Yeşili korumak ‘suç’ sayıldı

Akademisyenlere sorguda istanbul sözleşmesi ve gezi direnişi soruldu.

17 Kasım 2018 Cumartesi, 19:46
Abone Ol google-news

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında önceki gün evlerine düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Anadolu Kültür AŞ’nin yöneticileri ve bazı akademisyenlerin de aralarında bulunduğu 13 isimden 4’ü önceki gün akşam saatlerinde, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Tanbay dün öğlen yapılan sağlık kontrollerinin ardından serbest bırakıldı.

Dün akşam saatlerinde ise Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanvekili Yiğit Ekmekçi, Yönetim Kurulu üyesi Ali Hakan Altınay, Çiğdem Mater, Ayşegül Güzel ve Yusuf Cıvır da adli kontrol ve yurt dışı yasağı konularak serbest bırakıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi STK Eğitim ve Araştırma Birimi çalışanı Yiğit Aksakoğlu ise tutuklandı.

Gözaltındaki Filiz Telek’in işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, operasyonun gerekçesinin Gezi eylemleri olduğu ve hakkında gözaltı kararı olan 20 kişinin “Osman Kavala’yla hiyerarşik ilişki içinde eylemleri organize ettiğini” ileri sürmüştü.

<haber-dikey:1143912,1143339>

2014 tarihli soruşturma

Soruşturmaya ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan avukat Bahri Belen, soruşturmanın 2014 tarihli olduğunu ve Gezi olaylarına dair olduğunu söyledi. Gözaltına alınan isimlere Gezi olaylarıyla ilgili çok sayıda soru sorulduğunu aktaran avukat Belen, “Sorular genellikle Osman Kavala’nın iktidarı yıkmak için Gezi olaylarını organize ederek finanse ettiği iddialarına yönelikti. Ayrıca ‘Kavala ile nasıl tanıştınız?’ ‘Anadolu Kültür Derneği ile ilginiz nedir?’, ‘Bu derneğin faaliyetleri nelerdir?’, ‘Osman Kavala Gezi’nin yöneticisi midir?’, ‘Toplantılar neden Cezayir Toplantı Salonu’nda yapıldı?’ gibi sorular soruldu” dedi.

İstanbul Sözleşmesi

Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Tanbay’a emniyette sorulan soruların 42 sayfadan oluştuğunu ve büyük bir çoğunluğunun Gezi ve sonrasına dair olduğunu aktaran Belen, “Gezi sonrasında Taksim Dayanışması, doğanın ve yeşilin korunması amacıyla Büyükşehir Belediyesi başkan adaylarına sunmak için İstanbul Sözleşmesi taslağı hazırlamıştı. Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde hazırlanan bu taslağın neden hazırlandığına ilişkin sorular soruldu. Bu sözleşmeyi neden hazırladınız? Osman Kavala mı bu sözleşmeyi planladı? tarzında sorular soruldu. Taslak hazırlığı aşamasında dinlemeler de yapılmış” diye konuştu. Soruşturmanın usul ve ceza kanunu normlarına uymayan eşi görülmemiş bir hukuksuzluk olduğuna dikkat çeken Belen, “Yargı, polisler, siyasetin tamamı ile emrinde kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

Çağırılsaydım giderdim

Emniyet ifadesinin ardından serbest bırakılan Anadolu Kültür Derneği danışmanlarından Meltem Aslan Çelikkan ise gazetemize yaptığı açıklamada soruşturmada gizlilik olmasına rağmen, bilgilerin basına sızdırıldığını ve basında yalan yanlış haberlerin yer aldığını söyledi. Sabah 05.30 saatlerinde yaklaşık 10-12 polisin gözaltı için evine geldiğini belirten Çelikkan, “Çağırılma durumunda ifade vermeye giderdim. 3.5 yaşındaki çocuğumu eşime bıraktım” dedi. Emniyette kendisine söylenen suçlamanın Osman Kavala ile beraber hiyerarşik bir yapı içinde Gezi Parkı eylemlerini yaygınlaştırmaya çalışma iddiası olduğuna değinen Çelikkan, “Anadolu Kültür Derneği projeleri ve işimizle ilgili sorular soruldu. Anadolu Kültür Derneği, kültür, sanat çalışmaları yapan bir sivil toplum kuruluşudur” dedi. Emniyetin kendisiyle ilgili bilgi notunun unvan-meslek bölümünde “Muhalif Gazeteci Murat Çelikkan ile evli” ibaresinin yer almasına değinen Çelikkan, “Herhangi bir kimsenin eşi olarak anılmayı saçma buluyorum. Ben uzun yıllardır insan hakları alanında mücadele eden biriyim. Ayrıca eşimin gazeteciliği ile de gurur duyuyorum” diye konuştu.

Öte yandan, gözaltında olan Anadolu Kültür’ün Yönetim Kurulu Başkanvekili Yiğit Ekmekçi ve Yönetim Kurulu üyesi Ali Hakan Altınay’ın ifade işlemlerinin önceki gün sabaha karşı tamamlandığı öğrenilirken, Anadolu Kültür’den Ayşegül Güzel, Yusuf Cıvır, Filiz Telek ve Yiğit Aksakoğlu, yapımcı Çiğdem Mater’in ifade işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, operasyonun gerekçesinin Gezi eylemleri olduğu ve hakkında gözaltı kararı olan 20 kişinin “Osman Kavala’yla hiyerarşik ilişki içinde eylemleri organize ettiğini” ileri sürmüştü. 

<haber-dikey:1143616>

ABD elçiliği: Serbest bırakın

Gözaltılara ilişkin ABD Büyükelçiliği’de dün sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaptı. “Türkiye ifade özgürlüğü dernek kurma ve toplantı özgürlüğüne saygı duymalı” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, “Türkiye’ye, ifade, dernek kurma ve toplantı özgürlüğü, adil yargılama teminatı, yargı bağımsızlığı ve diğer insan hakları ile temel özgürlüklere saygı duyma, bunları garanti altına alma ve keyfi şekilde gözaltında tutulanları serbest bırakma çağrısında bulunuyoruz. ABD, Türkiye’nin Anadolu Kültür ile ilişkili sivil toplum liderlerini gözaltına almasından endişelidir. Türkiye’ye ifade, dernek kurma ve toplantı özgürlüğüne saygı duyma, bunları garanti altına alma ve keyfi şekilde gözaltında tutulanları serbest bırakma çağrısında bulunuyoruz” denildi.

 

Piyanist Martello: İddialar saçmalık

Soruşturmada “profesyonel eylemciler” arasında gösterilen, eylemler sırasında Taksim Meydanı’nda piyano çalan Alman kökenli İtalyan müzisyen Davide Martello, iddiaları “saçmalık” olarak niteledi. Martello “Kimse beni Gezi Parkı’na davet etmedi. Sadece şiddeti durdurmak istedim ve müziğin yardımcı olabileceğini düşündüm” dedi. Martello, İstanbul’a para karşılığında geldiği iddialarına ise “Beni tanımaları, araştırmaları gerek. Bazıları hiç araştırmadan körü körüne her duyduğuna inanıyor” sözleriyle yanıt verdi.