitap / 344 s.

Otoriter popülizm dünyanın her yerinde yükselişte! Liderler halka oynuyor, halk da onlara göz kırpıyor. Dünyanın hoşgörü abidesi Hollanda’da aşırı sağcı Özgürlük Partisi artan bir destek görüyor, Marine Le Pen Fransa’da başa güreşiyor, İsveç, Danimarka gibi ülkelerde yabancı düşmanı partiler çok güçlü bir destek alabiliyor. Aşırılar değilse de bir beden küçükleri çoktandır iktidarda. Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Polonya’da Kaczynski, Filipinler’de Duterte, Macaristan’da Orban, Amerika’da Trump dört yılın ardından düşmüş olsa da halen ortalığı toza dumana boğabiliyor. Yascha Mounk demokrasinin bugün yaşamakta olduğu krizin nedenlerini, “halk iradesi”nin neden otokrat liderlere yöneldiğini, ABD’den Fransa’ya, Polonya’dan Macaristan’a, Hindistan’dan Filipinler’e, Venezuella’dan Türkiye’ye derinlemesine inceliyor.

Sara’nın Gözleri / Türkan Turan / Doğan Kitap / 288 s.

Sara o gün gazetenin yazı işleri toplantısında kimsenin cesaret edemediği haber için gönüllü olduğunda kendisinin ve sevdiklerinin hayatını tümüyle değiştireceğini bilmiyordu. Bakü-İstanbul-Moskova hattında, kulağında çocuk çığlıkları, uluslararası organ mafyasının peşine düşerken, bu yolun onu kayıp babaya ve tutkulu bir aşka götüreceğinden de habersizdi. Sara’nın Gözleri, organ mafyasının içyüzünü ortaya çıkarmak için hayatını ortaya koyan, cesur bir gazetecinin soluk kesici macerası.

Hiyerofant / Hasan Hayyam / Epsilon Yay. / 336 s.

Hiyerofant’ta bildiğimiz anlamıyla zaman yok ve alışılageldiği üzere akıp gitmiyor. Çanakkale’nin kanla sulanıp çamurlaşan toprağına bastıktan hemen sonra, kallavi bir son yemeğin ardından toplu intihara hazırlanan Nazileri gözleyebilirsiniz. Hiddetinden sual olunmaz, unutulmuş tanrılar da yok. Simyanın sırrını ararken ölümsüzlüğü yâr gibi özleyenler yok. Hasan Hayyam’ın Hiyerofant’ı; bir vakitler İstanbul’un göbeğinden geçmiş Vikinglere tanıklık edenlerin, Aşiyan’daki hayaletlerden başka arkadaşı olmayan çocukların, yaşlı bir adamın suretine bürünüp evvel ezel var olanların, gözlerini kısarak Boğaz’a bakınca devasa bir mezarlık görenlerin yurdu...

Senin, Meliha / Hasan Öztoprak / Remzi Kitabevi / 200 s.

1943 Haziranı’nda Adapazarı büyük bir depremle yıkıldı. İkinci Dünya Savaşı’nın bütün ülkede yol açtığı sıkıntıların üzerine gelen deprem, halkın dertlerini artırmakla kalmadı, ruhsal dengesini de altüst etti. Böyle bir atmosfer içinde geçen roman, şehrin ileri gelenlerinden Akyüz ailesinin kızı Meliha’nın akrabası Ahmet’e olan tutkuya dönüşmüş aşkını anlatıyor. Meliha’nın İstanbul’da yaşayan sevgilisine olan aşkını ona yazdığı mektuplar aracılığıyla izlerken, günlük yaşamın gelgitlerine de tanık oluyoruz. Öztoprak romanında; aşk, mutluluk, tutku, bağlılık, kıskançlık ve aile bağları gibi kavramları dönemin duyarlılığıyla ve ustaca bir dille yansıtıyor.

Tekinsiz Sorularla Baş Başa / Kıvanç Tanrıyar / Ardis Kitap / 120 s.

İlk kitabı “Aykırı Cinsellikler” adlı edebiyat eleştirisinde erken dönem Türkçe edebiyata odaklanan araştırmacı yazar ve çevirmen Kıvanç Tanrıyar, yeni kitabında ise okurları 16 öyküsüyle buluşturuyor. Tanrıyar’ın kurmaca türündeki ilk kitabı olan Tekinsiz Sorularla Baş Başa; Pitoresk Öyküler ve Kendilik Öyküleri isimli iki bölümden oluşuyor. İç ürperten, karanlık, kasvetli bir dünya imgelemi sunduğu kitabında yazar; kimi masalsı kimi gerçeküstü bir anlatımla insan varoluşuna ilişkin tekinsiz sorular soruyor.

Bitmeyen Sömürü / Alican Türk / Galeati Yayıncılık / 492 s.

Türkiye’de Cumhuriyet rejimini yıkarak yerine dinî hukuka dayalı bir devlet kurma çabaları (irtica) var mıydı, bunlar gerçek bir tehdit miydi, yoksa askerlerin “toplum mühendisliği” adına uydurduğu “hayalî” bir düşman mıydı? 28 Şubat gerçekten bir askerî darbe miydi? Batı Çalışma Grubu (BÇG) bir “cunta yapılanması” mıydı? Aczmendiler, Fadime Şahin-Ali Kalkancı olayları askerlerin bir “tezgâhı” mıydı? 28 Şubat’ta MGK’da ne oldu? Kararlar Erbakan’a zorla mı imzalatıldı? Kamuda ya da üniversitelerde türban yasağı 28 Şubat’ta mı getirildi? 28 Şubat’ta TSK’dan kaç personel ihraç edildi? Sincan’da tanklar neden yürüdü? Alican Türk kitabında, bütünüyle belgelere sadık kalarak, 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu kararları öncesi siyasi ortamı, 28 Şubat günü yaşananları ve 28 Şubat sonrasını detaylarıyla ortaya koyuyor.