"Yeni yetmeler faşizmi demokrasi diye sunuyor"

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Şimdiki yeni yetmeler, Türkiye'deki faşizmi 'demokratikleşme' diye bize sunanlar, bizi kandırmaya çalışanlar orduya karşı, askere karşı'' dedi.

24 Ocak 2010 Pazar, 22:03
Abone Ol google-news

İzmir Balçova Belediyesi tarafından düzenlenen, ''Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi'' başlıklı panel, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.

Kemal Anadol, panelde yaptığı konuşmada, şu an Türkiye'de herkesin, ''Bu memleketin hali ne olacak, nasıl kurtulacağız?'' sorularıyla yaşadığını belirtti.

Bu sorunun, İzmir'i Türkiye'ye benzetmekle değil, Türkiye'yi İzmir'e benzetmekle çözülebileceğini savunan Anadol, ''Türkiye'yi İzmir'e benzetemezsek kurtuluş yok'' dedi.

Anadol, kendilerinin militarizme karşı olduklarını dile getirerek, ''Şimdiki yeni yetmeler, Türkiye'deki faşizmi 'demokratikleşme' diye bize sunanlar, bizi kandırmaya çalışanlar orduya karşı, askere karşı. Dünyanın hangi ulus devletinde ordu yok? İngiltere'nin, Fransa'nın, ABD'nin ordusu mu yok mu? Ordusuz bir devlet olur mu, var mı böyle bir şey? Ama bunların niyeti başka.''

Kemal Anadol, Susurluk davası sanıklarından Mehmet Ağar'ın dokunulmazlığı nedeniyle Ergenekon davasından yargılanmadığını hatırlatarak, şu görüşleri ileri sürdü:

''Mehmet Ağar'ın milletvekilliği bitti. Uydurma bir dava açtılar güya, 'Susurluk davası devam ediyor' diye. Aklayacaklar onu. Rica ederim arkadaşlar Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bomba davasını Ergenekon davasıyla birleştiriyorsunuz da, Susurluk'un asli faili Mehmet Ağar'ın davasını niye birleştirmiyorsunuz? Neden? Çünkü Doğru Yol ve ANAP birleştirilseydi yarattığı sinerji en az yüzde 14'tü istatistiklere göre. Bu parti yüzde 14 oyla parlamentoya girseydi, bunlar tek başına iktidar olamayacaktı. Mehmet Ağar onun mükafatını alıyor.''
 

Çoşkun: İnfazlar tarikatlar için yapılmış

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Alev Coşkun da, Türkiye'de sadece Uğur Mumcu'nun değil, pek çok aydının faili meçhul cinayete kurban gittiğini ifade ederek, bu kişilerin Atatürkçü, Kemalist, ulusalcı ve Cumhuriyet Gazetesi yazarları olduğunu söyledi.
 

Coşkun, şunları kaydetti:

''Bu kaybettiklerimiz Türkiye'de ılımlı İslamı kurmak içinmiş. Daha iyi anlıyoruz ki bu infazlar Türkiye'de her noktada tarikatların yaygınlaşmasını ve güçlenmesini sağlamak içinmiş. Tarikatların gazeteleri, televizyonları, medyayı, ticareti ele geçirmesi bunun içinmiş. Bu, Uğur Mumcu'nun dediği gibi Washington'un, Paris'in, Berlin'in oyunudur, hepsi beraberlerdir.''