"Yargılanan gazeteciler değil demokrasi"

MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin haberler nedeniyle 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Can Dündar ve Ankara temsilcisimiz Erdem Gül'ün, "Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan yargılandıkları davanın ilk duruşması bugün yapıldı. Dava, Enis Berberoğlu dosyasıyla birleştirildi. Gizlilik kararının devamına karar verilerek dava, 16 Kasım'a ertelendi.

21 Eylül 2016 Çarşamba, 10:21
Abone Ol google-news

<video:603051>

 



Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandığı mühimmat yüklü MİT TIR’ları davası bugün yeniden görüldü. İlk duruşmaya, yurtdışında bulunan Can Dündar katılmadı. Erdem Gül'ün hazır bulunduğu davada, gizlilik kararı alındı. Mahkeme Dündar ve Gül davasının, Enis Berberoğlu dosyasıyla birleştirmesine karar verdi. Gizlilik kararının devamına karar verilerek dava, 16 Kasım'a ertelendi.

MAHKEME KARAR İÇİN ARA VERDİ, ERDEM GÜL DURUŞMADA YAŞANANLARI ANLATTI - VİDEO

Mahkeme, Erdem Gül'ün davasını CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nun davasıyla birleştirme kararı için ara verdi.

<video:603111>

Erdem Gül, adliye koridorunda mahkemede yaşanılanları şöyle anlattı; CHP miletvekili Enis Berberoğlu'nun iddianamesi birleştirme talebiyle gelmiş. Birincisi bu tartışıldı. Bizim avukatlarımız aslında şuan yapılan yargılama için bir yargılama yapılmamasını hemen beraat kararının verilmesini istediler bizim dosya için. Enis beyin dosyasının birleştirilmesi halinde sürecin uzayacağını boşuna bir yargılama yapılacağını söylediler. Bir de gizlilik kararını devam ettiriyor... Mahkeme gizlilik kararına da gerek yoktur denildi. Savcı hem birleştirmenin yapılması gerektiğini hem de gizliliğin sürmesi gerektiğini söyledi. Heyet çekildi ve kararını verecek..." dedi.

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, CHP Milletvekilleri Enis Berberoğlu, Sezgin Tanrıkulu ve Barış Yarkadaş ve davayı izlemek için gelen destekçileriyle mahkeme salonunun bulunduğu kata çıktı. Ancak duruşmada gizlilik kararı alındığı belirtilerek milletvekillerinin bulunduğu grup mahkeme salonuna alınmadı. İstanbul 14. Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya sanık Erdem Gül avukatlarıyla katılırken; Erdem Gül'ün eşi Aslı Gül ve Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar izleyici olarak katıldı.

GÜL: BU BİR GAZETECİLİK DAVASIDIR

Dava öncesi Erdem Gül, basın meslek örgütleri ve CHP milletvekilleri ile açıklama yaptı. Adliye önündeki açıklamada, "Biz olağanüstü hal altında yaşıyoruz. Ama bizim davamız olağanüstü halden önceydi" diyen Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, şunları söyledi:

"Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü, gazetecilerin adliye mesaileri bir süre önce başladı. Bugün daha da sıkılaşarak devam ediyor. Dava üzerinde söylersem, ben adına ne denirse densin, davalarda suçlamalarda adı ne olursa olsun, bu bir gazetecilik davasıdır. Gazeteciliğin yargılanmasıdır. Dolayısı ile meslek örgütü temsilcileri de belirttiler. Bugün burada bir sürü gazetecinin mesaisi var, yargılanıyor. Bütün bunların artık son bulması gerekir. Gazeteciler bir an önce adliyeden ve dolayısı ile hapishanelerden, gözaltından çıkarılıp, kendi işlerini yapmalıdır. Gazeteciler artık haber olmamalı, haber yapmalı"

Gazetecilere destek vermek için, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Uğur Güç, CHP milletvekilleri Enis Berberoğlu, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu ile Uluslararası Gazeteciler Federasyonu'ndan Barry White da İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’ndan Barry White, Erdem Gül'e destek olmak için yaptığı açıklamada, "Yargılanan gazetecilik değil demokrasi" dedi. 

DAVANIN GEÇMİŞİ

Can Dündar ve Erdem Gül, MİT TIR'larına ilişkin yayımladıkları haber ve görüntüler nedeniyle 92 gün tutuklu kalmışlardı. 6 Mayıs 2016'da İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamada hakim karşısına çıkan Dündar ve Gül, "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçundan ceza almışlardı. Dündar 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılıken; Gül'e 5 yıl hapis cezası verilmişti. Mahkeme heyeti, "Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan ise "FETÖ/ PDY örgütünün varlığı yönünde kesin bir yargı hükmü mevcut olmadığı, varlığı yönünde henüz kesin bir yargı hükmü mevcut olmayan bir örgüte yardım etmek şeklinde yüklenen suçtan herhangi bir suretle hüküm kurulamayacağı" gerekçeleriyle sanıklar hakkındaki bu dosyanın ayrılmasına karar vermişti.