"Yaşam Boyu Başarı Ödülü" Giya Kancheli'ye sunuldu

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 40. İstanbul Müzik Festivali’nin, “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” bu yıl, çağdaş müziğin usta ismi Gürcü besteci Giya Kancheli’ye önceki akşamı Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilen “Giya Kancheli: Bir Dünya Prömiyeri” başlıklı konser öncesinde İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı tarafından sunuldu.

12 Haziran 2012 Salı, 20:51
Abone Ol google-news

Ödülü teşekkürle karşılayan Kanchevi; “Minnettarlığımı müzik yoluyla ifade etmeye çalıştım” dedi. Ödül töreninin ardından, Ernst von Siemens Vakfı’nın desteği ve Polonya Konsolosluğu’nun işbirliğiyle, Giya Kancheli’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği “Lingering” adlı senfonik yapıtının dünya prömiyeri şef Andres Mustonen yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirildi. Konser programında, “Lingering” başlıklı senfonik yapıtın yanı sıra Kancheli’nin Çello, Kontrtenor ve Orkestra için Diplipito ve Viyola, Orkestra ve Koro İçin Styx başlıklı eserleri de yer aldı. Konserde, ünlü Varşova Filarmoni Korosu’nun yanı sıra Gürcü kontrtenor Mamuka Gaganidze, çellist Giedre Dirvanauskaite ve geçtiğimiz yıl festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alan Gidon Kremer solist olarak yer aldılar.
 
Benyamin Sönmez için bir dakika
 
2011 yılında kaybettiğimiz çellist Benyamin Sönmez’in solist olarak yer almasının planlandığı konser, sanatçının anısına yapıldı. “İstanbul Müzik Festivali’nin siparişi olan eserimin üzerinde çalışırken genç ve çok yetenekli çellist Benyamin Sönmez’in ani ölümüyle sarsıldım. Kendisiyle iletişimimiz maalesef birkaç mektubun ötesine geçmemişti, canlı dinleme fırsatı bulamamıştım.” diyerek Lingering’in dünya prömiyerini Benyamin Sönmez’in anısına adadığını açıklayan Kancheli eserin bitiminde bir dakika sessizlik anonsu yaptırdı. Sanatçılar ilk yarının son eseri olan Lingering’in bitiminde sahneyi sessizce terk ettiler.

Kancheli ve bütün sanatçılar ancak konserin sonunda dakikalarca süren alkışlar arasında seyirciyi selamladılar. Sessizliğin müziğini çok güzel ifade eden bestecinin üç eseri de hayranlık uyandırdı. Yorumcuların tümü ve koro da eserlerin güzelliğine güzellik kattı. Konseri Bülent Eczacıbaşı ile birlikte Polonya Başkonsolosu Miroslaw Stawski ve eşi de izledi.

Kancheli konser öncesinde İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’ la yaptığı söyleşi de sanatseverlerle buluştu. Sanatçı, “Sovyetler Birliği öncesi ve sonrasında müziğinizde bir değişiklik oldu mu?” sorusuna müziğinde hiç bir değişiklik olmadığını, arkadaşları olan Schnittke, Paert ve diğerlerinin müziğinde de böyle bir şeyin sözkonusu olmadığını söyledi. Sovyetlerdeki rejim eleştirisi bağlamında sanatların en soyutu olan müziğin sözlerden daha kuvvetli olduğunu düşündüğünü ekledi. Müziğinde direkt olarak Gürcü halk müziğini kullanmadığını, ama ondan beslendiğini anlattı. Gene bir soru üzerine, 80’lerde sahnelenen tek opera yapıtının batılı ıeleştirmenler tarafından “ölü müzik” olarak tanımlanmasına “Bir müziğin ölü veya diri olduğunu zamanın karar vereceği” yanıtını verdi.